"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya’nın yayınları, Risale-i Nur okumama köprü oldu

Rüstem GARZANLI
13 Mart 2021, Cumartesi
1980’Lİ YILLARDA KIRKLARELİ YENİ ASYA İL TEMSİLCİSİ OLAN MEHMET ÇALOĞLU İLE RİSALE-İ NURLAR’I, 1980 DARBE YILLARINI, UHUVVET, SADÂKAT VE HATIRALARI KONUŞTUK.

RÖPORTAJ: RÜSTEM GARZANLI
rustem.garzanli@hotmail.com

Mehmet Çaloğlu kimdir kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1954 Kırklareli doğumluyum. İlk ve ortaokulu Kırklareli’nde okuduktan sonra, 1969 yılında İstanbul Beylerbeyi Dz. Ast. Sb. Okulu’na imtihanla girdim. 1972 Ağustos ayında savaş gemilerinde göreve başladım. Çok genç sayılan bir rütbede öğretmen asb. kadrosuyla eğitim merkezine tayin edildim.

12 Eylül 1980 darbesi ile sakıncalı personel olarak ordudan re’sen ihraç edildim. Haklarımızın mahkeme kararıyla kabulünden sonra emekli oldum. Halen Kocaeli’de ikamet etmekteyim. İkisi kız, üç çocuk babasıyım.

Mehmet Bey; Risale-i Nurlar hayatınıza nasıl bir yön verdi, anlatır mısın?

Çok hareketli, sosyal yönü geniş, demokrat bir babanın, saliha bir annenin evlâdı olarak küçük yaşta Kur’ân dersleri için camiye gönderildim. 1972 yılında savaş gemilerinde göreve başladığım yıllarda ortam itibariyle sefahata meyilli, sosyalist fikirlerin zirvede olduğu bir zamanda genç yaşta iyi sayılabilecek bir maaş, sol fikirlerin empoze edildiği neşriyatlarının çok okunduğu bir zaman diliminde elbette ben de kısa bir süre bocaladım.

İki kıdemli Deniz Astsb arkadaşlarımın, Allah’ın sıfatlarından bahsetmelerinden adeta  etkilendim. Ahmet Şahin Hocamızın “Su” kitabı ile tanışmam, Hz. Ömer’in adaletle ilgili kıssaları kalbe ve ruha akmaya başlayan bir nur yolculuğuna girdim.

Yeni Asya Gazetesi ile tanışmam, sohbetlere müdavim olmama en etkili rol oldu. Risale-i Nur’u tanımam, Yeni Asya Neşriyatı ve Risale-i Nur okumalarıma köprü oldu.

Risale-i Nurlar’la müşerref olduktan sonra beni en çok etkileyen, “Hayatın lezzetini istiyorsanız hayatınızı iman ile hayatlandırınız” vecizesi oldu.

Daha sonraki yıllarda Değirmendereli Faik Cengiz Abinin evine kiracı olarak taşınmam, en bereketli ve feyiz aldığım günler oldu. Faik Abi, evinde saff-ı evvel abileri ağırlaması ve zaman zaman Yeni Asya Gazetesi’ne gidip gelmemle elhamdulillah hizmetin içinde kendimi buldum. Haza min fadli Rabbi…

Nurculuğu, nurlu yol olarak gördünüz ve bu yola intisap ettiniz. Peki sizce Nurculuk nedir?

Rüstem Bey; çok veciz bir cümle ile ifade etmemi isterseniz Nurculuk, “Doğru İslâmiyet ve İslâmiyete lâyık doğruluk“ diyebilirim. Nurculuk: İhlâs, sebat, sadâkat, takva, acz, fakr, şefkat ve tefekkür demektir. Taklidi imandan tahkiki imana geçmek demektir. Hak hukuk adalet demokrasi demektir. Hakkın ve hakikatin yolu demektir. Allah’ın (cc) rızası demektir. Kur’ân’ın hakikatlerini bu asrın ilcaatına göre izahı demektir. Daha sayamadığım müsbet manada hareket eden bir yol, bu yolu takip edenlere de bilvesile Nurcu ismi ile yad edilen bir ekoldür.

Said Nursî Hazretleri’nin ittihad, tesanüt, uhuvvet ve ihlâs gibi kavramları sıkca tekrar etmenin sebebi sizce nedir?

Kalp ve akıl birlikteliğinde iman ve Kur’ân dâvâsında birlikte hareket etme, bu harekette dayanışma içerisinde birbirine güvenerek uygun bir tavır sergilemek, birbirini severek sayarak kardeşlik çerçevesinde fedakârlık diğergamlık, tevazu dairesinde ve sırf rıza-i İlâhiyi kazanmak, enaniyet ve benlik gibi duyguları şahs-ı manevî havuzuna atarak ben değil; biz diyebilmek için Said Nursî Hazretleri ittihad, tesanüt, uhuvvet ve ihlâs gibi kavramları tekrar etmiş ve önem vermiştir diye düşünüyorum.

1980 darbesinde görevden atıldığınızdan bahsettiniz, görevden atılmanızın asıl sebebi neydi?

Yıllarca düşünce hürriyetinin katili 141, 142, 163 gibi maddelerden 163. Madde kapsamında devletin temel esaslarını dinî esaslara uydurmak, yasak yayın bulundurmak bahanesi ile bizi takibe aldılar.

Yalova’da ikamet eden Nafiz Hoca’nın not defterindeki isim ve adresler üzerine harekete geçen güvenlik personeli Karamürsel Eğt. Mrkz. Lojmanlarına geliyorlar. Hafta sonu olması, ders ortamı fırsatını değerlendirmek için yedi assb. kardeşle bir arkadaşın evinde sohbet ediyorduk. O arada emniyetten gelen görevli personel ihbar olduğunu ve evin aranacağını bildirdi. Ev arandı, dinî kitaplar alınarak tutanak tutuldu. İlk önce Gölcük sonra Yalova’da sorgulamalar yüzleştirmeler ve İstanbul 1. Ordu Selimiye Kışlası’na, bilâhare bizi Harbiye Tutukevine tek tek hücrelere attılar. Otuz dokuz gün içinde birkaç defa sorgulama yaptılar. Son haftada Beyazıt dersine baskın yapıldı, orada bulunan asker personel arkadaşlarımızı da bizim yanımıza getirdiler. Bir ranzada ikişerli olarak beraber yatıyorduk.

Otuz dokuz gün sonra Sorgu Hâkimliği’nden görevlere dönme kararı, buna rağmen 2 ay sonra 1402 kararlarına göre sıkıyönetim komutanlığının teklifiyle re’sen ihraç ettirildim. Bütün haklardan mahrum edilerek yeni bir hayata merhaba dedim.

Sosyal hayatınız çok maceralı geçmiş, elbette sizi çok etkileyen hatıralarınız var diye düşünüyorum. Unutamadığın ve etkilendiğin bir hatıran varsa sizden dinlemek isteriz

Göreve dönme kararından sonra, hem sıkı yönetimde hem öğretmenlikteki görevime komutanın müsbet kanaat bildirmesi ile devam ettim. Disiplin suçu işleyen personelin ceza çektiği hapishaneye müdür olarak görevlendirildim. Hz. Yusuf’un (as) yaşadığı haleti ruhiyeyi bilfiil yaşadım, Allah’a çok şükürler ettim. Bu hal bana Risale-i Nur Talebeleri inayet altındadır, hakikatini idrak ettirdi.

Müsaadenizle bir başka hatıra ile bitireyim: Okuma seferberliği adı altında Yeni Asya Gazetesi bir kampanya başlatmıştı. Biz de temsilcilik belgesi alarak Kırklareli’nin en hareketli Karaumur Caddesi’nde kardeşlerimizin meşvereti ve yardımlarıyla kitap sergisi açtık.

Hoparlörlerden ilânatlar, bez afişler her tarafta astırdık. Birileri çok rahatsız oldu. Malûmunuz Trakyanın hali, Siyasî Şubeyi harekete geçirdiler. Bir sabah evden alındım. Siyasî Şube dairesince sorgulandım. Risale-i Nur’lar yasaktır, şeklinde sorularla muhatap oldum. Daha önce Risale-i Nurlar’ın beraat kararını toplayıp bir dosya haline getirmiştim. O dosyayı da kendimle Emniyete götürmüştüm, tabi ne için alındığımı bildiğim için dosyayı yanıma aldım. Dosyadaki kararları onlara gösterdim.

Manisa Siyasî Şubede çalışan benim bir mahalleli arkadaşım da görevli memlekete gelmişti. Bu arada gelmişken Kırklareli Siyasî Şube Müdürlüğü’ne de uğrayayım demişti. Beni orada görünce yanıma geldi, ona durumu izah ettim. O da müdür beye hitaben “Müdürüm bu arkadaş sapına kadar, muhafazakârdır vatan için canını çekinmeden verecek biridir” deyince işler değişti, listeyi tekrar kontrol etti. Yavuz Bahadıroğlu’nun romanlarını gördü. ‘Biz bunları okuduk” dedi ve tutanakla birlikte savcılığa sevk etti.

Öğleden sonra hâkim karşısına çıktım. Savcı bey; “Serginizi gördüm, sizden Sözler kitabını da almıştım” dedi. Savunmamı aldıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Sergimiz devam etti, sağlık meslek lisesi yatılı talebelerinden birçok talebe Risale-i Nurlar’la tanıştı dershane doldu taştı Elhamdülillah. Bu olaylar tesadüf olamaz. İnayet devam ediyor.

Vermek istediğin son bir mesajın var mı?

Bizler muhabbet fedaileriyiz, husûmete vaktimiz yok. Sahil-i selâmet olan darüsselâma Ümmet-i Muhammediyeyi (asm) çıkaran bir sefineyi Rabbaniyede çalışan hademeleriz. Meşveret ve şûrâyı tam manasıyla çalıştıran şahs-ı maneviye teslim olan Yeni Asya’nın 52. yılını kutlar kıyamete kadar devam etmesini Hafız-i Zülcelâl’den niyaz ederim. Röportaj yapma lütfunda bulunduğunuz bir kardeşiniz olarak kalbi teşekkürlerimi sunarım.

Biz de size teşekkür ederiz.

Okunma Sayısı: 4429
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    13.3.2021 12:41:13

    Küçüken beni çay içme ve can kardeş, tarihi roman kitaplar bahanesiyle, kalın kaplı ışık göstermeyen perdeler ve tek tek sessizce girilen apartman dairesinde bulunan dershane havasını zerrelerime girmesine vesile olan,deli dolu yıllarımda bizden umudunu yitirmeden Risale-i nur anlatan Mehmet abeyime ve rahmetli Faik cengiz, Latif,Talip abilerimize, sevgili Yavuz,Hamit,Talip çiçek abilerimize,bizleri Şahsı manevide istihdam edilmemize vesile olanlardan Cenab-ı Allah razı olsun. Muhabbet ve en derin sonsuz hurmetlerimle.

  • Hasan

    13.3.2021 10:16:19

    Maşaallah Mehmet Abime.

  • Mehmet Türeli

    13.3.2021 08:01:01

    Rabbim böyle islam ve Nur kahramanların sayılarını artırsın inşaallah. Son nefesimize kadar istikametten ayırmasın bizleri.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı