"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anlatım bozuklukları (42) - Şapka deyip geçmeyin (62)

Nahit TOPALOĞLU
09 Ekim 2026, Cuma
“Şapka Deyip Geçmeyin” serimizin 40’tan fazla yazısı “Anlatım Bozuklukları” ile ilgiliydi. Mevzuyla alâkalı misallerin bizim gazete ve kitaplarımızdan alınmasına bilhassa gayret etmiştik.

Hatâsıyla savâbıyla [sevabıyla değil] bu seri, hitam buluyor. 

Anlatım bozukluklarının bir sebebi de uygun kelime kullanmamaktır. “Anlatım Bozuklukları-5-6-7’de bu hususu işlemiştik.”

Bu tür sehivler tamamen lügat bilgisine dayalı olduğu için her bir yanlış kullanım, ayrıca açıklanmalıdır. 

Bu yazımızın ikinci paragrafındaki “SAVAP” gibi. Gazetemizdekiler dahil pek çok yazıda rastlamıştım “hatasıyla sevabıyla…” diye. Sevap başka, savap başka. İlki “günah”ın zıttı, diğeri “hatâ”nın.

Bir anlatım pürüzü 

Şöyle demiş bir yazarımız:

“Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, siyaset âlemindeki vazifesinden FERAGAT ederek, iman cihetinde çok zayıflatılmış ve bundan dolayı ibadetlerinde çok büyük noksanlıklara uğramış bir milletin imanını kurtarmak ve kuvvetlendirmek için bütün MESAİSİNİN iman noktasına yoğunlaştırdı.” 

“Mesaisini” yerine sehven “mesaisinin” yazılmış olmasını bir tarafa bırakalım; FERÂGAT kelimesi, vazife için kullanılabilir mi? Fakire bir hizmet tevdi edildiğinde “Ben bu vazifeden ferâgat ediyorum!” desem, ferâgat mı olur, fecâat mı?

Ferâgat, kendi rızasıyla bir haktan vazgeçmedir, fedakârlıktır. Hukukta da bu mânâda kullanılır.

Üstadımız ferâgati nasıl kullanmış, görelim: “…acz ve zaafımla iktidar ve ihtiyarımdan ferâgat ve teberri ediyorum. Ve senin havl ve kuvvetine sığınıp iltica ediyorum.” (Fihrist Risâlesi, Lem’a 29)

Üstadın ferâgati, pek çok lâhika ve müdâfaada da dile getirilmiştir: “...Üstad o derece Risâle-i Nur’un hakikati itibariyle şahsından ferâgat etmiş ve doğrudan doğruya hakikat-i Kur’âniyeye müteveccih olmuştur ki...” (Tahirî Mutlu) “...emsâline rastlanmamış bir ferâgat-i nefs ve fedakârlıkla en ağır şerâit altında yüz otuz parçadan müteşekkil muazzam ve harika eser külliyatıyla vatan ve milletin mânevî kurtuluşunu temin eden böyle bir zâta bu tarzda ilişmek...” (Konyalı Zübeyir)

***

“...Said Nursî Hazretleri, siyaset âlemindeki VAZİFESİNDEN feragat ederek...”

Vazifeyse yapılmalıdır ve yapılır. Bediüzzaman Hazretleri için vazifeden ferâgat(!) hâşâ söz konusu olabilir mi? Bilakis vazifenin yapılmaması Üstad için “affedilmez bir suç”tur.

“Afyon Mahkemesine ve Ağır Ceza Reisine beyan ediyorum ki” diye başlayan müdâfaasını hatırlayalım:

“Evet, büyük kusurlarımdan bir tek suçum: Vatan ve millet ve din namına mükellef olduğum büyük bir VAZÎFEYİ, dünyaya bakmadığım için yapmadığımdan, hakikat noktasında affolunmaz bir suç olduğuna ve bilmemek bana bir özür teşkil edemediğine, şimdi bu Afyon hapsinde kanaatim geldi.”

Peki yazarımız, nasıl olmuş da “vazifeden feragat” diye kullanmış?

Satır, yanlış okunmuş olmalı: “Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki, ...bir asır sonra gelecek o zât dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki VAZİYETTEN feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.” (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî)

Neymiş?

Üstadımızın sözünü ettiği şey VAZÎFEDEN değil, VAZİYETTEN ferâgat imiş!

***

Gevherî’ye:

“Cânım tende iken ferâgat etmem / İsterse gerdânım ağlara gelsin” dedirten hâlâtın bin beterine muhatap olmasına rağmen, “iktidar ve ihtiyarımdan ferâgat ve teberri ediyorum. Ve senin havl ve kuvvetine sığınıp iltica ediyorum.” diyen Üstada tebaiyeti, Rabb’im cümlemize ihsan buyursun, bizi ferâgat-i nefs hasletiyle müzeyyen kılsın. Âmin!

Okunma Sayısı: 200
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı