"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Okunaklı ve dokunaklı bir mevsim: Sonbahar

Sebahattin YAŞAR
11 Ocak 2020, Cumartesi 01:18
Gençlerdeki mevsim duyarlığını ölçmek adına derste birbirinden farklı uygulamalara adım attık.

Belirlenen öğrencinin eline bir kâğıt, bir kalem verip, ‘Şimdi dışarı çıkacaksın, gerek gözüne ilişenler, gerek kulaklarına ulaşanlar ve gerekse hissettiğin düşünceleri kâğıda aktarıp, dersin sonunda sana bir on dakika gözlemlerini paylaşma süresi vereceğiz. Anlaştık mı?’ diyoruz ve süreç başlıyor.

Arkadaşımız gözleme, biz de dersimize devam ediyoruz. Çoğu zaman gözlemlerimiz kapalı oluyor. Durağanlığı kıran bir şey gözlemleri harekete geçiriyor. Mevsim gelmiş geçmiş, güneş doğmuş batmış, yolda kediyi araba ezmiş, otobüste yaşlı adam ayakta kalmış, kuşlar sürü halinde bir yerlere gitmiş yani hayatı yaşarken sağımızda solumuzda olup bitenleri çoğu kez görmüyor, duymuyor ve hissetmiyoruz. Bu da iyi bir durum değil tabiî ki.

Biz de bu durağanlığı kırmak istiyoruz. Öğrenciler faaliyeti yaparken değil, ama yaptıktan sonra tebrik ediyorlar. 

Her farklı sınıfta farklı farklı bölümlerden öğrenciler bu dış gözleme katıldılar. O kadar renkli bakış açıları ortaya çıktı ki, insan hayrette kalıyor. Yönümüzü öğrencilere bir dönebilsek, bir dinleyebilsek onları rengârenk, cıvıl cıvıl bir dünya bizi bekliyor bulacağız. 

Örneklere bakın:

- Değerli arkadaşlar, dışarıda kış kuşları dikkatimi çekti. Sığırcıklar, kargalar ciddî şekilde varlıklarını hissettiriyorlardı. Özellikle kargalar aralarında bir büyük gelişme olacak gibi adeta çığlıklar atar vaziyette birbirleriyle ses çıkarıyorlardı. Kuşların da sevinç ve telâş gibi durumlar yaşadığını hissettim.

- Sonbahar, kış mevsimi olduğu için her yerde bir hüzün havası hakim. Ortamın şenliği olan serçeler yok artık piyasada. Mekân metruk hale gelmiş. Yalnızlaşmanın bir başka adı sanki sonbahar diye düşündüm.

Öğrenci sayısınca ortam renkleniyor. Her biri pek renkli bir bakış açısına sahipler. Değer verildiğinde öğrencilerin görüş ve düşünceleri daha bir anlam kazanıyor. Her öğrenci kendi o özel alanının keşfedilmesini, değerlendirilmesini istiyor. 

Yüzlerce, binlerce öğrencinin içinde olan bir eğitimci, kocaman bir renkliliğin içinde olduğunu, rengârenk, cıvıl cıvıl bir kıpırtının arasında olduğunu hissetmelidir. Yoksa kuş seslerinden rahatsız olan insanlar gibi, o cıvıltılar o eğitimciyi boğar, hayatı yaşanmaz hale getirir.

Okunma Sayısı: 2114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    11.1.2020 17:26:10

    Herkesin;fikri,düşüncesi yahut görüşü elbette önemlidir.Her insanın adesesi ve görüşü farklı farklıdır.Bizim bir şeye bakmamız ve onda bulduğumuz anlam farklıdır ve o baktığımız nesne,bakış açımıza göre daha da anlam kazanmaya başlayacaktır.Çiçekte ne bulduğumuz önemli mesela.Çok güzel görünüyor yahut çok güzel kokuyor.Varlığı bile insana huzur veriyor gibi düşünceler,biraz sığ düşünceler gibi duruyor.Oysa ki Mana-i İsmiyle değil de,her nimete,her güzel olana;Mana-i Harfî olarak bakarsak daha çok mutluluk ve huzuru buluruz.Dolayısıyla;geniş çaplı bir araştırma yaptığımızda da,o konuyla ilgili,işin en ince detayına kadar inip,o işi çözümlemeye,analiz etmeye çalışmamız da bundandır.Güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır.

  • Abdullah Tunç

    11.1.2020 11:22:04

    Çok önemli bir uygulama.Farklı bakış açılarını ve farklı duygu alemlerini or taya çıkaran bir araştırma ve gözlem tatbikatı. Bu arada yine,eğitimcilerin hiç ama hiç göz ardı yapmaması gere ken Risale-i Nurdan bir cümleyi nazara vermek istiyorum. O da şu: " Maddi ve manevi, cevheri, arazi her bir şeyin, her bir İnsanın hakikati,bir rer ismin nuruna dayanır ve hakikatı na şarinad eder." Demek ki her bir in sanın halkikati ilahi bir ismin nuruna dayanır ve hakikatına istinad eder, Yani her in san farklı bir hazinedir.Ve farklı bir duygular alemidir.Farklı bakış açıları dır.Ve siz bütün bu farklılıkları ortaya çıkarmaya,ep ayrı görüş ve düşünce leri,renga renk his ve duyguları deşifre ederek,açığa çıkarmağa ve öğrencilerin kabiliyetlerini ve iç dünyalarını öğrenmeye çalışıyorsu nuz.Tabii ki ona göre bir eğitim stra tekisinide belirler,fıtrata uygun bir eği tim verme şansına sahip oluyorsunuz.Tebrikler sevgili hocam. Harika bir uygulama.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı