"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asr’a yemin olsun ki

Rukiye Anar
13 Ocak 2019, Pazar
Asr Sûresi, bir yeminle başlıyor ve adeta bir damga vuruyor zamana. Bu öyle bir damgadır ki, bütün zamanların üstünde fevkalâde bir fark taşımaktadır.

Evet, Allah, hangi zaman dilimi üzerine yemin ediyorsa, bunu bizim dikkatimize sunuyor.

Şunu bilelim ki üzerine and içilen zaman, diğer zamanlara baştacı kılınmıştır. Cenab-ı Hak her âyeti, hikmetle indirdiği gibi bu âyette de birçok hikmeti ve sırrı dercetmistir. Elbette asırlara sertac olan bu zaman, ancak Allah’ın Sevgilisinin (asm) yaşadığı zaman olabilir. Gelişiyle Dünya’yı şereflendirdiği gibi, yaşadığı zaman itibariyle de o devri şereflendirmiştir. Ayrıca bu şerefe, daha lahuti bir keyfiyet kazandıran ise Cebrail Aleyhisselâm’ın, sema ile yer arasında gelip gitmesidir. Öyle ki Arş-ı âlâ ile Resûl (asm) arasında mekik dokunması ve adeta yerin göğe bağlanmasıdır. İşte bu asrı farklı kılan, Cebrail Aleyhisselâm’ın, Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı, Allah Resulü (asm) vasıtasıyla yeryüzüne, benzersiz bir saadeti ve nuru getirmiş olmasıdır.

Mektubat’ta geçtiği üzere, “O asır, hakikaten o Zât ile, bir saadet-i beşeriye asrı olmuş, çünkü; en bedevî ve en ümmî bir kavmi, getirdiği Nur vasıtasıyla, kısa zamanda Dünya’ya üstat eylemiş.”

O asra baktığımızda göreceğiz ki, en cahil ve ami bir insan, o nebevî terbiyeden geçtikten sonra, en âli en ulvî seciye ve karakter ile kuşanmış ve terakki etmiştir. İşte, o harika asırdan bir tablo; İbn-i Mesud (ra), önceleri yalnızca bir çobanken, Allah Resulü (asm) elinde, amudî bir yükselişle yükselmiş, zamanının Kur’ân tilmizi olmuş ve bütün asırlara rehber olacak, bütün âlimlere üstat kabul edilecek bir kemalat arz etmiştir. 

Keza diğer Sahabe Efendilerimiz farklı hususiyetleri ve hasletleri ile bütün insanlığa birer yıldız gibi yol göstermişlerdir.

Böylesine fevkalâde nurânî ruhların yaşadığı asra yemin eden Rabbimiz, sonraki gelen âyetlerle de bu hususiyeti kazanma yolunu gösteriyor.

Âyetin devamında, bütün insanlığın ziyan içinde olduğunu ve kurtulanların ise iman edip, salih amel işleyenler olacağını bildiriyor. Son olarak ta, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye etmenin de bunu kazanmanın yolu olduğunu ilân ediyor.

Asr Sûresi olarak inen bu sûre, bütün insanlığın kurtuluş reçetesini açıklamaktadır. Görülüyor ki, yemin edilen asrın, tamda bu sûrenin en mükemmel şekilde yaşandığı ve hayata geçirilen devir olduğu aşikârdır. Zira O (asm), hayata hayat olan, Âlemlerin Efendisidir. Asra yemin olsun, tam da bu kutlu asrı ve güzide ashabıyla, Efendimizin (asm) yaşadığı zaman dilimini işaretlemektedir. Bize düşense o asrı her şeyiyle bu zamana taşımaktadır...

Okunma Sayısı: 1368
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı