"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahirzamanın “vicdanı” Risale-i Nur’dur

Ali Demir
24 Kasım 2021, Çarşamba
Vicdan kelimesinin en yalın haliyle tarifi ve insanlar arasında karşılık bulan manası:

İyiyi kötüden ayırabilen, insanı hak ve adalete sevk eden, merhamet ve şefkatli davranış gibi yaratılışta insanın mahiyetine yerleştirilmiş bir his olarak bilinmektedir. Risale-i Nur’da ise vicdana, ilâveten çok geniş manalar yüklenmiştir. 

Üstadın ilk dönem eserlerinden olan ve bir kısmı Mesnevî-i Nuriye’de neşredilmiş “NOKTA” Risalesi’nde, Rabbimizi tarif eden ‘üç küllî muarrif’e ilâve olarak bir dördüncüsü olarak VİCDAN sayılmaktadır. Tevhidin Dört Burhanı’ndan bahsedilen bu risalenin Dördüncü Burhan’ında; “Âlem-i gayb ve şehadetin nokta-i iltisâkı ve berzahı ve iki âlemden birbirine gelen seyyâratın mültekası vicdan denilen fıtrat-ı zîşuurdur. Evet fıtrat-ı vicdan akla bir penceredir. Tevhidin şuâını neşrederler” denilmekle, insanda tevhid inancına açılan bir pencere olarak vasıflandırılır vicdan… Fıtrat ve vicdan ikilisi merkezinde vicdan; yalan söylemez ve insanı şaşırtmaz hususiyetiyle izah edilir. Birkaç nükte ile açıklanan fıtrat ve vicdan münasebeti hakkında, üçüncü nüktede; “Fıtrat ve vicdanda nokta-i istinad ile nokta-i istimdad, iki hakikat-ı zaruriyedir. Hilkatin safveti ve en mükerremi olan ruh-u beşer, o iki nokta olmazsa en süflî, en berbat bir mahlûk olur.” Bu ikilinin sağlam dayandığı iki hakikatten bahseder: “Nokta-i İstinad” ve “Nokta-i istimdat…” dayanak noktası ile yardım isteme noktası. Eğer beşer sağlam olarak bu iki noktayı bulmaz veya insanlığa bir rehber ve model gösterilmezse, beşer en üstün mahlûk iken en aşağı derekeye yuvarlanmış alçak bir mahlûk olacağı belirtilmektedir.

Nokta Risalesi’nin devamında bu iki noktanın beşerin hayatındaki yerinden bahisle, insanı yaratıcısı olan Sâni-i Zülcelâl’in marifetine nasıl götüreceği ve akıl gözü kapansa da vicdanın gözünün daima açık olacağı ise şöyle ifade edilmiştir: “Şu nokta-i istimdat ve nokta-i istinad ile bu derece nizam-ı âlemde hüküm fermâlık, hakikat-ı nefsü’l-emriyenin hassa-i münhasırası olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan Sâni-i Zülcelâl mârifetini kalb-i beşere daima tecellî ettiriyor. Akıl gözünü kapasa da, vicdanın gözü daima açıktır.”

Risale-i Nur’un geneline baktığımızda bu iki nokta, farklı yerlerde vicdana eş manada kullanıldığı müşahade edilir. Bunlardan bir tanesi “Lâhika okumalarımızda” karşımıza çıkmaktadır. Bediüzzaman Hazretleri Kastamonu’ya sürgün gönderildiğinde Ispartalı talebeleriyle mektupla muhavereye devam etmiş ve Kastamonu Lâhikası’nda “Bugünlerde iki hatıradan iki ihtar” notuyla neşrettiği ve talebelerine yazdığı 79. sıra numaralı mektubunda, “Âhirzamanda, ihtiyare kadınların samimî dinlerine ve kuvvetli itikadlarına tâbi olunuz” hadisini zikretmektedir. Kadınların fıtratlarında fedakârane şefkat cihetiyle ahirzamanın merhametsiz ve zalimane zemininde şefkatli bir nur ile nokta-i istinad ve nokta-i istimdada ihtiyacı olduklarını, tam sebat etmenin kadınların fıtratının muktezası olduğunu, onun için helâket ve felâket zamanı olan ahirzamanın dehşeti içinde ise bu ihtiyacı tam manasıyla Risale-i Nur yerine getirdiğinden kadınların ruhlarına hoş geldiğini beyan ediyor.

Üstad Hazretleri’nin bu mektupta bahsettiği ahir zamanın dehşetli propagandaları içinde kadınlara iyi ve doğruyu gösterecek dayanak noktası ve yardım noktasına ihtiyaçları olacağını bahsederken kastedilen mananın tam da “Vicdan” tarifine uyduğunu görüyoruz. Yine Üstadın kendi ifadesiyle bu ihtiyacı da eksiksiz yerine getiren Risale-i Nur ise, ahir zamanın deccal ve süfyan gibi zındıka komitelerinin kandırmakla ve aldatmakla münafıkane icraatta bulunduğu devirde kutup yıldızı gibi insanları hakka ve adalete eriştirecek, karmaşık ve dolambaçlı ve tuzaklarla dolu karanlıklı, çetrefilli yollarda bir ışık kaynağı olarak insanlığa doğru yolu göstererek adeta VİCDAN görevi görecek kurtarıcı, Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risale-i Nur’dan başkası değildir. Risale-i Nur, Kur’ânî bir rehber ve onun şerh ve izahını yaparak neşreden cemaatimizin neşir organları da ahirzamanda Müslümanlara Hakk’ı gösteren “vicdan” hükmündedir.

Ahir zamanın vicdanı olan Risale-i Nur hakikatlerini insanlığa eriştirmek hususunda Rabbim şevkimizi arttırsın ve Şahs-ı Manevî dairesinde son nefesimize kadar berdevam eylesin, inşaallah. 

Okunma Sayısı: 743
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı