"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zabıt mümzisi ne derse o!

Ahmet BATTAL
11 Temmuz 2020, Cumartesi
Gazete Duvar’ın haberine göre, bir avukat tanımadığı bir vatandaşa kötü muamele yaptığını gördüğü bekçileri iyi niyetle uyarıyor.

Fakat bu ikaz ve müdahaleden memnun olmayan bekçiler o avukata da kötü muamele yapıyor. Buraya kadar olay normal bir polisiye vak’a. “Olmasa iyi, ama oluyor işte” denilen cinsten.

Bekçiler avukatı ters kelepçe ile götürürlerken yolda konuştukları bir başka etkili ve duyarlıvatandaş bekçilere bir akıl veriyor:

“Cumhurbaşkanına ve İçişleri Bakanına hakaret ettiği gerekçesiyle tutanak tutun, işiniz kolaylaşır!”

Onlar da öyle yapıyorlar.

Hikâyenin gerisini bilemiyoruz ama bizi aldı bir merak: Bu tür bir tutanak tutunca, -her ne demekse- “işler” kolaylaşıyor mu acaba? Word ve yeniler bilemiyor ama Google ve eskiler başlıktaki “mümzi”nin ne anlama geldiğini bilirler. Bir resmî yetkilinin yetki ve görevi kapsamındaki bir işle ilgili bir tutanağı bir ceza dâvâsında delil olup da bir hâkimin önüne geldiğinde, sanık “ben bu tutanağı kabul etmiyorum” yolunda bir savunma yaparsa, hâkim tutanak imzacısını (yani zabıt mümzisini) duruşmaya çağırır ve önce “bu imza senin mi” diye sorar. “Evet” derse bu kere tutanağın içeriği hakkında gerekirse yeniden ve tam olarak bilgilenir ve bu bilgiyi sağlam delil olarak hükme esas tutar.

Bu sebeple bu tür görevlilerin tek kişi değil en az iki kişi olarak görev yapmaları yani ekip olarak gezip dolaşmaları istenir. Zira bir memur önceden tanıdığı ve diş bilediği biri hakkında şeytana uyup haksız ve yalan bir tutanak tutabilir, ama iki memur birlikte kolay vicdansızlık yapamaz. Yine bu sebeple bu tür görevleri yapanların sık sık yer ve ekip değiştirmesi istenir. Böylece zulüm konusunda “kafayı uydurma”nın önüne geçilmeye çalışılır.

Meselâ bilhassa üniversitelerdeki sınavlarda ve ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda iki gözetmen birlikte kopya tutanağı tutarsa kopya çekildiği iddiasının ayrıca ispata ihtiyacı yoktur. Bu işle görevli olan iki kişi tutanağı tutmuştur. Aksi ispat edilmedikçe bu delil yeterli sayılır.

Bu varsayımın somut olayda geçersizliği yani tutanaktaki tesbitin yanlışlığı elbette iddia edilebilir. Ancak bu halde de tutanakta “suçludur” denilen iddiacı makul bir gerekçe sunmalı ve delillendirmeli ki hakkındaki tutanak geçersiz hale gelebilsin. Meselâ, tutanak tutanların kendisiyle şahsen husumetinin olduğunu ispat edebilirse mesele biter. Tutanak geçersiz olur. Baştaki örnek olaya dönersek:

Bekçiler kendilerine akıl öğretmeye kalkan avukata dersini vermek için, hakikatte bir hakaret yok iken hakaret iddiasıyla tutanak tutmuş olamaz mı? Olabilir. Hata yaptığını iddia ettikleri avukat gibi onlar da insan. Peki bu tutanağın aksini kim nasıl ve neyle ispat edecek?

Memurun ve bilhassa öğretmen ve polis gibi kritik meslek erbabının siyasallaşmasının vahim neticelerini 12 Eylül 1980 öncesindeki sağ-sol çatışmalarında gördük.

Türkiye’yi bu kere bekçiler üzerinden aynı yola sokmamak hususunda İçişleri Bakanlığı çok dikkat etmeli.

Okunma Sayısı: 1539
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    11.7.2020 07:46:58

    Allah razı olsun hocam.Her yazınız ve satırınız öncelikle 'HAK,konusundaki hassasiyetimizin artmasına,bu konunun sosyal hayatımızda huzur ve güvenin olmazsa olmazı olduğuna inancımızı arttırıyor. 'HAK'KIN HATIRI ALİDİR,HİÇBİR HATIRA FEDA EDİLMEZ,diyen aziz üstadımızın bu veciz ifadesi başta mahkemeler,hukuk fakülteleri,karakol ve resmi dairelerde en görülür yere asılmalı ve nakşedilmelidir. Zira haksızlıklar sosyal hayatı insanlara zından ederken,haksızlıkların önlenmesi insan hayatının kalitesini arttırdığını söylemeye gerek varmı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı