"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Günahlara severek girmek

Ahmet ÖZDEMİR
05 Eylül 2021, Pazar
İnsanlar günahlara severek girer mi? Bediüzzaman’a göre, nefs-i emmârede şuursuz kör hissiyat (duygular) bulunduğundan akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor.

Zamanımızda dehşetli bir aşılamak ve şırıngayla hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmâre ittifak edip öyle kötülüklere, öyle günahlara severek, isteyerek giriyorlar. Günahlara giden yollar çoktur. 

Bediüzzaman, insanı iki yönden ele alır:

1. Vücut ve icad, hayır ve fiil cihetidir. 

2. Naks ve kusur cihetidir.

İnsan, birinci yönden karınca ve arıdan daha aşağı, örümcek ve sivrisinekten daha zayıftır. Onlar gibi hareket edemez. Çünkü ihtiyaçlarını karşılamakta güçsüzdür. Fakat ikinci yönde yokluk, tahrip, şer ve fenalık gibi konularda, gökler, yer ve dağlardan daha ağırdır. Meselâ, iyilik ettiği vakitte, yalnız genişliği nispetinde eli ulaşır; kuvveti yettiği miktarınca iyilik edebilir. Fakat fenalık ettiği vakitte, fenalığı yayılır ve genişler.

Küfür bir kötülüktür ve bir günahtır. Fakat kâinatın tamamının tahkirini kapsar. 

Çünkü şu varlıkları ve şu Rabbani mektupları yüksek derecelerinden ve kıymetlerinden düşürtüp, boş ve tesadüfün oyuncağı ve yokluk ve ayrılıkla hızla değişen boş maddeler derekesine indirir ve hiçliğe yuvarlar.

Küfür, Allah’ın isimlerinin cilvelerini ilân eden, hikmetli bir kaside olan, baki bir ağacın cihazlarını içinde bulunduran kudret mu’cizesi bir çekirdeği ve yeryüzünün halifesi olan bir insanı; en alçak bir hayvandan daha alçak ve daha zayıf, daha âciz, daha fakir bir hale indirir.

Bediüzzaman der ki, “Şirk ve dalâletin ve fısk ve sefâhetin yolu, insanı nihayet derecede sukut ettiriyor. Hadsiz elemler içinde nihayetsiz ağır bir yükü zayıf ve âciz beline yükletir. Çünkü insan, Cenâb-ı Hakk’ı tanımazsa ve O’na tevekkül etmezse, o vakit insan, gayet derecede âciz ve zayıf, nihayet derecede muhtaç, fakir, hadsiz musîbetlere mâruz, elemli, kederli bir fânî hayvan hükmünde olup, bütün sevdiği ve alâka peydâ ettiği bütün eşyadan mütemâdiyen firâk elemini çeke çeke, nihayette bakî kalan bütün ahbabını bir firâk-ı elîm içinde bırakıp, kabrin zulümâtına yalnız olarak gider.” (Sözler, s. 577)

Günümüzde özellikle siyasî çekişmeler yüzünden insanlar birbirlerine rahatça iftira atabilmekte ve gıybet edebilmektedir. Taraftar olduğu kimselerin günahları da, hataları da hoş karşılanabilmektedir. Hatta taraftarlarının işledikleri günahlara kılıf uydurularak muhaliflerinin kendilerinden daha dinsiz, daha cani olduklarını görmek istiyorlar. Onların yaptıkları zulümlere de hoş görüyle bakılmaktadır. Böylece onların işledikleri günahlara ortak olunmaktadır. Bu durum toplum hayatını da tehlikeye sokmaktadır. Bediüzzaman, Adnan Menderes’e yazdığı bir mektupta bu meseleye dikkat çekmekte ve şöyle demektedir: “Şimdi birisi, hem Ramazan-ı Şerife, hem şeâir-i İslâmiyeye, hem bu dindar millete büyük bir cinayeti yaptığı vakit muhaliflerinin onun o vaziyeti hoşlarına gittiği görüldü. Halbuki, küfre rıza küfür olduğu gibi; dalâlete, fıska, zulme rıza da fısktır, zulümdür, dalâlettir.” (Emirdağ Lâhikası, s. 764)

Özetlemek gerekirse, nefs-i emmare, şer cihetinde sonsuz cinayet işleyebilir. Hayır ve varlıkta iktidarı pek kısadır. Fakat benliği bırakıp hayrı, vücudu ve tevfiki Allah’tan istese, şerden, tahripten ve nefse güvenmekten uzaklaşıp istiğfar ederek tam bir kul olsa, “Allah onların günahlarını silip yerlerine iyilikler verir.” (Furkan Sûresi, 70) âyeti sırrınca, nihayetsiz şer kabiliyeti, nihayetsiz hayır kabiliyetine inkılâp eder; en yüksek makama çıkar. 

Okunma Sayısı: 1334
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı