"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Habeş Necaşi’si Ashama’nın İslâm’a dâvet edilmesi

Ahmet ÖZDEMİR
27 Eylül 2020, Pazar
İslâmiyet kısa sürede Arabistan Yarımadası dışına taştı. Hükümdarlar İslâm’a dâvet edilmeye başlandı. Hicret’in 7. yılı Muharrem ayında Amr b. Ümeyye, Habeş Necaşî’si Ashama’ya gönderildi. Amr, hükümdarlara gönderilen elçilerin ilki idi.

Peygamberimiz (asm) Habeş Necaşî’sine gönderdiği, “Muhammed Resûlullah” mührü ile mühürlü mektubu besmele ile ve “Allah’ın Resûlü Muhammed’den, Habeş Kralı Necaşî Ashama’ya. Selâm olsun sana!” diye başlıyordu. 

Necaşi İslâm’a dâvet ediliyor ve şöyle deniliyordu:

“Senin Müslüman olmanı diler, sana olan nimetinden dolayı Allah’a hamd ü sena ederim ki, ondan başka ilâh yoktur. O Melik’tir, Kuddûs’tür, Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir. Şehadet ederim ki; İsa b. Meryem, Allah’ın çok temiz, iffetli, dünyadan el etek çekmiş olan Meryem’e ilka ettiği ruhu ve kelimesidir ki, Meryem böylece ona hamile kalmış, Yüce Allah onu ruhundan nefh edip yaratmıştır. Nasıl ki, Âdem’i de, kudret eliyle ve nefhiyle öyle yaratmıştı.

Ben seni, bir olan, eşi ortağı bulunmayan Allah’a ve O’na ibadet ve tâata, bana tâbi olmaya ve Allah’tan getirip tebliğ etmiş olduğum şeylere iman etmeye dâvet ediyorum. Çünkü, ben Allah’ın Resûlüyüm. Amcamın oğlu Cafer’i, bazı Müslümanlarla birlikte sana göndermiştim. Yanına geldikleri zaman, zulmü bırak, onları ağırlamaya bak. Ben seni ve askerlerini Yüce Allah’a ibadet ve tâata dâvet ediyorum. Sana gereken tebligatı yapmış, öğüdü vermiş bulunuyorum. Öğüdümü kabul ediniz. Doğru yola uyup gidenlere selâm olsun.”

Medine’den Habeşistan’a gitmek üzere yola çıkan elçi Amr, ayrıca daha önce oraya hicret eden Müslümanları Medine’ye göndermesini ve muhacirler arasında bulunan dul hanım Hz. Ümmü Habibe’nin Peygamberimize (asm) nikâhlanmasını da Necâşî’den isteyecekti.

Amr b. Ümeyye, Habeşistan’a gittiğinde, adamların Necaşî’nin huzuruna küçük bir kapıdan eğilerek girdiklerini gördü. Kendisi de, kapıya kadar vardı, ama hemen geri döndü. Amr b. Ümeyye’nin bu davranışı oradakilerin zorlarına gitti. Amr b. Ümeyye’yi dövmek istediler. Necaşî, Amr b. Ümeyye’ye küçük kapıdan içeri girmekten alıkoyan şeyin ne olduğunu sordu. Amr b. Ümeyye, “Bizler Peygamberimize böyle yapmayız. Onun yanına, eğilerek girmeyiz.” dedi. Necaşî, “Doğru söyledin.” dedi ve adamlarına da onu serbest bırakmaları için emir verdi.

Amr, Peygamberimizin (asm) mektubunu Necaşî’ye sunduktan sonra, “Ey Ashama! Bana düşen söylemek, sana düşen de dinlemektir” diye sözlerine başladı. Onun şefkatli olmasından güvenlerinin arttığını, hangi hayrı ve iyiliği umdularsa ona kavuştuklarını, hiçbir zaman hiçbir konuda hiçbir korku ve endişe duymadıklarını; daima emniyet ve güven içinde bulunduklarını söyledi. Aralarında İncil, redd olunmaz bir şahit, haksızlık etmez, bu yolda kesip aralayıcı hüküm verir bir hâkim olduğunu, Yahudilerin İsa b. Meryem hakkındaki davranışları gibi, onun da şu ümmî peygamber hakkında kötü davranmayacağının teminatını almış bulunduklarını anlattı. 

Necaşi Müslüman oluyor 

Necaşî, Peygamberimizin (asm) mektubunu Amr b. Ümeyye’den alınca, gözlerine sürdü ve öpüp başına koydu. Hemen tahtından indi, tevazu göstererek yere oturdu ve Müslüman olduğunu açıkladı. Şehadet getirdi ve “Eğer yanına kadar gidebilmem mümkün olsaydı, muhakkak giderdim. Allah’ı şahit tutarak söylerim ki: O, Kitap Ehli olan Yahudilerle Hıristiyanların geleceğini bekleyip durdukları ümmî peygamberdir. Musa Peygamber, ‘Merkebe biner.’ diyerek İsa Peygamber’in geleceğini müjdelediği gibi; İsa Peygamber de, ‘Deveye biner.’ diyerek Muhammed Peygamberin geleceğini öylece müjdelemiştir. Gözle görmek, bu müjde haberinden daha tatmin edici, daha içe sindirici değildir. Fakat ne yapayım ki, Habeşlilerden pek az yardımcılarım vardır. Yardımcılarımın çoğalmasını ve kalplerin İslâmiyet’e ısınmasını bekliyorum” dedi.

Daha sonra sözlerine şunları ekledi: “Keşke şu saltanata bedel Muhammed-i Arabî’nin (asm) hizmetkârı olsaydım. O hizmetkârlık, saltanatın pek fevkindedir.” 1

Necaşî, fil dişinden yapılmış bir kutu getirtip Peygamberimizin (asm) mektuplarını onun içine koydu ve “Bu mektuplar, aralarında bulundukça, Habeşlerde hayır ve bereket devam edecektir.” dedi. Peygamberimizin (asm) mektupları, Habeş Necaşîlerinin ellerinde bulunmakta devam etmiş, Necaşîler tarafından bu mektuplara büyük saygı ve itina gösterilegelmiştir.

Dipnot:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, s. 296.

Okunma Sayısı: 1681
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı