"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennetin kapısını açan anahtar

Süleyman KÖSMENE
18 Temmuz 2019, Perşembe

Zafer Karlı: “31. Söz’den aldığım şu paragrafta altı çizili olan kelimelerden maksat nedir? “Evvelki âyet-i azîmenin azîm hazinesinden, yalnız ‘innehû’ zamirinde bir düstur-u belâgata istinad eden iki remzin meselemize münasebeti olduğu için, i’caz bahsinde beyan edildiği üzere yazacağız. İşte, çendan O bir abddir ve o seyahat bir mirac-ı cüz’îdir. Fakat bu abdin, bütün kâinata taallûk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenâb-ı Hak kendini “bütün eşyayı işitir ve görür” sıfatıyla tavsif eder tâ, o emanet, o nur, o anahtarın cihanşümul ve muhit ve umum kâinata âmm ve bütün mahlûkata şamil hikmetlerini göstersin.” 1

BİR DÜSTUR-U BELÂGATA İSTİNAD  

İsra Sûresi’nin ilk âyeti, başlı başına bir mu’cize olan, Peygamber Efendimiz’in (asm) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya olan gece yolculuğunu haber verdikten sonra, “Muhakkak ki O, her şeyi hakkıyla işiten ve her şeyi hakkıyla görendir.” Fezlekesiyle bitiyor.

Bu fezleke “innehû” (Muhakkak ki O) zamiriyle başlıyor. 

Bu zamirde Kur’ân’ın mu’cizelerinden olan öyle bir belâgat düsturu vardır ki, Bediüzzaman bu düsturla buradan “iki remiz” çıkarıyor:

1- İnnehû zamirinin Peygamber Efendimiz’e (asm) raci olması.

2- İnnehû zamirinin Cenab-ı Hakk’a raci olması.

İnnehû zamirinin her iki makama raci olması, bu zamirde yer alan belâgat düsturundan anlaşılıyor.

BİR EMANET  

Mi’rac yoluyla Allah’ın huzuruna yükselen sadece Peygamber Efendimiz’in (asm) zatıdır. Bu yönüyle mi’rac cüz’îdir. Yani tek şahısla sınırlıdır.

Bununla beraber bu tek şahıs öyle bir temsil gücüne sahiptir ki, beraberinde bütün kâinatı ilgilendiren bir emanet vardır.

Bu emanetten maksad, din-i mübin-i İslâm’dır. Çünkü bu din geçmiş her bir peygamber döneminde bir hakikati nazil ola ola, nihayet son Peygamber Hazret-i Muhammed (asm) ile tamamlanmış, kemale ermiş ve bütün kâinata rahmet bir dindir.

Bu emanetten maksad, Peygamber Efendimiz’in (asm) bütün kâinat’ı temsil yetkisidir. Peygamber Efendimiz (asm) bu yetkiyle Cenab-ı Hakk’ın huzuruna yükseliyor. Ve o yüksek huzurda bu yetkiyle kâinatın her bir unsurunu, her bir cüz’ünü mükemmel temsil ediyor. Sadece inse ve cinne değil; bütün kâinata ümit oluyor.

Bu emanetten maksat, Peygamber Efendimiz’in (asm) şefaat-i uzmasıdır. Bu öyle bir şefaattir ki, dünyayı da, kâinatı da, ahireti de tenvir ediyor, rahmete gark ediyor. Bu öyle bir şefaattir ki, ona doğru tek bir adım bile atan adam necat buluyor. Ademden, ateşten, nardan, Cehennemden, gazaptan, azaptan, hicrandan, dalâletten kurtuluyor.

KÂİNATIN RENGİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR NUR 

Bu emanetle başta insanlar ve cinler dâlalet karanlıklarından kurtulmuş, hidayet aydınlıklarına çıkmıştır. Kâinat karanlık ve anlaşılmaz bir zulmete sarılmışken, okunmayan ve muallimsiz bir kitap haline düşmüşken, bu emanetle birden her tarafı aydınlanmış, kâinat Hâlık’ı bilinmiş, kâinat Hâlık’ının tevhidi, ilmi, hikmeti, zikri, rızası, rahmeti, muhabbeti, mağfireti, yakınlığı anlaşılmıştır. 

O’na ulaşma yolları tebarüz etmiş, kâinatın her bir cüz’ünün her an O’nu zikirde ve tespihte olduğu görülmüştür. Kâinat bu emanetle birden bire zulmetli bir karanlıktan, nurlu bir aydınlığa kavuşmuştur. Gece gibi zifiri karanlıkken, gündüz rengini almıştır.

SAADET-İ EBEDİYENİN KAPISINI AÇACAK BİR ANAHTAR   

Bu öyle bir emanettir ki, hem dünyayı, hem kâinatı, hem ahireti zulmetli karanlıklardan kurtaran ve ebedî olarak aydınlatan, ebedî saadeti açan, ins ve cinin ebedî hicranını bitiren ve ins ve cinni daimî huzur ve mutluluklara uçuran bir anahtar hüviyetindedir.

Bu anahtar olmadan Allah’ın rızası ve rahmeti bilinmez, Cehennem’den kurtulunmaz, ebedî saadet kapısı açılmaz ve ebediyetin, saadetin, huzurun, rızanın, safanın ve ihtişamın zirvesinde bulunan Cennet’e girilmez.

Cenab-ı Hak bütün ehl-i imanı bu muhteşem zirvede buluştursun. Ve bütün ehl-i imanın acılarını bu muhteşem zirvede dindirsin. Âmin.

Dipnot:

1- Sözler, s. 911, 912.

Okunma Sayısı: 2095
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı