"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Küresel ihtilâlcilerin tetiklediği göçler…

Şükrü BULUT
03 Aralık 2025, Çarşamba
Hadiselere zamanın ölçüleriyle tarafsız bir gözle bakabilmeyi denediniz mi?

Savaşlara, yıkılışlara, felâketlere, buluşlara ve medeniyetlere…  Dünyamızın globalleşmesinden önceki zamanların değerlendirme ölçülerinin farklılığı, değişik coğrafyaların kullandıkları ölçülerin farklılığına çok benziyor. Birim ölçüleri, kıymetlendirme ölçüleri, ahlâkî ölçüler, değer ölçüleri ve estetiği ilgilendiren ölçüler gibi… Tarih ilmi de; ölçülerle, milatlarla ve kıstaslarla hikâyesini anlatır. Mesih’ten önce ve sonra… Bizans’tan önce ve Bizans’tan sonra… Fransız İhtilâli, Doksan Üç Harbi ve Seferberlik gibi… Birinci-İkinci Dünya Harpleri ise; tamamen farklı bir döneme girişimizin başlangıçları olarak anılacak gibi… Birilerine göre, Âhirzaman döneminin son evresinden bahseder Cihan Harpleri… Önceki zamanlarla, ekseri boyutlarıyla farklılaşan bu dönemden sonraki hadiseleri anlamaya, eski ölçüler yardımcı olamıyorlar. Küreniz aynı küre, lâkin hadiseleri önceki zamanlarla karşılaştırılmayacak kadar farklı, girift, tarihe ve zamana yabancı… Dünya küçülmüş, küçülen dünyada insan dehşetlice dönen çarkın içine düşmüş. Babalarımızın asırlarda yaşadıklarını, senelerde yaşamaya başlamışız. Büyük ülkeler metropollere, dünün büyük şehirleri mahallelere ve köyler ise zamanımızın evlerine sığışır olunca; önceki neslinizle irtibatınız koptuğunda yolunuzu şaşırıyorsunuz, artık. Küçülerek avucunuza sığmış dünyamızda olan-biteni takip de kolaylaşıyor. Levh-i Mahfuz açılmadan çok şeylerden haberdar olabiliyorsunuz.

Bu uzun girizgâhımızı, Âhirzaman’daki küresel dinsizlik cereyanlarının işlemekte oldukları cinayetlerin, sebep oldukları felâketlerin ve geleceğe dair tasarladıkları tahribatların mahiyetlerinin; fıtratçılarca bilinmesi ve tedbir alınmasıyla ilgili olduğunu, müdavim okuyucularımız anlamışlardır. Milletlerarası Göç Enstitüsü’nün; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki muhaceretler ve yerdeğişimleri hakkında doğru bilgi vermemesini garipsiyoruz. Göçlere veya muhaceretlere öncelikli olarak savaşlar sebep gösterilse de; sömürgecilik, emperyalist ülkelerin fukara coğrafyalara tasallutları, deprem felâketleri, Avrupa’daki sosyal devletlerin cazibesi ve daha başka amiller; global göçleri tetikleyen sebepler olarak gösteriliyor. Savaşlara, sömürülere, teröre ve sosyal soygunlara dayanmayan sebepleri, sahalarının araştırmacılarına bırakıyoruz.

Devletleri-milletleri imkânlarıyla baskı altına almış küresel tahripçiler meselesinin, anlaşılır şekilde ve tüm boyutlarıyla Risale-i Nur Külliyatında geçtiğini okuyucularımıza hatırlatalım. Ulûhiyetlerini hegemonya olarak ihsas eden global cereyanların, hedeflerine ulaşmak için her türlü zulmü ve tahribi mübah gördüklerini bilmeyenler, yüz milyona varan insanları vatanlarından kopartan göçlerin mahiyetlerini anlayamazlar. Günümüzde kıyası olmayan bu global tahripçileri,–teşbih cihetleri tahrip ve yağma olmak şartıyla–belki tarihteki çapulcu Moğollara benzetebiliriz. 

Felsefî kaynakları; dinsizlik, Yaratıcıyla savaş, semavî din ve ahlâkları hayattan silme, heva-hevesi ilâhlaştırma, Nemrutça/Firavunca davranma ve anarşi olan bu hareketin Kuzey Avrupa’dan dünyaya yayılış sebepleri üzerinde durmayacağız. Esası maddeci olduğu halde Marks ve diğer dinsiz felsefecilerce sistemleştirilmiş hareketin kimlikleri materyalizm/maddecilikte birleşse de, üst kimlik olarak şimdiye kadar Marksizm’i kullanageldiler. Zulümlerini, işgallerini, katliamlarını ve yağmalarını; sosyalizm, devrimcilik ve proletarya sloganlarıyla seslendirseler de; özleri anarşizmdir.

“Fitne” ve “nifak” kelimeleri, hadiselerin anlaşılmasında önemlidirler. Sosyal hayatın bütün karelerinde çatışmayı ve ayrışmayı netice verecek fiilleri, felsefî ilimlerin yardımıyla sistemleştiren bu küresel ihtilâlcilere Yahudî gibi zenginler de menfaatleri için destek olunca, olay kısa sürede kartopundan çığa dönüşebiliyor. Çoğu yerde arkalarına kapitalin, hayvanî hürriyetlerin, sınıf çatışmalarının yardımıyla medya ile son teknolojinin artılarını aldıktan sonra, tahrip projeleriyle fitnenin globalleştiğini gözlerinizle seyrediyorsunuz.

Hegemonya hedefli heva ve haz için her şey mübah… Temel düsturu cidal olunca, nihayetinde kendisini imhaya kadar giden bu hareketin felsefesi Tevhid ile çürütülemediği takdirde; kuvvet, siyaset ve bilimle tahribatı durdurmak hiç mümkün olmamıştır. Çatışma üzerine kurulu bir düşüncenin meyveleri elbette zulüm, kıtal, tehcir, yağma ve talan olacaktı.

İnşaallah devam edelim…

Okunma Sayısı: 1506
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin ilhan

    3.12.2025 21:38:18

    Ülkemizdeki 'Global ve inkarcı ,tahripci kapitalistler,bir numaralı kuklası AKPMHP ile PKK'dir.Diger argümanlar bu menhus zihniyet sahiplerini perdelemek Müslümanlar başta olmak üzere insanlığı aldatmada oyunun figuranlaridir. 28 ŞUBAT zalimi ile güya başörtülü mutesettire insanımızın hakkını koruduk diyen faizci kumarbaz israfcı zihniyetin yanyana gelişini rabbimden milletimizin farketmesini nasip etsin.

  • Mustafa coban

    3.12.2025 19:19:01

    Bir ümmet durumunu degiṣtirmezse Allah onların durumunu değiṣtirmez.felaketler,afetler ve düṣman istilası bunlardan yalnız bazıları.hızla durumumuzu değiṣtirmek zorundayız

  • İsmail ENGİN

    3.12.2025 18:06:07

    Küçük resme de bakmak gerekir. Türkiyede fetullah gülen yapılanması sosyal hayata çok büyük zarar vermiştir. Dini anlatanların gücünü zayıflatmıştır. Cemaatlerin güvenirliliğini zedelemiştir. Halen daha yalan konuşmaya devam ediyorlar.

  • İsmail ENGİN

    3.12.2025 14:04:52

    Demokrasinin handikapları da var. Her zmaan yönetim iyi ellerde kalmıyor. O yüzden avrupadaki birçok gelişmiş demokraside komunist partileri seçime sokmazlar. Bizde de kemalist zihniyet öyle. Demokrasiyi tahrip edip kendi zihniyetlerini halka dayatıyorlar.

  • Demokrat Avrupa

    3.12.2025 14:04:09

    “Depremsel” kelimesi metinde geçmiyor. “Küresel” ve “global” kelimeleri ise kimlik oldular ve bunları cihanşümul hareketleri ve cereyanları izah etmek için kullanmak zorundayız. Metnin içeriği tamamen Risale-i Nur ve bilhassa Lahikalar bölümü ile uyumlu. Uzun zamandan beri sizin yazdığınız yorumları inceleyenler şu sonuca varmaktadır: Maalesef yazılanları anlamıyorsunuz...

  • Suad

    3.12.2025 13:54:18

    "Küreniz aynı küre, lâkin hadiseleri önceki zamanlarla karşılaştırılmayacak kadar farklı, girift, tarihe ve zamana yabancı… Dünya küçülmüş, küçülen dünyada insan dehşetlice dönen çarkın içine düşmüş." Kafası karışık genç ruhlarda yansıması çok net anlaşılan bir betimleme... Binlerce kavram, binlerce kimlik, daha kendini çözemeyen insan dünyayı anlamaya çalışıyor. Kur'an ışığıyla bakmayan okuyamaz bu kitabı

  • Hür Avrupa

    3.12.2025 12:42:12

    Zaman çok hızlı akıyor ,bilip bilmeden zamanın getirdiklerine insanoğluda alışıyor,Rabbim uyanık olmayı zamanın hillelerine karışmadan sratimüstekimde durmayı ve ferasetle muhakemeyle olayları tahlil etmeyi nasip etsin."Dünya 1 gündür ,o da bugündür "sözünüde kulağımıza küpe yapıp hareketlenmede fayda var.

  • cemal

    3.12.2025 12:35:51

    Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği kabine toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Somali'nin "zar zor bir ülke olduğunu" savunan Trump, "Onların hiçbir şeyi yok. Ülkeleri berbat. Birbirlerini öldürmek için koşturup duruyorlar. Hiçbir yapı yok. Bize katkı da sağlamıyorlar" ifadesini kullandı.Somali uyruklu göçmenlerin ülkede barınmasını istemediğini belirten Trump, "Onları ülkemizde istemiyorum. Ülkelerinin iyi olmamasının bir sebebi var. Ülkeleri kokuyor ve biz onları ülkemizde istemiyoruz." dedi. Adamların ülkesini işgal et bütün zenginliklerini ellerinden al kendi ülkelerinde bir sürü entrikalarla açlığa mahkum et sonra ölmemek için göçmek zorunda kalınca da biz gelmeyin. bunca zulüm, kıtal, tehcir, yağma ve talan bu dünyada değilse de inşaallah ahirette cezasız kalmayacak.

  • Hüseyin T

    3.12.2025 09:28:48

    [2] İman, birlik ve merhamet üzerine kurulu olan hakiki medeniyet nizamına karşı, kökü dinsizlik ve tecavüz felsefesine dayanan bu anarşist ruh, nihayetinde kendi kendini de tüketecek bir ateştir. Lâkin, bu ateşten korunmanın yegâne çaresi, kuvvet, siyaset veya ilim değil; ancak ve ancak "Tevhid" kal'asına sığınmak ve fıtratın sesini, yani "Hak"ın terazisini, her hadisenin ölçüsü yapmaktır. Hocamızın yazısında zikredilen "küresel tahripçiler" meselesi, bir yönüyle dehşet verici, diğer yönüyle ümit kırıcı değil. Çünkü her fitne, beraberinde onu def edecek bir basiret, her zulüm, ona karşı duracak bir adalet arayışını da doğurur. Mühim olan, bu fırtınalı zamanda, "sağlam bir ip" olan Kitap ve Sünnet'e sımsıkı sarılmak ve fıtratın diliyle konuşan Risale-i Nur gibi hikmetli eserleri ve sesleri, bu küresel gürültü içinde duyurabilmektir. İnşaallah, bu mücadele, hakkın batıla galebesiyle nihayet bulacaktır.

  • Hüseyin T

    3.12.2025 09:27:54

    [1] Kıymetli Hocamız, muazzam bir girizgâh ile derûnî bir meseleye işaret buyurmuşlar yine. Zamanın ölçülerinden bahsedilmesi, kalb-i insanda "Levh-i Mahfuz"un hakikatini ve her şeyin bir mikyas ile yazıldığını hatırlatıyor. Ahir zamanın bu çalkantılı sularında, "fitne" ve "nifak" tohumlarının nasıl küresel bir tufana dönüştüğü, basiret sahipleri için apaçık görünüyor. Maddiyat ve heva perdesi altında yatan bu küresel cereyan, bir nevi "seküler câhiliye" hükmünde; insanı Hâlık'ından, mahlûkatından ve hatta kendi fıtratından koparan bir tufan. "Küçülen dünya" tabiri, bedenen belki doğru, lâkin ruhanî ve mânevî cihetten dünyanın katbekat büyüdüğü, genişlediği ve insan yüreğine korkunç bir yük yüklediği de aşikâr. Babalarımızın asırlarda yaşadığı imtihanları, bizler senelere, hatta aylara sığdırıyoruz. Bu da, mâneviyat ve metanet ihtiyacımızı eskisinden katbekat artırıyor. "Her şey mübah" anlayışına dayanan bu dehşetli düstur, "İlâ-yı Kelimetullah" davasının tam zıddıdır.

  • [email protected]

    3.12.2025 09:03:07

    Teşekkürler emeğinize sağlık Şükrü bey

  • Abdürrezak

    3.12.2025 08:49:29

    “ Dünya küçülmüş, küçülen dünyada insan dehşetlice dönen çarkın içine düşmüş. Babalarımızın asırlarda yaşadıklarını, senelerde yaşamaya başlamışız. Büyük ülkeler metropollere, dünün büyük şehirleri mahallelere ve köyler ise zamanımızın evlerine sığışır olunca; önceki neslinizle irtibatınız koptuğunda yolunuzu şaşırıyorsunuz, artık. Küçülerek avucunuza sığmış dünyamızda olan-biteni takip de kolaylaşıyor. Levh-i Mahfuz açılmadan çok şeylerden haberdar olabiliyorsunuz.“ Dehşetli bir sırr, ancak farkına varamıyoruz. .

  • S.topuz

    3.12.2025 07:22:01

    "Amma hikmet-i Kur'aniye ise, nokta-i istinadı, kuvvete bedel "hakk"ı kabul eder. Gayede menfaate bedel, "fazilet ve rıza-yı İlahî"yi kabul eder. Hayatta düstur-u cidal yerine, "düstur-u teavün"ü esas tutar. Cemaatlerin rabıtalarında; unsuriyet, milliyet yerine "rabıta-i dinî ve sınıfî ve vatanî" kabul eder. Gayatı; hevesat-ı nefsaniyenin tecavüzatına sed çekip, ruhu maâliyata teşvik ve hissiyat-ı ulviyesini tatmin eder ve insanı kemalât-ı insaniyeye sevk edip insan eder. Hakkın şe'ni, ittifaktır. Faziletin şe'ni, tesanüddür. Düstur-u teavünün şe'ni, birbirinin imdadına yetişmektir. Dinin şe'ni, uhuvvettir, incizabdır. Nefsi gemlemekle bağlamak, ruhu kemalâta kamçılamakla serbest bırakmanın şe'ni, saadet-i dâreyndir (Dünya ve Âhiret saadetleridir.)." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler - 133 - 🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    3.12.2025 07:18:26

    "Amma hikmet-i felsefe ise, hayat-ı içtimaiyede nokta-i istinadı, "kuvvet" kabul eder. Hedefi, "menfaat" bilir. Düstur-u hayatı, "cidal" tanır. Cemaatlerin rabıtasını, "unsuriyet, menfî milliyeti" tutar. Semeratı ise, "hevesat-ı nefsaniyeyi tatmin ve hâcat-ı beşeriyeyi tezyid"dir. Halbuki kuvvetin şe'ni, tecavüzdür. Menfaatın şe'ni, her arzuya kâfi gelmediğinden üstünde boğuşmaktır. Düstur-u cidalin şe'ni, çarpışmaktır. Unsuriyetin şe'ni, başkasını yutmakla beslenmek olduğundan, tecavüzdür... İşte bu hikmettendir ki, beşerin saadeti selb olmuştur." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler - 132 - 😭🇵🇸😭🇵🇸🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • İzzet

    3.12.2025 00:37:14

    Gülen grubu da bu global tahripçilerin aparatlarından biridir.

  • Ahmet

    3.12.2025 00:34:47

    Ahirzamanın kulvarından olaylara bakınca, elbette deccaliyet görünecektir.

  • Recep Ayer

    3.12.2025 00:27:42

    "Küresel ,depremsel vs" bu kelimelere gerek var mı lisanımızda karşılığı olan kelimeler varken?Çaremiz ve hizmet tarzımız Risale i Nur ve lahikalarda belirtilen hareket çerçevesinde olacaktır.Üstadımız kıyamete kadar değişmeyecek prensipler yazmıştır.Başka yollar aramak bize uzaktır.Çünkü malikinin sahibini bulamayan ve uzak kalan beşer türlü dalaletlere girmeye namzettir.Risale i Nurlar bize sahibimizi Yaradanımızı tanıttırıyor.Onun dışında Fuzuli nin dediği gibi "İlm bir kıyl u kâl imiş ancak"

  • İnayet

    3.12.2025 00:25:43

    Evet, ilgilendiğiniz konunun kaynaklarına inmeniz, bizim için faydalı ve ilginç oluyor. Allah razı olsun.

  • Bedreddin

    3.12.2025 00:17:10

    Ulûhiyetlerini hegemonya olarak ihsas eden global cereyanların, hedeflerine ulaşmak için her türlü zulmü ve tahribi mübah gördüklerini bilmeyenler.. Müthiş bir tespit Allah razı olsun milyon kere.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı