"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dört âyette Cennet gerçeği

Süleyman KÖSMENE
13 Mayıs 2020, Çarşamba
Afyon Şuhut’tan İsmail Ayten: “Fatır Sûresi 32, 33, 34, 35. Âyetlerinde anlatılan Cennetin sıfatlarını açar mısınız?”

İNSANLAR ÜÇ SINIFTIR  

Bahsettiğiniz âyetlerden ilkinin meali şöyledir: “Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.” 1

Demek şu ki:

1- Cenab-ı Allah kitabını herkese nasip etmiyor. Sevdiği ve seçtiği kimselere nasip ediyor. Hidayeti elinde bulunduruyor.

2- İnsanlar üç kısımdırlar:

I) Nefsine zulmedenler: Bunlar kâfirler, münafıklar, fasıklar ve günah işlemeye devam edenlerdir. Tövbe etmeyenlerdir. Duâmız Rabbim’in bu zümreye tövbe nasip etmesidir.

II) Muktesıt olanlar, ortada gidenler, itidal sahipleridir. Bu zümre hidayettedir. Allah’ın dinine ulaşmışlardır. Cennet’i umarlar. Cehennem’den ve günahtan Allah’a sığınırlar. Allah’tan mağfiret dilerler.

III) Dinde, itikatta, takvada, ahlâkta, salih amelde önde olanlardır. Bunlar Peygamberler, âlimler, mücedditler, kutuplar, imamlar, sahabeler, mücahitler, şehitler gibi Allah’ın izniyle ve lütfuyla hayırda önde olan kutlu bir zümredir.

ADN CENNETLERİ   

Sonraki âyetin meali şöyledir: “Onlar, Adn Cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir. 2

Yukarıdaki son iki sınıfın gidecekleri müstesna bir yer vardır: Adn Cennetleri.

Cennette hayat cismanidir. 3 Adn Cennetlerine girenler süslü ve ipekten elbiseler giyerler, emsalsiz mücevherlerden, incilerden, altın bileziklerden takılar takarlar. Bunlar erkekler için dünyada haram olan, ancak Cennette birer ikram-ı İlâhî olan nimetlerdir. Dünyada sakındırılmasının bir hikmeti belki de Cennette kıymetinin daha iyi bilinmesi olabilir.

Cennetin zevk ölçüsünün dünyadaki gibi olmadığı da anlaşılıyor. Dünyada bunlar erkeklere kibir ve gurur veriyor. Oysa dünyada kibir, gurur ve tahakküm ahlâkı çürütüyor. Cennette ise bu hikmetler olmayacaktır. Herkes orada kendi ameline ve derecesine göre altın bileziklerle, incilerle, ipek elbiselerle süslenecektir. Bu onlara kibir vermeyecektir. Çünkü herkes kendine göre yüksek bir derecede olacaktır.

CENNETTE ŞÜKÜR İFADELERİ 

Sonraki âyetler, Cennet ehlinin Cennette bu lütuf ve nimetlere karşı Allah’a teşekkür edeceklerini bildiriyor: “Şöyle derler: “Hamd, bizden hüznü gideren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir. O, lütfuyla bizi dar-ı Mukameye (kalıcı Cennete) yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez.” 4

Bu âyetlerde dikkatimizi çeken ilk ikram Cennette hüznün olmayacağıdır. Bu kendi içinde emsalsiz bir nimettir. Hüzün bizim en mutlu anlarımızda nevrimizi döndüren, uykumuzu kaçıran, kaygılarıyla, endişeleriyle ağzımızın tadını acılaştıran şeydir. Dünyada en mutlu anlarımız, hiç kaygımızın olmadığı anlardır. Küçücük bir kaygımız bile olsa mutluluğumuz alt üst oluyor, huzurumuz kaçıyor, hayatımız acılaşıyor.

Dünyada her şey bize hüzün veriyor. Çünkü dünya fanidir. Ancak Cennette kaygı duyulacak, uykumuzu kaçıracak bir hüzün ve gam yoktur. Bir dileğimiz olsa derhal kabul görüyor. Bir sıkıntımız olsa derhal gideriliyor. Dünyada toz kondurmadığımız bir sevdiğimiz Cehenneme düşmüş olsa, sırf bizi üzmemek için ya rahmet-i İlâhiye bizim ricamız ile onu oradan çıkarıyor, ya da adalet-i İlâhiye cezası konusunda kaygımızı gideriyor.

Şükrün tam karşılığı olan Cennet, Cennet’e girenler için kalıcı bir yurttur. Orada yorgunluğun da, usançlığın da olmayışı iki ayrı muhteşem nimettir. Ne koyu gölgelerinde iskemlelerde oturmak ve sohbet etmek insanı usandıracaktır, ne Cennet’in bağ ve yamaçlarında gezmek, ne köşk ve konaklarında bin bir türlü meşgale ile meşgul olmak insanı yoracaktır.

DUÂ

Allah’ım! Benim günahım çoktur! Mağfiretini lütfeyle! Rahmetini lütfeyle! İnayetini lütfeyle! Değersiz amelimi yüzüme vurma! Kabulünü lütfeyle! Muhabbetini lütfeyle! Rızanı lütfeyle! Cennetini lütfeyle! Âmin.

Dipnotlar:

1- Fatır Sûresi: 32. 2- Fatır Sûresi: 33. 3- Sözler, s. 563. 4- Fatır Sûresi: 34, 35.

Okunma Sayısı: 1737
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı