"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cizre hatırası ve bir telefonun düşündürdükleri

Rüstem GARZANLI
25 Eylül 2026, Cuma
Hayatta bazen uzun nutuklardan daha tesirli dersleri kısa yolculuklar verir. İnsan, bir otobüste, bir bekleme salonunda veya bir çay molasında ömür boyu unutamayacağı ibretlere şahit olabilir.

Yıllar önce kamuda görev yaptığım dönemde, denetim maksadıyla Şırnak’ın Silopi ilçesine gitmiştim. Dönüşte, Cizre’deki (el-Cezire) gönül dostlarımı ziyaret etmeyi ihmal etmedim.

Cizre, asırlardır ilim ve irfanın yeşerdiği müstesna beldelerden biridir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin de bir müddet kaldığı Cizre onun tefekkür ve ilim hayatında mühim duraklardan biri olmuştur. O gece Cizre’de kaldım. Manevî havasını teneffüs ettik, hizmet ehli dostlarımızla Kur’ân ve iman hizmetleri üzerine tatlı sohbetlerde bulunduk.

Ertesi sabah, Servet Sönmez Bey’in hanımefendisi muhterem bacımız Nezihe hanım, ağır rahatsızlığına rağmen büyük bir fedakârlıkla kahvaltı hazırlamıştı. Hayretle: “Bacımız zaten rahatsız. Neden bu kadar zahmete girdi?” diye sordum.

Servet Bey’in verdiği cevap hâlâ kulaklarımda yankılanıyor: “Hanımın en büyük arzusu Risale-i Nur talebelerine hizmet etmektir. Hatta Rabbinden şifa istemesinin sebeplerinden biri de bu hizmetleri sürdürebilmektir.”

Bu nezih söz bana bir gerçeği yeniden hatırlattı: İnsanları ayakta tutan yalnız beden sağlığı değildir; bazen bir hizmet aşkı, nice ilaçlardan daha kuvvetli bir hayat kaynağı olur.

Kahvaltıdan sonra Servet Bey’in yeğeni ve aynı zamanda damadı Said kardeşimiz otobüs terminaline kadar benimle eşlik etti. Otobüs hareket ettikten kısa süre sonra yanıma yakın oturan gençlerden biri telefonunu çıkardı. Konuşmalarından, karşı taraftaki kişinin genç bir hanım olduğu anlaşılıyordu. Öyle heyecanlı konuşuyordu ki, neredeyse bütün otobüs onların sohbetine şahit olmuştu.

“Seni çok seviyorum... Seni kaçıracağım...” Bir ara kızın maddî imkânlardan bahsettiği hissedildi. Genç hemen cevap verdi: “Benim yüz küsur liram var. Sende de biraz para olursa dayımlara kadar gideriz.” Konuşma ilerledikçe iş daha da ileriye vardı.

Otobüs yolculuğu boyunca hayaller kuruldu; fakat birbirlerini ne kadar tanıyorlardı, bunu kimse bilmiyordu. İşte o an içimden şu soru geçti: Gıyaben başlayan, heyecan üzerine kurulan bir beraberlik, ömrün yükünü taşımaya yeter mi? Çünkü evlilik; yalnızca iki kalbin değil, iki karakterin, iki ailenin, iki hayat anlayışının birleşmesidir. Sadece duygular üzerine kurulan yuvalar, ilk fırtınada sarsılabilir.

Bugün ne yazık ki birçok evlilik, birbirini gerçek mânâda tanımadan, kısa süreli heyecanlarla kuruluyor; ardından yine kısa zamanda yıkılıyor.

Eskilerin güzel bir sözü vardır:

“Saman alevi çabuk parlar, çabuk söner.”  Gerçek sevgi ise saman alevi değil, köz gibidir; sessizdir ama uzun ömürlüdür. Demek ki, hayat arkadaşlığı, birkaç tesadüfî karşılaşmayla kurulacak kadar basit değildir.

Peygamber Efendimiz (asm) “Dininden ve ahlâkından razı olduğunuz biri size geldiğinde onu evlendirin.”1, buyurularak, güzel ahlâkın evliliğin temel taşı olduğu bildirilmiştir.

Hülâsa: Otobüste dinlediğim o telefon konuşması bana şunu düşündürdü: Bir ömür, birkaç saatlik heyecan üzerine bina edilemez. Evlilik bir yol arkadaşlığıdır. Bu yolculukta güzellik kadar edep, sevgi kadar sadakat, heyecan kadar sabır, muhabbet kadar merhamet ve en önemlisi iman lazımdır. Vesselâm...

Dipnot:

1- Tirmizi, Nikâh  

Okunma Sayısı: 121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı