"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gazeteciliğe virüs bulaşmış

Ahmet BATTAL
22 Mart 2020, Pazar
Bir okuyucumuz bize zaman zaman bazı köşe yazılarının linkini gönderir ve biz de bu sayede(!) dünyadan ve gerçeklerden haberdar oluruz.

Bunlardan biri ile basına bulaşan virüsü yeniden ve yakından tanıdık. 

Şu cümleler bir gazete köşe yazısından: 

“Maalesef Avrupa berbat durumda; tekrar barbarlık dönemine dönüyor gibiler. Yağmalama görüntüleri gerçekten korkunç. OHAL ilân edilen sokaklarda tanklar ve maskeli askerlerin görüntüleri korku filmlerini andırıyor. Nüfusun yaşlı kesimi kendisini ölüme terk edilmiş hissediyor. Yoksullar, tedavi imkânlarından yararlanamamaktan korkuyor. Yabancılar bir an önce kendi ülkelerine dönme telâşında. Avrupalıların kendi medeniyetlerine olan azıcık inançları da bitmiş durumda.”

Bu tesbitlerin ve bilhassa buradaki genellemelerin doğru olup olmadığı her şeyden önce bakış açısına göre değişir. Bize göre tablo ülkeden ülkeye değiştiği gibi eyaletten eyalete ve şehirden şehire de değişir. Sağlık gerekçesiyle OHAL ilân edilen bir ülkede tankların gövde gösterisi tartışılabilir elbet. Ama bunu “yaygın” bir durummuş gibi göstermek gazeteciliğe yakışıp yakışmadığı tartışmalı olan bir genellemeciliktir. 

Yine de asıl problem yukarıda değil, yazının devamındaki şu cümlelerde: 

“Avrupa’da yaşanan görüntülerin aynısını Türkiye yaşamadı diye içlenen, üzülen, öfkelenen fosilleşmiş bir muhalefetimiz ve adeta kelaynak gibi (sağda solda … gibi internet sitelerinde) tek tük kalmış bazı yazarlarımız var. Sokaklarda neden tanklar, eli silâhlı-maskeli askerler dolaşmıyor diye devlete kızıyorlar!

“Yıllarca bu ülkenin ana akım medyasında yazan, bugün de bu ülkeye duyduğu kin ve nefreti… gibi yabancıların fonladığı bir internet sitesinde kusan … ve … gibiler  ‘neden İtalya gibi olmadık?’ diye açık açık hükümeti suçluyorlar. ‘Neden daha çok Koronavirüslü vatandaş tesbit edilmedi’? diye hükümete veryansın ediyorlar. ‘Neden yüzlerce, binlerce koronavirüsü bulaşmış insan yok?’ diye yazılar yazıp sağa sola tehditler savuruyorlar.”

Yazının devamında da yönetimin yeni hükümet sistemi sayesinde her alanda ve bilhassa salgını önlemede ortaya koyduğu bir başarıdan söz ediliyor. 

Bunlar için de “bu da bir görüştür” der geçeriz.

Ama yukarıdaki cümlelerdeki “muhalefet düşmanlığını” okuyunca insanın aklına “gazetecilerin içtiği suya karışan virüs”ten başka bir şey gelmiyor. 

Yanlış anlaşılmasın, yazarın bahsettiği türden insanlar toplumun ve gazetecilerin arasında yok değil, elbette var. 

Fakat yazıdaki problem başka: Bu cümlelerde “kötü örnek”lerden hareketle “muhalefet etmek suçlanıyor” ve “bu sayede iktidar aklanıyor”. 

Virüs kapmış gazeteciliğe karşı da “sosyal mesafelenme”ye devam etmek en iyisi. 

Okunma Sayısı: 1905
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bilgin Alpay

    22.3.2020 17:09:53

    Yazinin son satirindaki Tavsiyeye uyalim ben oldukca mesafeliyim aman dikkat

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı