"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi olmadan asla...

Şükrü BULUT
24 Nisan 2026, Cuma
Nefsimizi değil, başkasını suçlamayı çok mu seviyoruz...

Tıpkı, tedbirleri, felâketler yaşandıktan sonra konuşmaya çalıştığımız gibi… Musibetlerin acısını toplum unutunca, tedbirleri müzakereden vazgeçiyoruz. Maraş’taki masumlar katliamının acıları unutulunca, yanlışlarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Zira felâkete karşı tedbire, yanlış yerden başlıyoruz.

Bir ortaokulumuzda, canını öğrencilerine siper eden anne öğretmenle dokuz öğrencinin öldürülmeleri üzerine; yetkililerin beyanlarına, cemiyete yön vereceklerinin yazılarına ve siyasilerin tutumlarına baktığımızda, daha rahat göreceğiz…

Toplumun bir kesimi, Millî Eğitim Bakanını suçladı; diğer kısmı, Emniyet’i… Bazıları, katil öğrencinin anne-babasından hareketle aileyi… Ulusalcı geçinen Marksistler ise, sistem üzerinden dinî cemaatlere yöneldiler… Her icraatında müttefiki oldukları hükümeti, cemaatleri ve mutlak itaati eğitime karıştırmakla suçladılar… Eğitimde yeterince milliyetçiliğin yapılmadığından dem vuranlarla, laik eğitim aleyhinde konuşanlara kadar… 

Biz de diyoruz ki, bu felâketlerin birinci sebebi, demokrasinin olmaması… Eğitim, terbiye, öğrenim, aile ve çocuklarımız… Bakandan başlayarak okul müstahdemine kadar herkesi suçlayalım… Devletin önemli kadrolarına yükselmiş (vali, emniyet müdürü veya öğretmen) ebeveynleri de suçlayalım… Devletin korku ve rüşvet ile zabt u rabt altına aldığı dinî cemaatleri de suçlayalım… Başka… Allah’ın insana verdiği ve kararda hayatının anahtarı cüzî iradesine el konulduktan sonra… Yani hürriyetlerine… Yani hürriyetlerimizi sosyalhayatta tanzim eden anayasamıza ve demokrasimize elkonulduktan sonra… 

İnsanlar iradeleri karşılığında sorumlu olurlar, imtihan edilirler… İnanıyoruz ki; bakandan öğretmene, ebeveynlerden müfettişlere, dinî cemaatlerden yetkili siyasîlere ve hatta sivil toplumun temsilcilerine yöneldiğimizde; onlar, gizli bir istibdatla tırpanlanmış yetkilerinin kısır çerçevesine sığınacaklardır…  Ve tüm suçlamalarınız boşta kalacak… Hiç kimsecikler de, felâketlere mani olacak tedbirlerin ortaya getirilmesine, gizli müstebitlerin korkusundan yardım etmeyeceklerdir. 

12 Eylül İhtilâli’nin ülkemize büyük zararı, gizli istibdat olmuştu. Karşımızda sorumlu bulamadığımız gibi, bütün yanlışçıların sığınacakları limanlar hazırlanmış, “Yeni Türkiye’nin” yönetim sisteminde… Global yönetime teslim olmuş ülkelerin kaderi… Meclislerinde kanunları müzakere edecek seçilmiş heyetler bulamazsınız, milletin temsilcisi konumunda görünenler, kanunları koşulsuz imzalamakla vazifelidirler… Türkiye’nin eğitiminde, millî gelir kaynaklarında, haberleşmesinde, kültür-sanatında, dış politikasında, özelleştirmelerinde ve genel ticaretinde; vekillerin bilgileri ve müzakereleri yoktur. Kanunların mahiyetlerini ve muhtevalarını da bilmezler. Zirveye yakın bazı görevliler, sistemin çalışmasında vekillere bilgi verirler ve vekiller de global sistemin istekleri istikametinde vazifelerini yaparlar…

Evet, millet olarak  bu dehşetli neticeye kadar, globalcilerin demokrasi olarak tanımladıkları gizli istibdatla geliyoruz. Ülkemizin gencecik yaşta öldürülen kadınlarının hakları –elbette açığa çıkanları kastediyoruz– ve katliamda kaybettiğimiz yavrularımız için hükümetin üyelerini feda edecek değiliz…  Valileri, muhalefetin belediye başkanlarını, millî eğitim müdürlerini ve diğer alt basamaklardaki görevlileri vazifelerinden uzaklaştırarak hukuk arayan bir ülke olmuşuz.

Gizli istibdadın sistem içinde sebep olduğu kokuşmayı, millet olarak elem içinde izliyoruz. Devletin hangi taşı bir hadise ile kımıldatılsa; yalnızca rüşvet, irtikâp ve devlete ihanet dışa vuruyor… Demokrasiden başka çare var mı?

Şu hâliyle meselelerin çözülmesi mümkün görünmüyor. Korku ve menfaat sarmalındaki memurlardan çözüme yardım gelmiyor. Cüzi iradelerini devletin-milletin faydasına değil, menfaatlerine kullanmak, memurinde prensip olmuş… En masumları ise, “selamet der kenarest” deyip, yana çekiliyorlar… Türk milleti Müslüman’dır. Millî felâketlere dönüşmüş bozulmanın, ancak Kur’ân ile halledilebileceğini araştırmacılar ortaya koyuyor. Bu çalışmaların; menfaat, tarafgirlik, korku ve garaz hastalıklarından âzâde dinî cemaatlere bırakılması gerekiyor. Devlet her yerde olacak. Teftiş edecek. Demokrasi içinde kaidelerini ortaya koyacak… İşte ondan sonra aileler, Millî Eğitim Bakanlığı, mahallî iradeler ve dinî cemaatler vazifeye çağrılacaklar…

Okunma Sayısı: 1252
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    28.04.2026 14:23:15

    Teşekkür ediyorum kardeşim.Yani okuldaki bir evladımıza dahi güvenmeyen idaremiz sistem dayatması yapıyor değil mi. Kardeşim biz bu ülkede hemde batıyor dediği SSK'dan 2 milyon ,10 yıl vadeli faizsiz mesken finansmanı desteği aldık. NAAAS NAS diye bağıran ise bu milleti fiaz belasında kasden,planlayarak DÜÇAR EYLEDİ,Neden mii.Siyonistler,islam düşmanı inkarcı,putperest,marksistler çoook iyi biliyor ki bu cemiyetin DİN KAL'ASI YILMADIĞI Müddetçe yıkamazlar.İştee içimize bizden miş gibi görünen kurt sokuldu.Ve bu habis ur,menhus zihniyetin cemiyeti tahribatı tüm müesseseleri ile devam ediyor. Aziz üstadımız bu hususta da bizleri ikaz ediyor değil mi.Lütfen 25 yıla yakın başta olanların gerçeklerine dikkat-i nazar edin. ADALET katledildi ki problemin ilk başta bu var. Sualim:28 ŞUBAT Zulmünde ülkeyi terkeden ehli iman gençelrimiz tahsil için hangi ülkeleri tercih ettiler.EL CEVAP?

  • Halim Selim

    27.04.2026 23:59:59

    Maraş'ta katliamdan sonraki ilk cumada bir camide hocanın anlatıp anlatıp sonra tekrar tekrar söylediği bir cümle vardı. Bence büyük gelişmedir: "Bir yerlerde yanlış yapıyoruz" Evet bunu kabul etmeden ilerleme olmaz. Önce yanlış yaptığımızı kabul edersek sonra pişmanlık ve tevbe yolu açılır. Gerisi kolay olur. "Bizde geri vites yok" diyenlerin kafasıyla ilerleyemeyiz. Geri vitesi olmasa arabayı bile beğenmezsin. Beşer şaşar. Kendi içimizde Adalet şaştı. Onu kabul ederek başlayalım. Demokrasiden kasıt istişare ise.. tabi o da önemli ve faydalı. Adaletten sonra da o çözülmeli.

  • Enes

    27.04.2026 18:15:12

    Seçmeli dersleri öğrenciler seçmiyor. Teknik bir konu. İdareler norm kadro durumuna göre seçmeli ders seçiyorlar.

  • Hüseyin ilhan

    27.04.2026 16:41:25

    Mübarek ENRS kardesime:Ali ERBAS'in itirazlarını okudunuz mu. Hala din istismarcisi, din tahrif tahribatcilarinin değirmenine şu taşırmisin.

  • Enes

    26.04.2026 17:59:54

    Hüseyin bey bir fikriniz varsa buyurun. Oluşturduğunuz resmi görüşü benimsemek zorunda değil kimse. Risale-i Nurları bu şekilde temeli olmayan, şahsi tavırlarınızdan kaynaklanan görüşlere indirgeyemezsiniz. Fikri olanlara hakaret etmek yerine fikrinizi ifade etmeniz bekleniyor.

  • Hüseyin İlhan

    26.04.2026 15:47:02

    YENİASYA Gazetemin ilk neşir hayatına başladığı günden bugüne kadar ki risalei nur dersleri ve hakikatlerine muhalif fikre sahip olanalr birde 'DEMOKRASİYE AVRUPA İNAMIYOR,palavrası sıkmıyor mu.Yahu bu akıl-ruh sağlığı bozuk ve bozguncu,fitneci şaahsiyetlerin kendi hastalıklarına ilacı olsa kullanır.Hakiki ilacı ise siyasal islamcı tahribatından farkedemiyecek çapta garip,meczup alil kafalar.

  • Mustafa coban

    24.04.2026 22:52:39

    Ya tam ya hiç.demokrasi olunca gerisi tek tek düzelir.zemin demokrasi dir.bu zeminde bütün özgürlükler çiciek acar.adalet hakim olur.fikir özgürlügü,din özgürlügü,teṣebbüs özgürlügü kendiliginden geliṣcek ve yerleṣecek

  • Enes

    24.04.2026 17:21:00

    Ataist gençliğin de, okuldaki akıl almaz katliamın da sorumlusu Kemalist eğitim sistemidir. Sanki mevcut iktidar dindar nesil yetiştirmek niyetiyle ataist yetiştirmiş gibi algı da yanlış. Bu hakkaniyete sığmaz. İmam hatiplerde yetişen ipek gibi temiz çocukları görmemek adalete sığar mı?

  • Osman Yıldırım

    24.04.2026 14:51:09

    Adaletin olmadığı yerde demokrasi yeşerebilir mi? Herşeyin tek bir adam tarafından dizayn edildiği bir toplumda demokrasiden bahsedilebilir mi? 15 temmuzdan sonra cemaatlerin büyük bir kısmı iktidar gücüne teslim olup kendilerinin yapmakla görevli oldukları iman hizmetini bile siyasete havale etmeleri,herseyi iktidardan ve iktidarın Reisinden bekler hale gelmeleri toplumu garip bir duruma getirdi, hani dindar nesil yetiştirecektiler ya,yetiştirdikleri nesil ortda kimi uyuşturucu batağında kimi ateist demişti tuzağından kimi de okulda arkadaşlarını katledecek durumda, işte siz kendi yapacağınız işi siyasete havale ederseniz sonuç bu olur.

  • Enes

    24.04.2026 09:25:20

    Demokrasiye artık Avrupa bile inanmıyor.

  • S.topuz

    24.04.2026 08:47:01

    "Afyon Mahkemesine beyan ediyorum ki: Artık yeter, sabır ve tahammülüm kalmadı. Yirmiiki sene sebebsiz bir nefy içinde daimî tarassudlarla, hem tecrid-i mutlak ve haps-i münferid tarzında beni sıkmakla beraber altı mahkeme iki-üç mes'eleden başka Risale-i Nur'un yüz kitabında medar-ı mes'uliyet bulmadığı halde evham yüzünden ve imkânatı vukuat yerinde istimal etmek cihetiyle kanunsuz bizi üç defa hapse sokup yüzbinler lira Nur şakirdlerine zarar vermek, dünyada emsali hiç vuku bulmamış bir gadirdir ki; istikbal ve nesl-i âti -pek şiddetli olarak- bunun o zalim müsebbiblerini lanetle yâd edecekleri gibi, mahkeme-i kübrada dahi Cehennem'in esfel-i safilînine atmakla o zalimleri mahkûm edeceklerine kat'î kanaatımızla şimdiye kadar bir derece teselli bulup sükût ederek tahammül ediyorduk. Yoksa hakkımızı tam müdafaa edebilirdik."... Bediüzzaman Said Nursî, Şualar - 381 - 😭🇹🇷😢🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    24.04.2026 08:44:00

    بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُAziz,sıddık kardeş-lerim!Bu eski ve yeni iki Med-rese-iYusufiyedeki şiddetli im-tihanda sarsılmayan ve der-sinden vazgeçmeyen ve yakıcı çorbadan ağızları yandığı hal-de talebeliğini bırakmayan ve bu kadar tehacüme karşı kuv-ve-i maneviyesi kırılmayan zât ları ehl-i hakikat ve nesl-i âti alkışlayacakları gibi, melaike ve ruhanîler dahi alkışlıyorlar diye kanaatım var.Fakat içiniz-de hastalıklı ve nazik ve fakir-ler bulunmasıyla,maddî sıkıntı ziyadedir.Ve buna karşı da her biriniz herbirisine birer teselli-ci ve ahlâkta ve sabırda birer numune-i imtisal ve tesanüd ve taltifte birer şefkatli kardeş ve ders müzakeresinde birer zeki muhatab ve mücîb ve gü-zel seciyelerin in'ikasında bi-rer âyine olmanız,o maddî sı-kıntıları hiçe indirir diye düşü-nüp ruhumdan ziyade sevdi-ğim sizler hakkında teselli bu-luyorum." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur,Şualar - 305 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋

  • S.topuz

    24.04.2026 08:37:11

    [Emniyeti ihlâl vehmiyle bize ihanet etmek ve teveccüh-ü âmmeyi kırmak kasdıyla tah-kirkârane aldanmış mahdud adamların bed muamelelerine mukabil, hadsiz ehl-i hakikatın ve nesl-i âtinin takdirkârane alkışlamaları var,diye ihtar edil di.Evet komünist perdesi altın-da anarşistliğin,emniyet-iumu- miyeyi bozmağa dehşetli çalış masına karşı,Risale-i Nur ve şakirdleri iman-ı tahkikî kuvve-tiyle bu vatanın her tarafında o müdhiş ifsadı durduruyor ve kırıyor.Emniyeti ve asayişi te-mine çalışıyor ki, pek çok bir kesrette ve memleketin her tarafında bulunan Nur talebe-lerinden,bu yirmi senede alâ-kadar üç-dört mahkeme ve on vilayetin zabıtaları,emniyeti ih-lâle dair bir vukuatlarını bulma mış ve kaydetmemiş.Ve üç vi-layetin insaflı bir kısım zabıta-ları demişler: "Nur talebeleri manevî bir zabıtadır. Asayişi muhafazada bize yardım edi-yorlar. İman-ı tahkikî ile; Nur'u okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar,emni-yeti temine çalışıyorlar."] Risale-i Nur 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋

  • Bülent Bektaş

    24.04.2026 06:16:56

    Emeğinize Sağlık Şükrü Bey çok güzel bir yazı olmuş Sağlıklı ve bereketli Cumalar dilerim

  • Cemal Özkaya

    24.04.2026 00:52:19

    Bu çocuklar niye bu hâle geldi sorusu sorulmadan alınan tedbirler çok da işe yarayacağa benzemiyor. Polisin başına da polis bıraksak kalplere yasak koymanın yolunu bulamazsak bu haberler yürek yakmaya devam eder maalesef

  • Hüseyin T

    24.04.2026 00:35:13

    Bir okul katliamının yasını tazelerken yine aynı manzarayla karşılaşıyoruz: Herkes bir başkasını suçluyor, herkes günahı bir başkasının sırtına yüklüyor. Hâlbuki Kur'ân bize "Bir millet kendi özünü değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez" buyurmuyor mu? Bu felâketler, bize verilmiş birer ilahi ikazdır; fakat biz ikazı duyar duymaz unutmaya, sorumluluktan kaçmaya alışmışız. Emanete ihanet eden, adalet yerine menfaati seçen, hakkı söylemekten korkan her gönül bu günahın ortağıdır. Zulüm yalnızca zulmeden eliyle değil, susan diliyle de işlenir. Çocuklarımızın kanı yerde kalmışken vicdanımızı uyuşturup öfkemizi birbirimize yöneltmek, bu imtihanı bir kez daha kaybetmektir. Hesap günü "sistem böyleydi" demek kimseyi kurtarmayacak; zira Allah her nefse yüklenebileceği kadar sorumluluk vermiş, kulunu iradesiz bırakmamıştır.

  • Ahmet

    24.04.2026 00:18:06

    Demokrasiyi itibarsızlaştırdılar. Belki de anlamsızlaştırdılar. Siz yine de yazın

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı