"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Günahtan Cehennemin inkârına giden yol

Ahmet ÖZDEMİR
02 Ocak 2026, Cuma
Günah işleyen kimse Cehennemi inkâr eder mi?

Her bir günahtan Cehennemin inkârına bir yol vardır. Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Cehennem azâbını netice veren büyük bir günahı işleyen bir adamın ruh halini düşünelim. İşlediği günahla Cehennem azabı arasında hemen bir irtibat kurar. Günahların cezalandırılacağı yer Cehennemdir. Cehennem azabı günah sahibini psikolojik olarak ezmeye başlar. Kişi bundan kaçış yolları aramaya başlar. Sonunda bundan kaçışın mümkün olmadığını düşünür. Günahla iman arasında sıkışıp kalır. O adam, Cehennemin tehditlerini işittikçe, bütün ruhuyla Cehennemin yokluğunu arzu etmeye başlar. Zamanla bu arzu şiddetli istek halini alır. 

Cehennemin yokluğuna küçük bir işaret ve bir şüphe bulsa, o adamda Cehennemin inkârına cesaret gelir. Günahların ağır baskısı onu Cehennemin inkârına götürür. Nefis ve şeytandan aldığı telkinle Cehennemi inkâr eder. Cehennemi inkâr edince imanın şartlarından ahiret gününü de inkâr etmiş olur. 

Bu durumda o adam imandan çıkmış olmaz mı?

İnsanlar işledikleri günahların ağırlıklarından, verdiği manevî sıkıntılardan kurtulmak isterler. Nasıl ki, dünyada işlenen suçların ağır psikolojisi insanların moralini bozuyor, bazen de intihara kadar götürüyor. Öyle de dünyada işlenen günahlar da insanların moralini bozmaktadır. Çıkış yolu aramaya çalışır. Doğru yolu bulamadığı zaman yanlış yollara gider ve günahların girdaplarında boğulur. Bu ise Cehennemin inkârına kadar götürür. Bu durumu Bediüzzaman şöyle açıklar:

“Cehennem azâbını intaç eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennemin tehdidâtını işittikçe istiğfarla ona karşı siper almazsa, bütün ruhuyla Cehennemin ademini arzu ettiğinden, küçük bir emâre ve bir şüphe, Cehennemin inkârına cesaret veriyor.”1

Cehennem azabını gerektiren büyük bir günahı işleyen insanın durumu, Cehennemin tehditlerine karşı dayanamayacak duruma gelince onu inkâr etmek isteği ağır basmaya başlar. Cehennemin yokluğunu ifade eden bir işaret, bir şüphe bile onun için bir delil olmaya başlar. Zamanla bunlar onu inkâra sürükler. Böylece imandan çıkar, küfür derelerine yuvarlanır. Hâlbuki tevbe ve istiğfar kapısı her zaman açıktır. Günahlardan geri dönmek her an mümkündür. Yeter ki, bu konuda bir istek duysun. Allah tevbe edenleri sever. Günahkâr kimse bu kapıdan girse çok rahatlayacak, dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulacaktır. Çare işlediği günahlara karşı hemen istiğfarla siper almaktır. Âdeta istiğfar günahların silgisi gibidir. Günah deryasında yüzen kişi, nefsinin pis isteklerini hemen yerine getirir ve keyfine çok düşkündür. Aynı günahları işleyenlerin çokluğu onlara geçici bir teselli verir. Halbuki bunlar şeytanların aldatmasından başka bir şey değildir.

Bediüzzaman başka bir eserinde günah işleyen insanın nefsin isteklerine uyarak Cehennemin inkârına nasıl gittiğini de şöyle açıklar: “Günahkâr hevaperest, rahat-ı kalbi için, Cehennemi istemez; Cehennem aleyhinde her şeyi alkışlıyor; bu arzuyla gitgide, inkâra kadar gider.”2

İşte günahtan Cehennemin inkârına giden bir yol ve büyük bir tehlike! Günahta ısrar etmek ancak cezaların artmasına sebep olur.

Dipnotlar:

1- Lem’alar, s. 15.

2- Eski Said Dönemi Eserleri, s. 770.

Okunma Sayısı: 144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı