"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsaniyet, iman ile insaniyettir

Risale-i Nur'dan
09 Ekim 2026, Cuma
DÖRDÜNCÜ NOKTA

İman, insanı insan eder; belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.

Şu meselenin binler delillerinden yalnız hayvan ve insanın dünyaya gelmelerindeki farkları, o meseleye vâzıh bir delildir ve bir bürhan-ı kàtı’dır.

Evet, insaniyet iman ile insaniyet olduğunu, insan ile hayvanın dünyaya gelişindeki farkları gösterir. Çünkü hayvan, dünyaya geldiği vakit, âdeta başka bir âlemde tekemmül etmiş gibi, istidadına göre mükemmel olarak gelir; yani gönderilir. Ya iki saatte, ya iki günde veya iki ayda bütün şerâit-i hayatiyesini ve kâinatla olan münasebetini ve kavânîn-i hayatını öğrenir, meleke sahibi olur. İnsanın yirmi senede kazandığı iktidar-ı hayatiyeyi ve meleke-i ameliyeyi, yirmi günde serçe ve arı gibi bir hayvan tahsil eder; yani ona ilham olunur.

Demek, hayvanın vazife-i asliyesi taallümle tekemmül etmek değildir ve marifet kesb etmekle terakkî etmek değildir ve aczini göstermekle meded istemek, dua etmek değildir. Belki vazifesi, istidadına göre taammüldür, amel etmektir, ubudiyet-i fiiliyedir.

İnsan ise, dünyaya gelişinde, her şeyi öğrenmeye muhtaç ve hayat kanunlarına cahil. Hatta yirmi senede tamamen şerâit-i hayatı öğrenemiyor. Belki âhir-i ömrüne kadar öğrenmeye muhtaç. Hem gayet âciz ve zayıf bir surette dünyaya gönderilip, bir iki senede ancak ayağa kalkabiliyor. On beş senede ancak zarar ve menfaati fark eder; hayat-ı beşeriyenin muavenetiyle ancak menfaatlerini celb ve zararlardan sakınabilir.

Sözler, 23. Söz, s. 352

LUGATÇE:

bürhan-ı kàtı: kesin delil.

iktidar-ı hayatiye: hayat gücü.

istidat: kabiliyet, yetenek.

kavânîn-i hayat: hayat kanunları.

kesb etmek: edinmek, kazanmak.

küfür: Allah’ın varlığını, birliğini kabul etmeme, inkâr, dinsizlik.

marifet: bilgi.

meleke: bir iş üzerinde devamlı uğraşma ile kazanılan alışkanlık, tecrübe.

meleke-i ameliye: iş yapabilme melekesi, kabiliyeti.

muavenet: yardım.

şerâit-i hayat(iye): hayat şartları.

taallüm: öğrenme, ilim edinme.

taammül: amel etme, çalışma.

tekemmül: mükemmelleşme, olgunlaşma.

terakkî: ilerleme.

ubudiyet-i fiiliye: fiilî kulluk.

vâzıh: açık.

vazife-i asliye: asıl vazife.

Okunma Sayısı: 157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı