"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Virüs de fani, ondan korkan bizler de

Zeynep ÇAKIR
22 Kasım 2020, Pazar 00:05
Koronavirüs hücrelere sirayet edip kısa sürede tahrip etmesi hasebiyle korkulan bir hastalık.

Hastalığın başladığı günlerden itibaren gruplarda devamlı Hucurat Sûresi’nin okunması tavsiye edildi, sayılar adetlerce alındı, okundu.

Ama Hucurat Sûresi kelime anlamıyla hücre, oda, manasında olsa da mahiyeti Müslümanların ahlâkî yönden riayet etmesi gereken davranışlar, görgü kuralları gıybet ve suizandan kaçınma, birbirlerini sevme, uhuvvet gibi tavsiyeleri ihtiva eden bir âyet. 

Bu özellikleriyle aslında koronavirüs için hassaten okunması tam muvafık düşmüyordu. Sonra bu fark edildi ve bu itiyaddan vazgeçildi.

Zaten Kur’ân rıza için okunan ve bütün camiyetiyle mü’minlere bir şifa olarak gönderilen bir kitab-ı Kelâm. Biz rıza için okur, hassaten ecrini sevabını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz.

Ama şu var; Osmanlı Devleti’nde muhtelif zamanlarda vuku bulan ve imparatorluğun çeşitli yerlerinde olduğu gibi İstanbul’u kasıp kavuran veba salgınlarında şeyhülislâmların direktifiyle camilerde, minarelerde ve halkın da tevbe istiğfar için bir araya geldiği Okmeydanı ve Alemdağ gibi yerlerde yapılan niyazlar, duâlar eşliğinde Ahkâf ve Duhân Sûreleri okunurdu.

Zira bu salgının Allah’tan gelen bir ceza ve iyi bir kul olmak için tevbe istiğfara bir vesile olduğuna ınanılır, Cenab-ı Hak’tan bu şekilde şifa niyaz edilirdi. 

1591’de devlet adamları halkın iştiraki, hatta tevbelerin kabulü için çocukların da iştirak etmesiyle toplu hatimler, hapishanelerdeki masumların serbest bırakılması gibi affa mazhar bütün vesilelere müracaat edilmişti.

Belki de bunların sonucu duâların kabulünün tezahürü olarak tarihçi Selânikî, daha önce İstanbul’un farklı kapılarından günde en az 325 tabut çıkarken bu duâdan sonra ölü sayısının günde 100’e düştüğünü kayda geçirmişti. 

Osmanlıda gördüğümüz veba salgılarında da sürenin en az 1 yıl kadar devam ettiğini anlıyoruz. O zaman da tıbbî metodlar aşağı yukarı aynı. 

Temizlik, beslenmeye dikkat, sık sık evi havalandırmak, şehir dışında köylerde oturmak, halk arasına karışmamak ve çok enteresan; özellikle turşuyu çok tüketmek. 

Yemeklere muhakkak sirke ve limon katmak gibi uygulamaların geçerli olduğunu görüyoruz. Demek ki insanoğlu şunda yanılıyor: Bir bize isabet etti sanıyoruz musîbetleri. Dünyada bir biz böyle bir şey yaşadık sanıyoruz.

Ama geçiyor gidiyor, işte. Biz de kalmıyoruz, biz de bundan kurtarsak başka bir sebeple göçüp gidiyoruz dünya üzerinden.

Virüs de fani, ondan korkan bizler de fani hasılı...

Okunma Sayısı: 3179
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Remzi Telli

    23.11.2020 07:36:20

    ALLAH razı olsun.

  • Zeliha

    22.11.2020 10:49:16

    Allah razı olsun. Çok istifadeli bir yazı olmuş. Tam da ihtiyacımız olan bir içerikle yerine oturdu şimdi. Daha ne biliyorsan paylasmani bekleriz.

  • Sezai MUMCU

    22.11.2020 03:41:38

    Korku korunmak icin verilmis bir ni'mettir. Neden korunacagiz ve ne ölcüde olacak? Peygamberimiz ASM ilan ediyor: Icinizde Allah'tan en cok korkan benim" Peki bu en yerinde korkunun etkisi neydi. Allah'tan gayrisi (masiva) icin hemen hemen hic bir korku geriye kalmiyordu, belki ümmeti icin bir endise seviyesine düsüyordu. Hz. Ömer RA ve Hz. Ali RA gibi cesur kahramanlarin itirafiyla biliyoruz ki cenk meydaninda Allah Resulü ASM kadar korkusuz kimse yoktu, biz bile onun arkasina siginirdik demislerdir. Allah'a karsi korku onun rahmetinden yoksun birakilacak yasaklari islemek veya emrolunani yapmamaktan ötürü olan hissiyattir. Halilibrahim AS'i mancinikla atese atildigi an Hz Cebrail AS onu kurtarmak icin yaninda belirip teklif etti. Bana Allah yeter diyen Halilullah AS masiva olan atesten korkmadi, Allah cc da onu yaktirmadi. Hayir masivadan korkmuyoruz öyle korkuyla Allah'a elacmaya yüzümüz kalmaz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı