"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mescid-i Aksa’ya sahip çık!

Faruk ÇAKIR
04 Haziran 2026, Perşembe
Bilindiği üzere yeryüzündeki en önemli 3 mescitten biri de Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dır.

Mescid-i Aksa, Mekke’deki Kabe-i Muazzama ve Medine-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevî’den sonra gelen üçüncü önemli mescittir. Yine hatırlanacağı üzere Mescid-i Aksa, Müslümanların Kabe’den önceki kıbleleridir. 

Ebu Hureyre’den (ra) aktarıldığına göre; Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) şöyle buyurmuştur: “(İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ.”

İslâm tarihi bakımından bu kadar önemli olan bir mescidin İsrail işgali altında olması ve fanatik İsraillilerin her fırsatta buraya baskın yapması “dünya gerçekleri”ne uyar mı? İslâm dünyasındaki “büyük liderler”in bu saldırılar ve baskınlar sonrası sadece “kınama” yapmaları meseleyi çözmüş oluyor mu?

Neredeyse her gün ya da her hafta yaşanan baskınların sonuncusu vesilesiyle tepki açıklaması yapan Ürdün, Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın ve provokasyonları kınayarak, mabedin yalnızca Müslümanlara ait olduğunu hatırlatmış. Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemesi ve Harem-i Şerif’in avlusunda “provokatif davranışlarda” bulunmasına tepki gösterilmiş. Açıklamada, söz konusu eylemlerin uluslararası hukukun açık ihlâli olduğu vurgulanarak, “Bu girişimler kınanması gereken bir tırmanış ve derhal son verilmesi gereken kabul edilemez bir provokasyondur” ifadelerine yer verilmiş.

“İsrail’in işgal altındaki Kudüs ve şehirde Müslümanlara ve Hristiyanlara ait mukaddes mekânlar üzerinde hiçbir egemenlik hakkı yoktur” ifadesine yer verilen açıklamada, ihlâl ve provokasyonların sürdürülmesinin doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulunulmuş. (AA, 2 Haziran 2026)

Tabii ki Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskını kınayan sadece Ürdün değil. Türkiye dahil pek çok ülke haklı olarak bu baskınlar sebebiyle İsrail’i kınadı, kınıyor ve tepki gösteriyor.

Peki bunca kınama, bunca tepki zalim İsrail’e geri adım attırıyor mu? Geri adım attırmıyorsa bu kınama mesajlarının bir işe yaramadığı akla gelmez mi? Ülkemiz dahil olmak üzere bütün İslâm devletleri Mescid-i Aksa’ya ciddiyetle sahip çıkmalı ve bu baskınların mutlak surette sona ermesini temin etmelidir. Aksi halde neticesiz açıklamalar Mescid-i Aksa’yı işgalden ve baskınlardan kurtarmaya yetmez.

2 milyar Müslümanın temsilcileri olan devletlerin ve idarecilerin bunu yapamayacağını düşünmek doğru olur mu? 

Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmayan ya da çıkamayan bir İslâm alemi başka hangi değerine sahip çıkabilir ki?

Okunma Sayısı: 171
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı