"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haram yeme

Ahmet Cemil Çökren
08 Ekim 2020, Perşembe
Geçtiğimiz günlerde bir olay duydum ve şok oldum.

Müslüman kardeşimiz bir markette alış veriş yaparken yanında duran adama gözü ilişir. Adam 5 TLlik portakaldan alır. Daha sonra kasada bakarki aynı adam. Kasiyer adama sorar: “Hangi portakaldan aldınız 3.99 TL’likten mi yoksa 5 TL’likten mi?” Adam der: “3.99 TL’lik”. Bizim Müslüman kardeş dayanamaz ve kasiyere “5 TL’likten aldı.” der. Adama da “1 TL için harama girmeye değer mi?” der. 

Âhirzamanda helâl ve haram maalesef birbirine giriyor. Çok dikkat etmek lâzım. Konu ile ilgili birkaç hadis paylaşmak istiyorum, şöyle ki;

Peygamber Efendimiz (asm) “Bir kimse (Hak yolunda) uzun sefere çıkar, saçları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâlde ellerini semâya uzatarak: Yâ Rabbî, yâ Rabbî! diye duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram (hâsılı) kendisi haramla beslenmiş olursa, böyle bir kimsenin duâsı nasıl kabul edilir?” (Müslim, Zekât, 19)

Peygamber Efendimiz (asm) bir başka hadisinde “Her kim ki, vücudunun uzviyeti haram lokma ile teşekkül etmiştir. Artık Cehennem, o vücuda yaraşan en iyi bir makardır (yerdir).” (Sahih-i Buhari, Taberani Said İbn-i Yezîd tarikıyle Ömer İbn-i Hattab)

Şemseddin-i Sivasî’nin Menakıb-i İmam-ı Azam isimli eserinde anlatılır ki: 

İmam-ı Azam’ın babası Sabit, gençliğinde takva sahibiydi. Bir gün derede abdest alırken, suda yuvarlanarak yüzen kütür kütür bir elma gördü. Birden elmayı yakalayıp ısırıverdi. Fakat tükürüğünden kan gelmişti. Bu elmanın kendisine helâl olmadığını düşündü ve elmanın sahibini bulmak için dere boyunca bahçeyi takip etti. 

Nihayet elma bahçesinde bir adam gördü ve selâm verdi. Durumu anlatarak helâllik istedi. 

Adam: “Helâl edersem karşılığında ne vereceksin?” dedi.

Sabit :“Ne istersen efendim!”

“İyi o zaman. Bahçemde biraz çalış bakalım!” Sabit çaresiz bahçede çalışmaya başladı. Nihayet bir gün tekrar helâllik istedi. 

Adam: “Bir şartım daha var.” dedi. 

Sabit: “Nedir; lütfen söyleyin.” dedi. 

Adam: “Benim kör, sağır ve dilsiz bir kızım var. Onunla evlenirsen hakkımı helâl ederim.” dedi. 

Sabit: “Peki efendim. Kul hakkıyla ölmekten iyidir.” dedi. Ve adamın kızıyla evlendi. Gördü ki kız kör, sağır ve dilsiz değildir. 

Adama: “Bir yanlışlık olmasın. Sen kör, sağır ve dilsiz demiştin…” dedi. 

Adam: “Kızım haram görmez, haram işitmez, haram söz söylemez demek istemiştim. Kızım helâlindir evlâdım!” dedi. 

İşte bu evlilikten Numan doğdu. Bu Numan büyüyecek, âlim olacak, İmam-ı Azam Ebu Hanife adıyla anılacak ve ümmetin ibadette ve amelde, fıkıhta ve hukukta hemen bütün problemlerini doğru ve isabetli içtihatlarla çözecek, hak bir mezhebe imza atacaktı. (Süleyman Kösmene, Yeni Asya) 

Mesaj belli haram yemeyelim, yedirmeyelim hem bizim hem de neslimiz için. Allah bizleri haramlardan korusun. Amin. 

Okunma Sayısı: 1072
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı