"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şükürler olsun krallar gibi yaşadık

Faruk RİFAİOĞLU
25 Eylül 2026, Cuma
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin!”1

Şükürle alakalı onlarca ayet ve belki de yüzlerce hadis var. Nimetlerle dolu bu dünyada, Rabbimizin bizi ne kadar sevdiğini görmek, bilmek ve anlamak isteyen belki bu nimetlere ne kadar kolay ulaştığımıza ve ne kolaylıkla istifade ettiğimize baksa yeter, desem, siz ne dersiniz?       

Ortaçağ’da bir gün nasıl geçerdi? O dönemlerdeki hayat yapay zekâ ile canlandırılmış ve gerçeğe yakın kısa bir film haline getirilmiş. İnsan bu gibi filmleri izlediğinde, yattığı yatağından, yastığından, elini yüzünü yıkamak için çeşmelerden akan sudan, diş fırçasından, macunundan tutun da kullandığı elektriğe, yediği çeşit çeşit yemeklere, meyvelere, sebzelere; giydiği giysilere, bindiği araçlara, başını emniyet ve güven hissi içerisinde yaşadığı yuvasının içerisinde rahat bir şekilde yastığa koyabilmesine, eğitime, sağlığa varıncaya hasılı daha birçok sayılamayacak nimetlerin içerisinde yüzdüğünü belki bir nebze fark eder mi acaba?

Beni düşünceye sevk eden bir görseldi açıkçası. İlk çağlardan bu yana bizim kadar rahat yaşayabilen kavim veya topluluk olmuş mudur? Hiç düşünüp de şükrettik mi sonra. Bizim çağımızdakilerin, sanal zaman hattında gelecek zaman diye tabir edilen yaratıldığımız, yaşadığımız ve bize vadedilen zamanda gönderilmekten başka ne meziyetimiz var, gibisinden sorular hücum etti aklıma.

Geçmiş asırlarda, acep kaç şah uçarak gitti hacca. Kaç hükümdara nasip oldu çeşmeyi açıp da akan suları görmek.

Kaç kral bir düğmeye basıp lambanın ışığında ailesiyle sohbet etti. Kaç sultan binebildi, bindiğimiz yumuşak koltuklu arabalara.

Kaç imparator boğucu ve rutubetli havalarda klimanın serinliğini hissetti. Kaç prens elinde telefonla görüştü annesiyle, diye, düşünmeden edemedim.       

Çoğumuz hükümdarlardan, şahlardan, padişahlardan iyi ve konforlu yaşadık zannederim.

Yaşadık yaşamasına da bu nimetlerin hesabını verebilecek miyiz acaba?

Rabbim bizleri kalbiyle, diliyle ve tüm azalarıyla gerçek manada şükreden kullarından eylesin. Belki hesabımız kolaylaşır. Bu vesileyle şükürsüzlük ve nankörlükten fersah fersah uzak, her yerde ve her daim Allah’a hakkıyla şükredenlerden olmak dileğiyle.

Dipnot:

Bakara Suresi, 152.

Okunma Sayısı: 108
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı