"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barla sıddıkları

Ahmet ÖZDEMİR
06 Ocak 2026, Salı
Risale-i Nurun pek çok yerinde “Es-sebebü kelfail sırrınca” sözlerini okuruz. Bu söz bugünkü ifadeyle “Sebep olan işlemiş gibidir” demektir. İnsan bir hayra veya şerre sebep olursa onun kadar amel defterine (sevap/günah) yazılır.

Bugün dünyanın herhangi bir yerinde Risale-i Nur vasıtasıyla bir insanın imanının kurtulduğu zaman, Barla Sıddıklarının hissesini hatırlarız. Onlar, böyle bir niyetle mi nura hizmet ettiler? Burada karşımıza hemen “ihlâs” kelimesi çıkar. Yani onların hiçbir karşılık beklemeden, sırf Allah rızası için hizmet ettiklerini görürüz.

Bediüzzaman, yıllar sonra Barla Sıddıkları hakkında şöyle diyecektir: “Cenab-ı Hakka şükrediyorum ki, böyle hâlis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misal olan sadık şakirtleri Risale-i Nur’a vermiş ki, daimî hakta hulûs ile ve Nur hizmetinde sabır içinde şükrediyorlar. O Meyvecinin civarında, ismini söylemediğim malûm ve çok alâkadar olduğum kardeşlerim, hususan Barla sıddıkları, beni çok defa hayalen eski zamana ve o memlekete celb ediyorlar, Barla ve dağlarında gezdiriyorlar. Ben, onlarla ve o yerleriyle çok alâkadarım, unutmuyorum.” (Emirdağ Lâhikası, s. 81-82.)

Allah Bediüzzaman’a Nur hizmetinde “halis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misal olan sadık şakirtleri” ihsan etmiştir. Onların özellikleri “hakta hulûs” ve “Nur hizmetinde sabır içinde şükretmeleri”dir. Barla sıddıkları, Said Nursi’yi eski zamana, Barla’ya çekip dağ ve derelerinde gezdirmiştir. Onu o gurbet hayatında yalnız bırakmamışlardır. Bir manada hayata bağlamışlardır.

Bediüzzaman, onların vazifelerini şöyle özetler: “Barla sıddıkları Nurların yazmasına tam çalışmaları, herkesten evvel onların vazifeleridir. Çünkü Barla, birinci medrese-i Nuriye şerefini kazanmasından, o mübarek medreseyi talebesiz bırakmak caiz değil. İnşaallah, tekrar şenlenecek. Çalışanlara Barekallah deriz. Cenab-ı Hak tevfik versin. Âmin.” (Emirdağ Lâhikası, s. 132.)

Bediüzzaman’ın dünyasında Barla’nın bir evi değil, tamamı Nurun birinci medresesidir. Bu medreseyi şenlendirmek ve talebelerle doldurmak Barla Sıddıklarının en önemli vazifeleri arasında yer almaktadır. O gün Barla Sıddıklarının sadakatı, bugün Barla’nın tamamını Nur medresesi haline getirmiştir, diyebiliriz.

Barla Sıddıkları kimlerdir?

O şerefli levhada şu isimleri görüyoruz: Hulusî Bey (Emekli Albay Hulusî Yahyagil), Sabri (Arseven) Efendi (Santral Sabri), Yüzbaşı Refet (Barutçu) Bey, Hafız Ali (Ergün), Ahmed Hüsrev (Altınbaşak), Sıddık Süleyman (Kervancı), Şamlı Hafız Tevfik (Mehmed Göksu), Muhacir Hafız Ahmet, Abdullah (Yavaşer) Çavuş, Nur Postacısı Abdullah Çavuş (Kula), Marangoz Mustafa Çavuş (Güvenç), Hafız Halid (Tekin), Muallim Ahmet Galip (Keskin), Bedrettin Bey (Uşaklıgil), Hakkı (Tığlı) Efendi, Mübarek Süleyman (Köse).

Onlar kabiliyetlerine göre Nur hizmetine koşmuşlardır. Kimileri kâtiplik yapmış, kimileri istinsah etmiş (çoğaltmış), kimileri santrallik yapmış, kimileri Nur Postası olmuş yazılan risaleleri sırtına alıp köy köy diğer Nur menzillerine ulaştırmıştır. 

Aralarındaki mektuplaşmalar adeta nurani bir meclisi andırmaktadır. Zamanla Nur talebeleri arasındaki yazışmalar Lahika Mektuplarını meydana getirmiştir.

Barla Sıddıkları elbette yukarıda saydığımız bu isimlerle sınırlı değil. Kim bilir daha nice isimsiz kahramanlar var. Bugün milyonların imanlarının kurtulmasında temel taşlarını oluşturmuştur. Her birinin hayatı birer nurlu destandır. 

İstiyorsanız Risale-i Nurların satırları arasında ve Barla’nın yollarında, derelerinde, tepelerinde, bağlarında, bahçelerinde o sıddıklara arkadaş olabilir, sohbet edebilirsiniz.

Okunma Sayısı: 895
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Feyzullah

    6.01.2026 19:22:31

    Allah razı olsun Ahmet Hocam çok güzel bir yazı kaleme almışsınız.

  • S. Pelin Kurukahveci

    6.01.2026 09:13:23

    Rabbim bizi de sıddıklar zümresine al. Amin. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı