"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Faizi öldürüp zekâtı ihya etmeli

Risale-i Nur'dan
30 Mart 2024, Cumartesi
HAYAT-I İHTİLÂL MEVT-İ ZEKÂT, HAYAT-I RİBADAN ÇIKMIŞ

Bilcümle ihtilâlât, bütün herc ü fesâdât, hem asıl, hem madeni, rezail ve seyyiat, bütün fâsid hasletler,

Muharrik ve menbaı iki kelimedir tek, yahut iki kelâmdır.

Birincisi şudur ki: “Ben tok olsam, başkalar acından ölse, neme lâzım.”

İkincisi: “Rahatım için zahmet çek. Sen çalış, ben yiyeyim. Benden yemek, senden emekler.”

Birinci kelimede olan semm-i katili, hem kökünü kesecek, şâfi deva olacak tek bir devası vardır.

O da zekât-ı şer’î ki, bir rükn-ü İslâmdır. İkinci kelimede zakkum-şecer münderic. Onun ırkını kesecek, ribanın hurmetidir.

Beşer salâh isterse, hayatını severse, zekâtı vaz’ etmeli, ribayı kaldırmalı.

BEŞER, HAYATINI İSTERSE ENVÂ-I RİBAYI ÖLDÜRMELİ

Tabaka-i havastan tabaka-i avâma sıla-i rahim kopmuştur. Aşağıdan fırlıyor

Sadâ-i ihtilâlî, vaveylâ-i intikamî, kin ve haset enîni. Yukarıdan iniyor

Zulüm ve tahkir ateşi, tekebbürün sıkleti, tahakküm saikası. Aşağıdan çıkmalı

Tahabbüb ve itaat, hürmet ve hem imtisâl. Fakat merhamet ve ihsan yukarıdan inmeli,

Hem şefkat ve terbiye. Beşer bunu isterse sarılmalı zekâta, ribayı tard etmeli.

Kur’ân’ın adaleti bab-ı âlemde durup, ribaya der: “Yasaktır; hakkın yoktur, dönmeli.”

Dinlemedi bu emri, beşer yedi bir sille. (HÂŞİYE) Müthişini yemeden bu emri dinlemeli.

BEŞER ESİRLİĞİ PARÇALADIĞI GİBİ ECÎRLİĞİ DE PARÇALAYACAKTIR

Bir rüyada demiştim: Devletler, milletlerin hafif muharebesi, tabakàt-ı beşerin şedid olan harbine terk-i mevki ediyor.

Zira beşer, edvarda esirlik istemedi, kanıyla parçaladı. Şimdi ecîr olmuştur; onun yükünü çeker, onu da parçalıyor.

Beşerin başı ihtiyar; edvar-ı hamsesi var: Vahşet ve bedeviyet, memlûkiyet, esaret, şimdi dahi ecîrdir; başlamıştır, geçiyor.

HÂŞİYE: Kuvvetli bir işaret-i gaybiyedir. Evet, beşer dinlemedi, İkinci Harb-i Umumî ile dehşetli silleyi de yedi.

Sözler, s. 792-93

LÛ­GAT­ÇE:

bilcümle: hepsi, bütünü.

enva-ı riba: faizin her çeşidi.

hayat-ı ihtilâl: karışıklık ve ihtilâle hayat veren sebepler.

hayat-ı riba: faizin canlanması.

hurmet: yasak olma, haram olma, haramlık.

mevt-i zekât: zekâtın, zekât müessesesinin ölümü.

riba: faiz.

saika: herkesi etkileyen şiddetli 

yüksek ses.

semm-i katil: öldürücü zehir.

tekebbür: büyüklenme, başkalarını küçük görme.

vaz’ etmek: yerleştirmek, kural olarak koymak.

Okunma Sayısı: 1069
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    31.3.2024 12:39:00

    "Muharrik ve menbaı iki kelimedir tek, yahut iki kelâmdır. Birincisi şudur ki: “Ben tok olsam, başkalar acından ölse, neme lâzım.” İkincisi: “Rahatım için zahmet çek. Sen çalış, ben yiyeyim. Benden yemek, senden emekler.” Bu iki kelimeye riayet etmezsek meseleler artarak devam edecektir vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı