Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm madem Habib-i Rabbü’l-Âlemîn’dir. Hem elindeki hak ve lisanındaki hakikattir. Ve ordusundaki askerlerin bir kısmı melâikedir. Ve bir avuç su ile bir orduyu sular. Ve dört avuç buğday ve bir oğlağın etiyle bin adamı doyuracak bir ziyafet verir. Ve küffar ordusunun gözlerine bir avuç toprak atmakla, o bir avuç topraktan her küffarın gözüne bir avuç toprak girmesiyle onları kaçırır. Ve daha bunun gibi bin mu’cizat sahibi olan bir kumandan-ı Rabbanî, nasıl oluyor Uhud’un nihayetinde ve Huneyn’in bidayetinde mağlûp oluyor?
Elcevap: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, nev-i beşere mukteda ve imam ve rehber olarak gönderilmiştir. Tâ ki o nev-i insanî, hayat-ı içtimaiye ve şahsiyedeki düsturları ondan öğrensin ve Hakîm-i Zülkemal’in kavânîn-i meşietine itaate alışsınlar ve desâtir-i hikmetine tevfîk-ı hareket etsinler. Eğer Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hayat-ı içtimaiye ve şahsiyesinde daima harikulâdelere ve mu’cizelere istinad etseydi, o vakit imam-ı mutlak ve rehber-i ekber olamazdı.
İşte bu sır içindir ki, yalnız davasını tasdik ettirmek için ara sıra, indelhâce, münkirlerin inkârını kırmak için mu’cizeler gösterirdi. Sair vakitlerde nasıl ki herkesten ziyade evâmir-i İlâhiyeye itaat etmiştir; öyle de, hikmet-i Rabbaniye ile ve meşiet-i Sübhaniye ile tesis edilen âdetullah kavânînine herkesten ziyade müraat ve itaat ederdi. Düşmana karşı zırh giyerdi, “Sipere giriniz” emrederdi, yara alırdı, zahmet çekerdi; tâ tamamıyla hikmet-i İlâhiye kanununa ve kâinattaki şeriat-ı fıtriye-i kübraya müraat ve itaati göstersin.
Lem’alar, On Üçüncü Lem’a, s. 163-165
LÛGATÇE:
âdetullah: Allah’ın koyduğu yaratılış kanunları.
bidayet: Başlangıç.
desâtir-i hikmet: Hikmet düsturları, prensipleri.
evâmir-i İlâhiye: Allah’ın emirleri.
Habib-i Rabbü’l-Âlemîn: Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın habibi, sevgilisi.
Hakîm-i Zülkemal: Her şeyi yerli yerinde yaratan Allah.
hayat-ı içtimaiye ve şahsiye: Sosyal ve şahsî hayat.
indelhace: İhtiyaç anında.
kavânîn-i meşiet: Cenab-ı Hakk’ın irade ve hikmetinden çıkan kanunlar.
kumandan-ı Rabbanî: Allah’ın
seçtiği kumandan, Peygamberimiz,
Hz. Muhammed (asm)
küffar: Kâfirler.
lisan: Dil.
melâike: Melekler.
meşiet-i Sübhaniye: Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Cenab-ı Hakk’ın dilek, arzu ve istekleri.
mu’cizat: Mu’cizeler.
mukteda: Örnek alınan, kendisine uyulan.
müraat etmek: Uymak.
nev-i beşer: İnsanoğlu.
nev-i insanî: İnsan türü.
rehber-i ekber: En büyük rehber.
şeriat-ı fıtriye-i kübra: Kâinattaki düzeni sağlayan, bütün varlıkların tabi olduğu büyük kanun; İlâhî kanunlar; fıtrat (yaratılış) kanunları.
tevfîk-ı hareket: Uygun hareket.