"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

ABD Adalet Bakanına

Ahmet BATTAL
15 Kasım 2020, Pazar
Açık mektubumdur.

Sayın Adalet Bakanı (Attorney General),

Sizden birileri ülkesindeki zulümleri (meselâ Kızılderililere yaptıklarınızı) görmezden gelerek dünyaya nizamât vermeye kalkmış. Bir endeks hazırlayıp uygulamış ve puanlamaya bizim ülkemizi de dahil etmiş. 

Çıkan sonuca göre Türkiye “hukukun üstünlüğü ilkesi” yönünden pek de iyi durumda değilmiş. Peh peh peh.

Önceki gün ülkemizdeki Devletimizin Adalet Bakanı Abdulhamit Gül TBMM’deki bir konuşmasında aynen şunları söyledi: 

“Bu Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ni kim hazırlıyor? ABD Barolar Birliği hazırlıyor. Söz konusu endeks, uzman görüşleri, anketlere dayanıyor. Görüşleri kimlerden aldığı belli değil. İsimler, uzmanların isimleri, hangi bilimsel metot uygulandığı belli değil.”

Sayın Bakan,

Biliyoruz sizde 1939 tarihli Hatch Kanununa göre başkan ve başkan yardımcısı dışındaki kabine üyeleri ve Federal bürokrasinin hiçbir üyesi ve dolayısıyla siz siyasî hiçbir faaliyete katılamıyorsunuz. 

Ama bu soruları biz yine de size soracağız: 

Siz ve ekibiniz ne hakla bizim ülkemizi böyle endekslere dahil edip küçük görmeye ve göstermeye çalışıyorsunuz!

Nitekim Adalet Bakanımız o konuşmasında size en güzel cevabı da verdi (Belki duymamışsınızdır, biz aktaralım ki doğruyu öğrenin): 

“Benim için en büyük endeks kalbimdir. Yargıya güvenle adalete güveni de ayırmak lâzım. En iyi endeks insanın kendisi ve toplumun, bizim Türk toplumunun endeksidir.” 

Evet Sayın Bakan, buna ne diyeceksiniz?

Öncelikle yargıya güvenle adalete güvenin ne kadar ayrı şeyler olduğunu o sizin barolarınıza anlatınız. (Yapamazsanız biz gelelim ve anlatalım). 

İkincisi bizim bakanlarımızın ve cumhurbaşkanlarımızın kalbi bizim için yeterli bir ölçektir. Biz kendisini kendisinden soran fertlerden oluşan bir milletiz. Bu bize yetiyor. 

Üçüncüsü bizim toplumumuzun endeksi de bu konuda yeterlidir. Bizim adalet anlayışımız başkalarınınkine benzemez ve benzemesi de gerekmez. 

Farkındayız. Bu türden bir adalet biraz sübjektif olabiliyor. Ama olsun. Biz bize benzeriz. 

Hem bizim adaletimiz de bize benzer ve başkalarına benzemek zorunda değil. Zaten biz endekslere sığmayız, taşarız. Zaten bizim Cumhurbaşkanımız da önceki günkü konuşmasında ekonomide ve adalette yeni bir reformdan bahsetti. Demek bizi bize biraz daha benzetecek bazı atılımlar da gelecek. 

Siz ve sizin gibiler “hür dünya”yı temsil ediyoruz diyerek bize tepeden bakma hakkına sahip değilsiniz. 

“İnsan hakları evrensel beyannamesi” mi dediniz? 

Yok canım, daha neler… 

Hem dünya düz değil ki!

Okunma Sayısı: 2370
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özgür bey

    16.11.2020 14:42:25

    Son iki yazınızda ki üslûp çok güzel olmuş . Mizahi kıyaslama olayları daha güzel anlatıyor. Tebrik ederim.

  • Said Yazar

    15.11.2020 12:22:00

    Değerli Hocam, kaleminize sağlık.hukukcu olmanın hakkını veriyorsunuz.Tebrikler ve Teşekkürler

  • Mehmet

    15.11.2020 00:36:34

    Harika bir yazı olmuş.gecenin yarımında gülmekten kırıldım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı