"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korona, küreselcilerin saltanatını yıkabilir mi?

Şükrü BULUT
23 Mart 2020, Pazartesi
Korona virüsü ile açılan dünya gündeminin, yakın bir zamanda sona ermeyeceğini gelişen hadiselerden müşahede ediyoruz.

Yeryüzünde ve çok farklı sahalarda konuşulan konuların başında dikkatimizi başlığın “korona ve globalleşme” olduğunu söyleyebiliriz. Müslümanları toptancılıktan uzak tutan yüzlerce ayet ve bine yakın hadis-i şerifleri biliyoruz. Medeniyet harikalarından ulaşımı, haberleşmenin ve diğer müfrit irtibatı netice veren teknoloji ile küre-i arzın bir köye dönüşeceğini yine Kur’an haber veriyor.

18. yüzyılın sonlarında Avrupa’da sistemleşen semavi dinler karşıtı felsefenin yardımıyla, dünya siyasetine müdahale eden insanlık karşıtı bazı sınıflar (Bediüzzaman bunları; ikinci Avrupa, şimal cereyanı Bolşevikler- masonlar, zındıka ve ilhad gibi isimlerle belirtiyor.) ellerindeki büyük sermaye ile gelişen teknolojiyi hasis menfaatleri çerçevesinde insanlığın aleyhinde kullana geldiler. Harp sanayiinden ilaç ve kimya sanayiine, psikolojiden fiziğe, haberleşmeden ileri bilişime kadar bu iddiamızı ispat edecek yüzlerce hadise ve ilmi gelişmeyi sayabiliriz. Burada; Allah’a inanmayan, dünya servet ve idaresine sahip olmak isterken tüm karşıtlarını bertaraf edecek kadar zalim, vahşi ve gaddar bir sınıftan bahsediyoruz. Böyle olmasaydı insanlığımız iki büyük harpte 90 milyon efradını kaybeder miydi? Düşmanını yok etmek üzere keşfedilen zehirli gazlardan, atom bombasına kadar… İşte adi menfaat ve siyaseti için insanlığı ve çevreyi gözünü kırpmadan yok edecek bu sınıf, siyasetleri gereği küreselleşme ve globalleşmeyi de istismar ettiler. İnsanlığın faydasına ve refahına olacak medeniyetin güzelliklerini insanlığa karşı kullandılar ve kullanmaya da devam ediyorlar.

Daha önce de, kapitalizm ile sosyalizmin menfilikleri itibariyle, bir bütünün parçaları olduğunu ifade etmiştik. Çoğu kez bahsettiğimiz semavi dinler karşıtı sınıflar, sosyalizmi kendi kapitalizmlerinde kullanmışlar. Osmanlı demokrasisini durduran 31 Mart’ı organize eden Emanuel Karasu’dan, St. Petersburg ihtilalini finanse eden Rotschild’e kadar… L.Trotskyi ve V. Lenin’e hazar petrolleri ve Rusya’nın zenginlikleri karşılığında kızıl ihtilale yardım edildiğini inkâr edenlere; uydurdukları hiçbir slogan ve kimliğin hakikatini anlatamazsınız. Mao devriminin Kuzey Avrupa’lı Aşkenazlarca hazırlandığını bilmeyenler, günümüz Çin Komünist Partisinin Neoliberallerce milyonlarca büyük şirket ve teknoloji ile desteklendiğini de izah edemezsiniz. Fakat bahsettiğimiz bütün isim ve hadiselere sıradan elektronik ansiklopedilerden ulaşabilirsiniz.

Korona virüs hadisesi ile bahsettiğimiz cereyanların, gerçeklerin üzerine gerdikleri siyah örtüler uçuşup gidince; yanlışlarını ve cinayetlerini örtmek üzere Çin’i Neoliberal karşıtı göstermeye çalışıyorlar. Sloganların en zararlı ve çirkin tarafı hakikatin görünmesini engellemeleri değil mi? 1920’lerden sonra kapital karşıtlığından yavaşça sermaye ve hürriyet yandaşlığına geçen bazı Marksistlerin, dünya servetine düşkün bazı sermayedarların imkânlarıyla, ikinci dünya savaşından sonra Neoliberal felsefesini insanlığın başına bela etmelerinin tarihçesini de maalesef gizlediler. Sonra da; R.Reagan’ı ABD de, M.Thatcher’ı İngiltere’de, T. Özal’ı Türkiye’de H. Kohl’ü Avrupa’da siyasetlerinde kullananlar, insanlığı yarım asra yakındır politik hipnozla esir tutuyorlar. Fakat korona ile açılan bu yeni dönemde mahiyetleri iç yüzleri ile birlikte daha çok yazılacaktır. Dünyamızdaki tüm mevcut savaşların, müdahale ve devrimlerin sorumluları olan Neoconların yardımcıları olan Neoliberallerin, kimlikleri önemli şahsiyetleri ve esas aldıkları felsefeleri; yeteri kadar kitaplarda, gazete ve elektronik ansiklopedilerde mevcuttur. En fazla iki- üç saatimizi alır. Bu cereyanların mahiyetini bilmeyenlerin, koronanın hangi güzelliklere öncülük edeceğini kestirmeleri de güçtür. Teknolojideki yeni icatlara açık olduğumuz kadar; Kur’an’ımıza, İslam’a, insani değerlere ve milli hasletlerimize düşman cereyanların mahiyetlerini ve hedeflerini öğrenmeye de açık olmamız gerekiyor. Okumadan, araştırmadan, mukayese etmeden şu musibetlerden kurtulamayacağımızı şu hadiseler gösteriyor. Zaman ve düşüncenin en büyük hırsızı olan sosyal medyanın müşevveşiyetlerinden kurtularak kitaba, tefekküre ve muhakemeyle mukayeseye döndüğümüzde, gözümüzde büyüttüğümüz birçok düşmanın sıradan engeller olduğunu anlayacağız.

Globalleşmeye; basit siyasetleri çerçevesinde anlayan ulusalcı komünistlerden, bir kısım siyasal İslamcı ve ırkçı milliyetçilerden farklı baktığımızı herkes biliyor. Zira bahsettiğim şu üç grubun; NATO, AB, CENTO ve diğer paktlara olan karşıtlıkları da farklı düşündüğümüzü gösteriyor. Bediüzzaman’ın hayatı boyunca göğüs göğse mücadele ettiği bu cereyanların mütemadiyen kostüm değiştirerek sahneye çıkmaları, ellerindeki imkânlarla demokrasiye müdahale ederek “tek seslilik” ile propagandalarını yaptırmaları, bizim gibi okumayan milletleri perişan ediyor. Urbalarını değiştirseler de mahiyetleri değişmiyor: Allah’a, demokrasiye, insani değerlere, temel ahlaka, çevreye, adalete ve daha doğrusu fıtrata düşman bir cereyan… Ve dünyamızı hegemonyasına almaya çalışan dinsiz- ahlaksız bir dikta… Rüşvet, entrika, korkutma ve şantajla çalışan global müstebit bir sınıf. İktidarını devam ettirebilmek için devamlı düşman üreten bu vatansızların yapmayacağı ihanet yoktur.

Buraya kadar yazdıklarımız inşallah bundan sonra yazacaklarımıza bir basamak olacaktır. Kendilerine çok farklı isimler taksalar da üstatları, icatları, felsefeleri ve amaçları belli olan Neoliberaller için de zaman zaman bu manayı kullanacağız. Kendilerini küreselci olarak tanıtan, başta hürriyetçi ve demokrasi taraftarı görünen bu Marksist hareketin önündeki en büyük engelin “milli devletler ve milli ordular” olduğunu biliyorsunuz. K.Popper, F.A.Hayek, M.Friedmann ve diğer arkadaşlarının liberal ekonomi ve açık toplumdan anladıkları; kendi organizeleri ve tetikçileriyle dünyanın tüm labirent ve hücrelerine hakimiyet hırsından başka bir şey değildi. Önce uluslararası kuruluşları işgal ettiler ve sonra milli devletleri maskaralaştırdılar. Yani ellerindeki büyük sermayelerle mili devletleri “özelleştirme” perdesi altında satın aldılar. Devam edecek…

Okunma Sayısı: 1829
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman

    25.3.2020 11:33:06

    Tebrik ederim yazı çok net ve güzel Cennet bir dünya olabilirdi Bu zındıklar dünyayı cehenneme çevirdi Yeni hedefleri devlet leri ortadan kaldırmak Korona buna araç olabilir Gelişmeler e dikkat edelim

  • Niyazi N,

    24.3.2020 21:22:16

    Covid-19’un rahmet tarafı mutlaka insaniyete ve saadetine hizmet edecektir. “Millî”lik ve küreselleşme/küresellik birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olarak görülmelidir, belli ve gerekli ölçü ve dengeye oturtarak. Bu sağlandığında, küresel şer grupları oyunlarını icra edemeyeceklerdir. Detaylı analiziniz için tebrikler. Not: İdris bey gibi detay istemeyen muhteremler için yazılarınızı bundan böyle bir-iki cümlelik hülasa veya anafikir ile sonlandırmanız güzel olabilir 😊

  • Eșref

    23.3.2020 10:16:26

    Corona Allah’ın varlığını ve İslamiyetin güzelliklerini binlerce dil ile dünyaya anlatan bir tebliğci mi, diyorsunuz. Barekallah, ellerinize sağlık

  • Capar

    23.3.2020 09:55:35

    İnşallah bu global çetenin maskesini insanlık düşürür ve tekrar insaniyet, hürriyet ve demokrasi çercevesinde yaşam yeniden normale döner!!

  • Sultan selim

    23.3.2020 07:50:45

    Çok güzel olmuş. İnsanlığa karşı kalkışılan bu ihtilal tüm mahiyetleri ile ortadadır artık. Mahiyeti bilenen şeyin izalesi de çok kolay olur inşallah. Sizden mahiyetinin detaylarını ve izalesinin yollarını da bekleriz. Kaleminize sağlık. Selam ve dualarla

  • Ahmet Danışmaz

    23.3.2020 03:18:54

    Onlar için her şey yolunda gidiyordu. Ta ki karşılarına günün birinde Allah’ın bir askeri olan korona çıkıncaya kadar. Sonra tüm hesapları alt üst oldu ve olacak inşallah.

  • Necati Can

    23.3.2020 01:43:29

    Devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Kimsenin konuşmadığı bakmadığı bir yöne Risale-i Nur penceresinde bakmışsınız bizlere de faydalı oldu Allah razı olsun

  • Hüseyin

    23.3.2020 01:40:38

    Kürenin suçu yoktu, küreselciyiz diye geçinip yer kürenin kaynaklarını hoyratça çarçur edenler,aç bırakanlar,gelecek nesilleri düşünmeyenler, yeryüzünü füzelerle kimyasal ve konvansiyonel silahlarla donatanlar, savaş,tedhiş ve kaos ortamından nemalananlar, yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca insanı mülteci durumuna düşürenler, kaynakları lüzumsuz yere tüketip obezleşen devletler, suyu toprağı havayı gıdayı kirletenler virüslerin oluşumuna ve yayılımına kaynaklık ettiler.. Küreselcilik bir rüyaydı..corona bu rüyayı bitirecek gibi gözüküyor.

  • Idris camlıbel

    23.3.2020 01:32:10

    Kardeşim bu kadar uzun nasil yazabiliyorsun bu kadar malumati nerden buluyorsun okuman anlamak bana cok zor geluyor kısaca sözun ozunu yazsan herkes anlasa olmazmi teşekkür ediyorum.

  • Naim Kav.

    23.3.2020 01:19:49

    Ağzı açık izliyoruz, Acilen ikinci yarısıni da bekliyoruz. En heyecanlı yerinde kesmissiniz, Rabbim akıbetimizi hayretsin. Umitvar olarak bakmak zorundayız. Zira Müjde bu yönde.

  • Ahmet Bilal

    23.3.2020 01:18:20

    Yeni Dünya Düzenine artik korona ile karar verilecek gibi. Korona konuşmaya başlayınca,artık her kes susacak.

  • Abdullah

    23.3.2020 01:03:55

    Evet ene ve enaniyetin eşkâl-i habisesi olan hodgâmlık, hodbinlik, hodendişlik, gurur ve inad, o meyle inzimam etse, öyle ekber-ül kebairi icad eder ki, daha beşer ona isim bulmamış. Cehennem'in lüzumuna delil olduğu gibi, cezası da yalnız Cehennem olabilir.

  • Hayati

    23.3.2020 00:59:12

    Evet, corona büyük tartışmaların kapılarını hiç kapanmayacak şekilde açmıştır. İster savaş deyimiz , ister mücadele. İmanlı olanlara hem seyir ve hem de doğru yerde durarak cihat etmek düşüyor.

  • Mehmet Demir

    23.3.2020 00:47:58

    Şükrü hocam yazılarınızı okuyorum Kaleminize sağlık Ve çok dua ediyorum Allah zeval vermesin amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı