"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İçinde ‘rıza-i İlahî’ olsun yeter - Her programın bir hikâyesi var - 1

Sebahattin YAŞAR
15 Kasım 2023, Çarşamba
“Yüzü nurlu, tebessüm çehreli, niyeti halis bir ailenin sizi karşılıyor olması tam da bir asr-ı saadet Müslümanlığına işaret ediyor. Hakikaten böyle programlarda iman kardeşliğinin ne derin bir saadet içerdiğini, ne ulvi bağlar taşıdığını daha belirgin görebiliyorsunuz. Emin olun incelik, kibarlık, nezaket, saygı çok öyle pahalı, yorucu bir şey değil. Sadece içinde ‘rıza-i İlahi’ olsun yeter, küçücük şeyler kocaman oluveriyor ve sizi sarıyor.”

Gezi - Sabahattin Yaşar

Risale-i Nur programları, ilan edilen tarihten aylar önce başlamış oluyor. Almanya’nın Düsseldorf şehrinde Euronur Yeni Asya Nur talebelerinin daveti üzerine eşim Yasemin Yaşar’la birlikte bir Risale-i Nur programına katıldık. Her programın, içinde heyecanını, muhabbetini, şevkini, dersini de taşıyor olduğunu fiilen yaşıyoruz. Bundan dolayı her programdan çok yönlü etkilenmişliklerle dönüyoruz. Onun için programlara davet geldiği andan itibaren bizi tatlı bir çalışma heyecanı sarar. Biz bir yerlere programlara gidiyor görünüyoruz ama aslında nurun programları herkesten önce davet edileni etkilemeye başlıyor. İhtiyaç duyulan konular gündeme geldiği andan itibaren çok yönlü okumalar, notlar ve etkilenmeler başlıyor. Program önce katılanları kucaklıyor.

Programların bu boyutunu her zaman konuşuruz, belki de ilk kez tanışacağımız bir Nur talebesi kardeşimiz, ağabeyimiz eşiyle birlikte havalimanına sizi almaya geliyor. Yüzü nurlu, tebessüm çehreli, niyeti halis bir ailenin sizi karşılıyor olması tam da bir asr-ı saadet Müslümanlığına işaret ediyor. Hakikaten böyle programlarda iman kardeşliğinin ne derin bir saadet içerdiğini, ne ulvi bağlar taşıdığını daha belirgin görebiliyorsunuz. Düşünsenize, eşinizle birlikte kalacağınız misafirhanede, masa üzerinde uhuvveti, ihlası içeren, sizin ince duygularınıza dokunan ve huzur veren bir ‘düşünmüşlük’ nesnesini, bir tatlı cümleciği, ancak böyle programlarda yaşayabiliyorsunuz. Emin olun incelik, kibarlık, nezaket, saygı çok öyle pahalı, yorucu bir şey değil. Sadece içinde ‘rıza-i İlahi’ olsun yeter, küçücük şeyler kocaman oluveriyor ve sizi sarıyor. Siz de haliyle programa daha bir verimli, daha bir motive olmuş vaziyette dahil oluyorsunuz. Allah hepsinden razı olsun.

Aylık derslerdeki buluşma ruhlara iyi geliyor

Düsseldorf programı içerisinde ayda bir farklı bir bölge şehrinde yapılan umumi Risale-i Nur dersinin olması vesilesiyle, Köln, Ahlen gibi şehirlerden gelen onlarca kardeşle de görüşmüş, tanışmış olmamız ayrı bir güzellikti. Sohbet ortamlarının insanın manevi, sosyal yönünü beslenmesi, teselliye muhtaç bu çağda çok yönlü katkı sunuyor, terapi gibi geliyor. Bu da hizmetlerin ayrı bir güzelliği.

Avrupa Risale-i Nur programları, hem davet edileni hem de davet edenleri mutlu ediyor, iyi geliyor. Her program bir takım yeni adımlara, başlangıçlara vesile oluyor. Belli konuların Risale-i Nur eserleri içerisinden çalışılıp, bir takım sonuçlara ulaşılması hayatı kolaylaştırıyor, vizyonu yeniliyor.

Biz de bu çerçevede, önceden bize verilen bilgiler içerisinde Risale-i Nur’da dijital alemi nasıl anlamalıyız, Bediüzzaman, iman ve Kur’an hakikatlerini zamanın şartları içinde nasıl neşriyata tabi tutmuş, bu teknolojik aletler denilen akıllı telefonlarla, internetle, tv’lerle, sosyal medya gibi unsurlarla nasıl başedilecek, Bediüzzaman olsaydı bu araçları nasıl kullanırdı?’ gibi onlarca soruya çalışarak hem kendimize bir takım prensipler çıkarıyoruz, hem de paylaşmaya vesile cevaplara ulaşıyoruz. Böylece yeni kitaplar alıp okumalar, yeni bilimsel makaleleri incelemeler ve kitabi bilgilerin hayatla bağlantısını bizzat yaşayarak öğrenmiş oluyoruz. Yani her program önce programa davet edileni çalıştırıyor, kazandırıyor.

Yine başka bir çalışma konusu olarak, Risale-i Nurlardan daha fazla istifade etmek için ne gibi metotlar kullanılmalıdır;  Risale-i Nurların temel dinamikleri olan acz, fakr, şefkat ve tefekkürü, insanın şahsi hayatında nasıl anlaması gerekir, acz ve fakr içerisinde olmak kişiye neler kazandırır? gibi sorulara cevaplar arandı.

Nur talebelerinin ve genelde de ailelerin üzerinde çok konuştuğu ve çareler aradıkları bir konu olarak da, Gençlik ve Anne Baba İlişkileri kitabımızdaki içeriği öne çıkaran Risale-i Nur’da İletişim çalışıldı. İman ve Kur’an hizmetlerinin de sağlıklı iletişimle yapıldığı düşünüldüğünde konu daha bir öncelik kazanmaya başlıyor. Ebeveynler ve gençler arasında iletişim esasları nelerdir, ne gibi iletişim engelleri var, problemler nerede başlıyor; gençlerin hizmetlerde yer almaları, verimliliğin artması ve kabiliyetlerin ortaya çıkması ve yerinde kullanıması için ebeveynin neler yapması gerekir? Gibi sorular alan uzmanlarının eserlerinden çalışılıp, Nurlardan örnekleri, yaşanan tecrübeleri de katarak bir takım sonuçlara ulaşmak mümkün olabiliyor.

Risale-i Nur derslerinde ele aldığımız ve çok önemli bulunan bir konu da, Risale-i Nur’da duygular oldu. Belli ki duygu ile hizmet ediliyor. Güçlü duygularla davaya bağlanılıyor. Duygu bağı olmadan hizmet de olmuyor. O zaman bu duyguları nasıl yönetmek lazım, nasıl beslemek lazım, nasıl çeşitlendirmek lazım gibi soruları Bediüzzaman’ın ve talebelerinin kendi hayatından örneklerle gözler önüne sermek ve nefsimize olan dersleri almak bir gereklilik oldu. Bu yapılamadığı takdirde pek çok insan birilerine küsmek, kırılmak, olumsuz duygular taşımak durumunda kalıyor ki, bu hizmete de büyük zarar olmaktadır. Baskıcı anlayışların, terbiye olmamış enelerin, inceliğini kaybetmiş ilişkilerin olması ister istemez şevklerin kırılmasına, himmetin zayıflamasına, ümidin azalmasına sebep oluyor ve muhabbetin, samimiyetin olmadığı ortamlarda da sağlıklı hizmet olmuyor. Onun için nur talebeleri gittiği her ortama ümit taşıyan, sabır taşıyan huzur ve güven taşıyan kişiler olmalıdır.

Ayrıca bu konular Risale-i Nur eserlerinde hangi bağlamda ele alınmış, Bediüzzaman, kendi nefsinde ve yetiştirdiği talebelerinde bu duygu yönetimini nasıl uygulamış, onları nasıl hizmette istihdam etmiş gibi onlarca sorunun cevabı ortaya çıkmış olmaktadır. Aslında her konu, nurları yeniden o zaviyeden bir ele almayı netice veriyor ki bu nurun muhatabı olan kişi için en güzel meşguliyet oluyor.

Aile bireyleri arasında ve iman Kur’an hizmetlerinde yaşanan insan ilişkilerindeki iletişim esasları temelde birbirinden uzak konular değil. Yani durum ona işaret etti ki, şu iletişim meselesinin kullanıldığı yer neresi olursa olsun ciddi bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu konuları ciddiye almadan problemlerin üstesinden gelmek mümkün gözükmüyor. Bu alanlar, anne baba olan, evlat olan; hizmet eri olan; Allah’ın rızasını kazanma peşinde olan her insanın öncelikli çalışması gereken dersler olmaktadır. İçinde saygı, hürmet, merhamet ve muhabbet barındıran iletişim İslam’a davetin de en güzel aracıdır. Nitekim Peygamberimiz (asm) bunun pek çok inceliklerini hayatında yaşayarak bizlere göstermiştir. Peygamberimizin kuşu ölen çocuğun üzüntüsünü duygusunu paylaşmak üzere ziyaret etmesi ne güzel bir örnektir. Bu ne muhteşem bir olumlu duygu beslemesidir.

Düsseldorf programı öncesi bize ulaşan bilgiler etrafında biz de oluşan sorulara sağlıklı cevaplar bulabilmek ve Risale-i Nurlarda konu nasıl ve hangi bağlamda geçiyor öğrenebilmek için aylar öncesinden çok yönlü okumalar yapmaya ve notlar almaya başladık. Ve program önce bizi olumlu etkilemiş oldu.

Program bittiğinde, hayatımıza yeni dost ve kardeş telefonları kaydetmenin yanında pek çok yeni hakikat öğrenmiş olmanın, yeni müzakereli derslere katılmış olmanın heyecanı, mutluluğunu yaşadık. Yeni sorular ve yeni çalışılmayı bekleyen konularla, daha almamız gereken çok mesafelerin olduğunu görmüş olduk. Her program yeni bir açıdan konuları ele almayı ve yeni okumalar yapmayı gerekli kılıyor. Bu da bizim için ‘talebe-i ulum’ hedefine layık olmaya, bir ‘hayat hedefi’ oluyor. Elhamdülillah.

Hizmet, hatıralarla kökleşir

Hangi nur talebesinin Risale-i Nurlarla tanışırken fedakar bir ağabeyle hatırası yoktur ki. Bu hizmet samimi, sırf Allah için olan ilgiler üzerine kurulmuş. 

Düsseldorf Euronur Yeni Asya Risale-i Nur medresesindeyiz. Bu medrese Almanya’nın ilk merkezlerinden. Tarihi çok eskilere dayanıyor. Pek çok nur talebesi ağabey buraları şenlendirmiş, nurani hatıralar, tatlı izler bırakıp gitmişler. Onun için pek çok nur talebesinin hayatında bu mekanların hatıraları var. Zaten hatıra olmadan nurculuk olmuyor. İnsanın Risale-i Nurlarla bağları, önce insan ilişkilerinden geçiyor. Bu mekanlarda ağabeylerin samimi yaklaşımları, değer yüklü, anlam dolu bakışları sizi davaya bağlıyor, Kur’an hakikatlerinin müştak müşterisi yapıyor. Hemen her nur talebesinin hayatında nurlarla tanışırken bir fedakar ağabeyin ciddi, samimi katkısı olmuştur. Demek hizmet önce güzel bir niyet ve ciddi fedakarlıklarla başlıyor. Samimiyetin gücü, güçlü bağlar kuruyor.

Zihnim bu cümleleri kurarken, aklım hatıra deposu ortaokul ve lise yıllarımdaki hatıraları karıştırdı. İstanbul Boğaziçi’nde lise okurken, Büyükdere’de 333 numaralı nur medresedeki bize yapılmış derslerin ruhumuzda izleri halen taptaze. O yıllarda bizim kahrımızı çeken, ama şimdilerde aynı çizgide olmadığımız Şahin, Kenan, Hüseyin, Muammer, İbrahim ve daha pek çok ağabey, hatıralarıyla birlikte gözümüzün önünden bir şerit misali geçiyor. Ömer hocanın elinde bir poşette taşıdığı pötibör bisküviyi bir tabağa koyarken ki kibarlığı ve bir çay ve bisküvi ile yapılan o derslerin dünyamızdaki yeri unutulur cinsten değil.

Neden bu konulara giriyorum. Şundan. Demek ki, bu gün liselilere yapıyor olduğumuz klasik Risale-i Nur dersleri, tam da bir klasik. Yani tam da olması gereken bir şey. Aslında çok da sağına soluna bir şeyler koymak değil. Onlar da olsa, eğer temel olan şu samimiyet ve fedakarlık varsa, diğer unsurlar olmasa da çok bir eksiklik olmuyor. Yani şu değil, çok şey katınca veya çok etkinlik yapınca veya çok ikramda bulununca veya daha lüks ortamlar, imkanlar olunca daha kaliteli dersler, daha iyi anlamalar, daha iyi bağlanmalar oluyor değil. Bütün mesele samimiyetin, ihlasın, uhuvvet ve muhabbetin kaynamasıdır. Gerisi geliyor. 

Devam Edecek

Okunma Sayısı: 2892
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Esra

    16.11.2023 16:36:43

    Yani şu değil, çok şey katınca veya çok etkinlik yapınca veya çok ikramda bulununca veya daha lüks ortamlar, imkanlar olunca daha kaliteli dersler, daha iyi anlamalar, daha iyi bağlanmalar oluyor değil. Bütün mesele samimiyetin, ihlasın, uhuvvet ve muhabbetin kaynamasıdır. Gerisi geliyor. Çok önemli bir bilgi ve de çok doğru bir tesbit. Lisan i halimize aksettirelim inşallah

  • Cenk Çalık

    15.11.2023 11:30:41

    Ne mutlu sizlere. Bizde bu programlardan zahiren gitmesek de yazılarınız vesilesiyle gerekli istifadeyi elde etmeye çalışıyoruz. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı