"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmamın mal beyanı

Ahmet BATTAL
09 Mayıs 2024, Perşembe
Baştan söyleyelim ki yanlış anlaşılmasın:

Bu yazıda maksadımız, işini hakkıyla ifa eden ihlaslı ve muhterem din görevlilerini rencide ya da rahatsız etmek değil. Buna kimsenin hakkı yok.

Yazıda maksadımız Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarını ve yöneticilerini eleştirmek de değil. O konudaki haklarımız saklıdır.

Elbette her kurumsal yapıda insan unsurundan kaynaklanan bazı hatalar bulunabilir. Ama bu küçük kusurlar sebebiyle tüm kurumsal yapıyı eleştirmek ya da tahrip etmek doğru değildir. Hele bu zamanda, yani zındıkların, din hizmetlerini ve Diyaneti sürekli göz önünde tutup yıpratmaya ve töhmet altında tutmaya çalıştığı dönemde hiç doğru değildir.

Bu yazıda bizim maksadımız, dolaylı bir delil yardımıyla, Diyanet’in alelade bir devlet kurumu ya da kamu kurumu olmadığını ve dolayısıyla devlet yöneticileri ve bilhassa siyasetçilerle Diyanet arasındaki ilişkinin buna göre doğru şekilde kurgulanması gerektiğini göstermek.

Mal beyanı konusu seçimler öncesinde cumhurbaşkanı ve belediye başkanı adaylarının mal beyanı açıklamaları üzerinden epeyce tartışıldı. Bu konudaki genel düzenleme yetersizliği ve derbederlik de böylece ortaya çıkarılmış oldu. Ama biz bugün işin başka tarafındayız.

Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 1. maddesine göre Kanunun amacı, “rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele”.

Ancak Kanun kamu görevlilerinin mal beyanında bulunmasını emrederken çok geniş bir kapsam çiziyor.

O kadar ki, gazete patronları, gazete çalışanları ve köşe yazarları (kanundaki tabiriyle “fıkra yazarları”) bile mal beyanında bulunmak zorunda. Ta ki köşe yazarları kalemlerini ve köşelerini satarlarsa bu tesbit edilebilsin ve cezalandırılabilsinler.

Kanunun 2/e maddesine göre “kamu hizmeti gören memurlar” mal bildiriminde bulunmak zorunda.

Ancak kanun din görevlileri için herhangi bir istisna belirtmiyor. Onları da “din görevlisi” değil “kamu görevlisi” sayıyor. Oysa bu yanlış bir bakış açısının ürünü.

Diyanet bünyesinde olup hac organizasyonu yapan veya Diyanet’in akçeli işlerini yürüten ya da Diyanet Vakfının malını muhafaza eden ve harcayan kamu görevlileri elbette denetlenmeli. Zira onlar dünyevî yönü de olan bir iş yapıyorlar.

Ama, “in ecriye illâ Alallah (benim ücretimi ancak Allah verir)” diyerek din hizmeti gören ve devletten aldığı aylığı; verdiği hizmetin karşılığı (ücreti) olarak değil iaşe bedeli (maaş) olarak alan din görevlilerinin, rüşvet ve yolsuzlukla ve dolayısıyla mal beyanı ile ne alakası olabilir ki?

Bir imama cennet için rüşvet verilemez. Neden hediye verildiği ve neden alındığı ayrıca tartışılabilir. Ama bu hediye de herhalde dünyevî bir maksadı elde edebilmek gibi amaçlarla verilmiş olamaz.

En “torpile açık” din hizmeti(!) olan mezar yeri tahsisi bile din görevlisinin işi olmadığına göre din görevlisinin dünyevî bir görevi yok ki bu dünyadaki bir görevini suistimal edebilsin ve bunun için rüşvet almış ya da yolsuzluk yapmış olsun.

O halde, olmayan bir riski takip edebilmek için mal beyanı anlamlı değil.

O halde, din görevlileri “bilinen anlamıyla” kamu görevlisi değil.

Zaten onlar kamu görevlileri için geçerli hiyerarşiye de tabi ve dahil değiller. (Bu sebeple çoğu şehirde müftü, fazileti sebebiyle bazı imamlara cemaat olur.).

O halde Diyanet İşleri Başkanlığı siyasetten ve bürokrasiden bağımsızlaştırılmalı ve özerk bir yapıya kavuşturulmalı ki din hizmetlerinin üzerindeki lüzumsuz toz kaldırılmış olsun.

Okunma Sayısı: 1748
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A.Yılmaz

    9.5.2024 11:07:54

    Güzel bir yazı. Cami imamlarımızdan Allah razı olsun. İstisnalar olabilir ama genellikle imamlarımızdan razıyız. Camiye her şeye rağmen siyaset bulaştırmıyorlar. Ve camiler için çok çalışıp çabalıyorlar.

  • A. AYDIN

    9.5.2024 01:53:09

    Evet, bence de Din Hizmetleri Sınıfındaki personel ile Genel İdare Hizmetleri sınıfındaki personel bir tutulmamalı. Mal beyanını ikincisi vermeli.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı