"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rol model meselesi

Şemseddin ÇAKIR
01 Ekim 2021, Cuma
Bu ‘rol model’ tabiri de, son zamanlarda çeşitli maksatlar için kullanılan, harc-ı âlem deyimlerden biri oldu. Fakat “Bu kapsamlı ifadenin aslî anlamı ne olmalıdır?” sorusuna cevap vermek lâzımdır.

Bizim ‘rol model’den neyi anlamamız gerektiğine ait cevabımız şöyledir:

1. Allah (cc) kullarını dalâletten hidayete ve vahşetten medeniyete sevk etmek için her devirde bir ve hatta daha fazla peygamber göndermiştir. Bunun da sonuncusu, Fahr-i Cihan Efendimizdir (asm) ve onun teşrifiyle; cehaletler ilme ve irfana, zulümler adalete inkılâp ederek bir Asr-ı Saadet meydana gelmiştir. Geçmiş her peygamber kendi devrinin rol modelidir. 

Üstad Hazretleri bu gerçeği şöyle ifade eder: “İşte Kur’ân-ı Hakîm, enbiyaları, insanın cemaatlerine terakkiyat-ı maneviye cihetinde birer pişdar ve imam gönderdiğini, yine insanların terakkiyat-ı maddiye suretinde dahi, o enbiyanın her birisinin eline bazı harikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Onlara mutlak olarak ittiba emrediyor.” (Sözler 20, s. 285)

Evet, Kur’ân-ı Kerîm “mu’cizat-ı enbiyayı zikretmesiyle fen ve san’at-ı beşeriyenin nihayet hududunu çiziyor, en ileri gâyâtına parmak basıyor ve beşerin arkasına dest-i teşvik vurup, o gayeye sevk ediyor.” (Sözler 20, s. 285)

2. Hz. Muhammed (asm) hatemü’l-enbiya olarak hem geçmiş peygamberlerin müjdelediği, Üstad’ın ifadesiyle “Bütün enbiya hayattar kökleri bütün evliya taravettar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki, her bir dâvâsını mu’cizatlarına istinad eden bütün enbiya ve kerametlerine itimat eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar.” (Sözler 19. s. 263) demekle hem geçmiş enbiyanın hem gelecek evliyanın “rol modeli” olduğunu ilân eder. 

3. Her asır müceddidi, Efendimiz’e (asm) iktidaen kendi asrında rol modeldir.

4. Ahirzaman Mehdisi olarak gelen zat da kıyamet asrında Efendimiz’e (asm) veraseten, hem rehber hem rol modeldir. Demek “rol model” deyip geçmemek lâzım, bu mesele bu derece önemlidir. Demek insan peşinden gittiklerinin hayırlarına da şerlerine de ortak oluyor. Hadis-i şerif, “Kişi sevdiği ile beraberdir” (Buhari, Müslim, Abdullah b. Mesud)

5. Bediüzzaman, “Bir cemaatte vahid-i sahih olmazsa cem ve zam kesir darbı gibi küçültür” (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 73) demekle bu rol modele dikkat çekmiştir. 

Bir de meslek alanında; her mesleğin bir piri vardır. Gemicilerin Hz. Nuh, terzilerin Hz. Salih ve saatçilerin Hz. Yusuf gibi. Yine bu kabilden âhilik teşkilâtında da, usta-çırak sistemi bu zaviyeden incelemeye ve dikkate değer.

Yalnız bu arada halk arasında usta-çırak ilişkisinde “boynuzun kulağı geçebileceğine” dair de bir tabir vardır. Üstadın ifadesiyle, “Bazen mürid şeyhinin de şeyhi olabilir.”  Ve meşhur ehl-i dalâlet bir şeyhin, müridince irşadı anlatılır. Demek ki, böyle yanlış yolda olan rehberler her zaman söz konusu olabilir. Bunu içte de, dışta da görebiliriz. 

Mühim olan onu da hizaya getirmektir, yoksa ona ittiba ederek cinayetlerine ortak olmak değildir. Madem kişi sevdiği ile beraberdir, heyhat!

Bunu ifade eden bir manzumede de, “Sadık görünür kisvede erbab-ı hıyanet/Mürşid sanılır lâhzada ashab-ı dalâlet” denilmiştir. Bu lâhza tabiri basiretliler için 4-5 saat, gün veya aydır. Basiretsizler ve ferasetsizler için 40-50 yıl da sürer. Çaresi; tahkikî imanı ve ihlâsı tam olan şahs-ı maneviye ittibadır. Onun için “Mü’minin ferasetinden korkunuz.” (Tirmizî, Tefsiru’l-Kur’ân, 16) buyrulmuştur.

Bu arada bir gerçek daha var ki, bu da hiçbir kimsenin hiçbir peygamberi geçememesi olayıdır. 

Çünkü birinin mürebbisi Rabbisi, öbürünün belki de sahte şeyhidir. Yine onun için de, Fahr-i Kâinat Efendimiz (asm) “Eddebeni Rabbi fe ahsene te’dibi” (Beni Rabbim terbiye etti, onun için de güzel terbiye etti”) (Suyuti, el-Camiu’s-Sağir 1, 12) buyurmakla bunun da sırrını vermiş oluyor.

Demek Fahr-i Kâinat olmak öyle kolay bir hadise değil. Zira Amerika‘da yapılan, yüz dünya büyüğünün tesbitinde ve seçiminde Efendimiz’in (asm), her alanda birinci olduğunu gören ve buna dayanamayan bir bilgisayar uzmanının nasıl hidayete erdiğini ibretle seyretmiştim. Bunun tesadüfle izah imkânı olmayıp, böyle bir tesadüf ihtimali sıfır olduğuna göre, böylece insanlığın “rol modeli” de belli olmuş oluyor. Yani Efendimiz (asm) dostun ve düşmanın ittifakıyla bihakkın “tek rol model”dir.

Yahu bu insanlık neden ses vermiyor? 

Düşünüyorum da, dünyada insanlığın dumura uğramasından daha kötü bir şey olamaz. Bu durum, bahsettiğimiz rehberi veya rol modeli de örnek alamaması sonucunu doğurur ve onun için Mehmet Âkif, “His yok heyecan yok leş mi kesildin / Hayret veriyorsun bana sen böyle değildin” diyor.

Ne kötü bir şey! Bu nasıl oluyor?

1. Madde ile aşırı iştigal bir kişiyi gabîleştirmiş oluyor. Bediüzzaman onlar için: “Her şeyin maddeden ibaret olduğunu zannedenlerin akılları gözlerine inmiştir, göz ise maneviyatta kördür.” diyor.

2. Bir de; bir Müslüman için üç Cumayı mazeretsiz terk etmek de, öyle kabul edilir.

Sonuçta; isteyen Rahman’ı, isteyen şeytanı “rol model” olarak tercih eder ve âyet-i kerîmenin ifadesiyle derecesi veya derekesi; ya ahsen-i takvim ya esfel-i safilîn” olur. (Tin Sûresi âyet: 4-5)

Tercihe bağlı.

Okunma Sayısı: 1057
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı