"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cezaevleri neden ıslah edemiyor?

Ahmet BATTAL
03 Haziran 2020, Çarşamba 00:05
Bugün bu sorunun cevabına yardımcı olmak üzere bir okuyucumuzun verdiği bazı bilgileri ve tekliflerini aktaralım:

Cezaevlerinin ve infaz sisteminin durumu içler acısı. Bunu ancak -haklı ya da haksız- cezaevine giren insan anlayabiliyor. 

Kalabalık koğuşlar, yetersiz yemekler, sağlık problemleri, mahpusun hakları noktasındaki problemler gibi daha birçok problem çözüm bekliyor. Cezaevlerini nüfusu itibariyle seksen ikinci ilimiz sayabiliriz. 

Bu yoğunluk ve tablo bize şunu söylüyor: Biz suç ve suçlu ile mücadelede de başarısız olduk, suç oranını düşürmek yerine yeni hapishaneler yaparak (!) çözüm bulduk. Problemi günlük politikalarla çözmeye çalışıyoruz. Yeni bir sistem kuramadığımız sürece de infaz sistemi devletin sırtına bir yük ve iyileşmeyen bir yara olarak kalacak.

Öncelikle sistemin ıslah edici bir sistem olmayıp cezalandırıcı bir mantık üzerine inşa edildiği aşikâr. Bundan dolayı da cezaevinden çıkan birçok hükümlü tekrar suça bulaşıyor, mükerrer suç işliyor.  Sebebi basit. Uyuşturucu torbacısı olarak cezaevine giren adam içeride uyuşturucu toptancıları ile tanışıyor, diğer uyuşturucu satıcıları ile adeta zümre toplantıları düzenleyip nerede yanlış yaptıklarını tesbit etme imkânı buluyor. Hırsızlıktan içeri giren içeride diğer hırsızlardan kilit patlatmayı, araba kapısı açmayı öğreniyor… Başka birçok trajikomik örnek vermek mümkün.

Bunun önüne geçmenin en temel yolu eğitim ve ıslah-iyileştirme çalışmalarının infaz hesap sistemine entegre edilmesi. 

Meselâ ilkokul mezunu olarak cezaevine giren bir hükümlüye “ortaokulu bitir infazından bir sene düşeceğiz” ya da “liseyi bitirirsen iki sene düşeceğiz” desek. Ya da “hafızlık yaparsan iki sene”, “cezaevinde meslek öğrenirsen iki sene infazından düşeceğiz” desek. Ya da “okuduğun her kitap için infazından üç gün düşülecek” şeklinde bir sistem kurulsa…

Elbette hepsinin içine Allah korkusu ve vicdan muhasebesi dersleri yerleştirilmek kaydıyla. Bu teşviklerle cezaevleri bir ıslah ve tekâmül yeri haline gelebilir. 

Bu işin kanunî altyapısı hazırlandıktan sonra uygulama için de yönetim sistemi değişmeli. Cezaevi yönetimleri hâkim ve savcıların terfide sıçrama tahtası olmaktan çıkarılmalı. İçeriden terfi sistemi ile yöneticilik yapacak olan tecrübeli uygulamacılar yetiştirilmeli. 

Cezaevi yönetiminin bağlı olacağı bakanlık da değiştirilmeli. Islah işleri için en uygun bakanlık hangisi ise o olmalı. 

Sadece sayısal istatistikler ile günü kurtarıp niteliğe hiç bakmadan yapılan işler cezaevlerinin ıslahhane olmasının da önündeki en büyük engeldir. Meselâ, il halk kütüphaneleri ile yapılan protokol ile artık hükümlü ve tutuklular il halk kütüphanesindeki kitaplardan da yararlanabiliyor. Ama bu uygulamanın sonuçları bir istatistik bilgisinden öte geçemiyor. 

Asıl istatistik cezaevinin kimler üzerinde ne yönden, nasıl ve ne kadar etkili olduğunu göstermeli. Sonuç rakamları işe yarar olmalı. 

Son olarak, cezaevi ancak mahpusun, yakınlarının, eğitimcilerin, hukukçuların, psikologların, din adamlarının, halkın vicdanını temsil edecek vatandaşın hep birlikte müdahil olduğu bir sistemle ıslahhane olur.

Okunma Sayısı: 2215
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    3.6.2020 05:54:40

    Ahmet hocam Allah razı olsun.İnsan şaşar-beşer elbette kimsenin suç işlememesi temenni edilir.Lakin trafik kazası,ticari hayatındaki bir hata yada tuzağa düşürülmesi ya da bir anlık öfkesinin sonucunda suçlu duruma düşenlerin azılı ve suç makinası olanlarla bşir tutulmayıp,tekrar topluma kazandırılması faaliyetlri hem insanımız hem geleceğimiz(hatta ikide bir BEKA BEKA diye ajitasyon yapanlara)yani ülke teminatı için belirttiğiniz ıslahvari çalışmların an bean hayatşiyete geçirilmesi şarttır. Yeni cezaevleri,bilmem dünyanın en büyük adliye sarayları yaptık diye övünmelerle bu problem geçiştirilemez. Ülkemiz şehrinin bir işi için firma ile belediye mahkemelik olurlar.Hollanda da tahkim davası görülecektir.Mahkeme bizdekilerin benzeri olmayan basit ve iki katlı bir bina,hakim ise ogün sadece bu davaya bakacak bir hakimdir.Hakim der,şiakyetçi belediye türk,firma türk neden buradasınız. Bu milleti şu hallere düşürenlere yazıklar olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı