"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsim hakkı ve Türkiyelilik

Ahmet BATTAL
29 Haziran 2024, Cumartesi
Almanya’daki bir futbolcunun “Türk değilim Türkiyeliyim” sözü üzerinden yeniden başlayan bir tartışma, Türkiye’deki ve yakın coğrafyasındaki milliyetçilik belasının çapını yeniden gözler önüne serdi.

Bu konu öncelikle “isim hakkı” denilen bir insan hakkı ile ilgili.

Her ana babanın çocuğuna isim koyma hakkı vardır. Ama her yetişkinin de kendisine yeni bir isim verme hakkı vardır. Gelişmiş ülkelerdeki insancıl hukuk sistemleri bu hakkı bir insan hakkı olarak kabul ederler. O sebeple “gelişmiş”lerdir.

Önce kuşatalım:

Türk, Laz ya da Çerkez olmak bir isimdir.

Bir kişinin, kendisini “Laz ve Türk” olarak ya da “Çerkez ve Türk” olarak görmesi mümkündür ve sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Zira hemen hemen tamamı Türkiye’de olan Lazlar ve çoğu Türkiye’de olan Çerkezler kendilerini Türk olarak da adlandırır. Lazların ve Çerkezlerin “aslında Türk” olup olmadığının, bu konuda, en azından bugün için, bir anlamı yoktur. “Ben Türküm” diyen bir Laza ya da Çerkez’e, hiç kimse, “hayır sen Türk değilsin” demez. Lazlık ya da Çerkezlik bilinci Türklük ile zıtlaşmaz.

Aynı durum Türkiye’deki Araplar için de kısmen geçerlidir.

Ancak sıra Türkiye’deki Kürtlere geldiğinde durum önemli ölçüde değişir.

Aslında aynı kural Kürtler için de geçerlidir ya da öyle olmalıdır.

Yani Türk olmak bir isimse Kürt olmak da bir isimdir.

Bir kişinin, kendisini “hem Türk ve hem de Kürt” olarak görmesi ve adlandırması da elbette mümkündür. Ancak bu sık vaki olan bir durum değildir. Sebepleri ayrı konudur.

Aksi de mümkündür. Yani Türkiye’de doğmuş ve büyümüş bir Kürdün, kendisini “ben Türk değilim Kürdüm” şeklinde tarif etmesi de son derece normaldir. Bir isim hakkıdır. Bir insan hakkıdır. “Kürt-mürt yok, hepiniz Türk’sünüz” saçmalığı şükür ki bitmiştir.

Kürtlükle ilgili bu durumun, Lazlıktan ya da Çerkezlikten farklı olarak, Kürtlük bilinci ile Türklüğün uyumsuzluğundan kaynaklandığı da açıktır.

Bu uyumsuzluğun etki ve tepki milliyetçiliğinden kaynaklanan sebepleri ve ayrı devlet isteği gibi sonuçları ile bunların giderilmesinin ya da karşılanmasının mümkün ve doğru olup olmadığı ve mümkünse nasıl olabileceği; dinin, sosyolojinin ve siyasetin konusudur.

Ama “ben Türk değilim, sadece Türkiyeliyim” diyecek olan bir Kürde, “hayır, sen Türkiyeli isen Türk’sün” demek isim dayatmaktır. Zira “sen Türk’sün” demek, çoğu muhatabı için “Kürt olamazsın” demekle eşdeğerdir.

Asimilasyon dil ve kültür düşmanlığıdır ve bir insan hakları ihlalidir. Beşeriyetin zenginliğini bitirmek ve insanı manen fakirleştirmektir. Aksini iddia edecek olanı empatiye davet yeterlidir. Zira “sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmaya hakkın var mı?” sorusuna “evet” diyecek kişi “medeni kılıklı bir vahşi”dir.

Almanya’daki üçüncü nesil Türkiye ya da Türk kökenlilerin önemli bir kısmının “ben Türk kökenli bir Almanyalıyım” ya da “ben Türk kökenli bir Almanım” ve hatta “ben Türkiye kökenli bir Almanyalıyım” ya da “ben Türkiye kökenli bir Almanım” demesine, aklı başında bir Alman da Alman devleti de itiraz etmiyor.

Bu cümlelere Almanya’daki ya da Türkiye’deki Türklerin itiraz etmesinin arkasında kültürel muhafazakârlık varsa mesele yok. Zira bu itiraz; “aman asimile olmayın, kendinizi ve köklerinizi koruyun” anlamına gelir. Tavsiyedir, dileyen alır.

Ama bu cümlelere milliyetçi saikle itiraz etmeye kalkmak ve “hayır sen Türk’sün, Türklüğünü inkâr ediyorsan insan bile değilsin, yırt pasaportunu ve defol” demek, insaniyeti bozan bir tahripkârlıktır.

Çare bellidir: İnsan kardeşliği, iman kardeşliği, din kardeşliği ve ittihad-ı İslam.

Usulü de bellidir: ABD ve AB iyi yönleriyle örnektir.

Okunma Sayısı: 2068
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÇeşitcioğlu

    29.6.2024 14:39:11

    Türk' ün içini algı olarak nasıl dolduruyoruz? Kabaca Amerikan ve/ veya Osmanlı gibi olmalı. - Irkçılığın zirvesinde iken de Amerikan denirdi, nisbi iyi dönemlerde de. - 1908 öncesi de Osmanlı denirdi 19012/ 13 de de. Almanlardaki gibi; normal olan kürt arap vb kökenli Türküm/ Türkiyeliyim olmalı.

  • Salih baş

    29.6.2024 13:52:58

    Zeynep hanım iyi örnek olmayan bizleriz insanlar giyimleri ile karşılanır fikirleri ile uğurlanır

  • Zeynep Taştekin

    29.6.2024 01:02:26

    AB bu konuda hiç iyi bir örnek değildir. Hangi AB ülkesinde ırkçılığa maruz kalınmıyor? Hırvatistan, Sırbistan AB üyesi olabilirken Bosna neden olamıyor? Müslüman şehirlerde camiler yıkılıp yok edilirken, devasa kiliseler yapılıyor. Dağların zirvelerine her yerden görünecek haçlar dikiyorlar. Bu hiç iyi bir örnek değil...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı