"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sermayenin sömürü sistemi-1

Nurullah UDUN
25 Eylül 2026, Cuma
İktisadî güç adil bir şekilde dağılmadığında, biçimsel eşitlik kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur.

Finansın hayatın her alanına sızdığı günümüzde sermaye, bir yatırım aracı olmaktan çıkmış, siyasal iradeyi rehin alan, toplumsal adaleti kemiren ve bireyin bağımsızlığını sessizce tasfiye eden devasa bir vesayet mekanizmasına dönüşmüştür.

Emeğin niteliği ile sermayenin büyüme biçimi arasındaki uçurum, bu adaletsizliği gözler önüne serer. Bediüzzaman Said Nursî’nin Lemaat’ta sunduğu çarpıcı bir tezat bunu özetler: Yerin yüz arşın derinliğinde, kömür madeninde canını ortaya koyarak çalışan bir maden işçisinin bir ayda kazandığı parayı, bir spekülatör ya da faiz çarkını elinde tutan bir bankacı birkaç dakikada kasasına koyabilmektedir.

Bu orantısızlık, yalnızca basit bir gelir farkı değil; ahlâkî bir çöküşün ve kurumsallaşmış bir sömürünün resmidir. Bir tarafta fizikî olarak dünyayı inşa eden, üreten, risk alan ve karşılığında ancak hayatta kalabilecek kadar pay alan gerçek bir emek vardır. Diğer tarafta ise hiçbir değer üretmeksizin başkalarının emeğini kendi havuzunda toplayan küresel finans fonları durur. “Sen çalış, ben yiyeyim” mantığının modern bankacılık aracılığıyla sistemleşmesi, alın terinin haysiyetini zedelerken sermayeyi emeğin efendisi konumuna yükseltmektedir.

Bugün bir merkez bankasının faiz kararının milyonlarca çalışanın ücretinden çok daha fazla konuşulması, bu efendi-hizmetkâr ilişkisinin artık teorik değil gündelik bir gerçeklik olduğunun delilidir.

Toplum, birbirine muhtaç iki temel tabakadan meydana gelir: Varlıklı ve yönetici niteliğindeki “havas” tabakası ile üreten, çalışan geniş halk kesimlerini oluşturan “avam” tabakası. Sağlıklı, huzurlu ve sürdürülebilir bir toplumsal nizamın fıtrî şartı, bu iki tabaka arasında karşılıklı ahlâkî bağların kurulmasıdır. Bu dengenin özü şudur: Havas tabakası avama merhamet ve şefkat gösterecek, avam tabakası da havasa kin ve hasetle değil, hürmetle mukabele edecektir.

Ne var ki faiz mekanizması hayatın merkezine yerleşip zekât gibi dengeleyici köprüler yıkıldığında, bu fıtrî bağ kökünden kopar. Zekât kalktığında zengin zümre bencilleşir ve “Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne!” demeye başlar; şefkatin yerini kibir ve kayıtsızlık alır. Faiz meşrulaştığında ise aynı kesim avamın emeğini sömürmeye başlar; karşılığında avamın kalbindeki hürmet hissi tamamen silinir, yerini derin bir öfkeye, sınıf kinine ve isyan arzusuna bırakır.

İki tabaka arasındaki uçurum açıldıkça toplumsal barış dinamitlenir; kanlı ayaklanmalar ve halk hareketleri, ezilen kitlelerin tahammül sınırını aşan sömürü çarkının izlerini taşır. Fransız Büyük İhtilali’nden Bolşevik İhtilali’ne uzanan dehşetli sarsıntılarda da sermaye-emek uçurumunun büyük payı olduğu söylenebilir.

Sermayenin bankalar ve tekeller elinde toplanması, siyasal alanın da rengini değiştirir. İdeal bir demokraside meclisler halkın ortak refahını güvenceye alır; finansallaşmış bir düzende ise yasa koyucuların üzerindeki en büyük baskı, sandıktan değil finans merkezlerinden gelir. Seçim kampanyalarının maliyetleri, medya ve reklam mülkiyetinin sağladığı propaganda gücü ile devasa lobi faaliyetleri, siyaseti sermayenin bekçisine dönüştürür.

“Piyasa beklentileri”, “yatırımcı güveni” ya da “kredi notu” gibi soyut kavramlar, seçilmiş hükümetlerin halk yararına atacağı adımların önüne aşılmaz setler çeker. Görünürde oy veren halktır, ama son sözü söyleyen çoğu zaman borsa ekranlarındaki rakamlardır.

Okunma Sayısı: 111
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı