"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rumuzat-ı Semaniye Risalesi - 4

Ali Demir
17 Şubat 2026, Salı
Dördüncü Remiz:

“Ehl-i dalâlet zulmü beni rahat bırakmadı” üst başlığı altında “Mahremdir / Sırr-ı İnna A’tayna” alt başlığı ile başlamaktadır. Süfyaniyet Komitesinin üyelerine Kevser Suresinin ayetlerinden işaretler çıkarmış ve 3 tanesinin ismini zikretmiştir. Ayrıca ahirzamanın başlangıcında mason komitesinin tesiri ile başlangıç tarihini cifir ve ebced hesabıyla tespit etmiştir. Fakat Kur’ân’dan çıkardığı bütün bu tespitleri niçin yazdığını da şu cümle ile belirtmiştir: “… Kur’ân’ın bir nükte-i i’caziyesi için yazdım. Yoksa bu heriflerin bahsi ile vaktimi zayi etmezdim.”

Beşinci Remiz: ‘İzâcâ’ kelimesiyle başlayan “Nasr Suresinin sırrına dairdir.”

Kur’ân’ın son nâzil olan surelerinden birisi Nasr suresidir. Bu remiz içinde surenin nazil olması dolayısıyla Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Abbas (ra) diğer Sahabelerden farklı işârî manayı fehmedip, herkes sevinirken onların ağladığı da nakledilmektedir. Bu surenin zâhir manası fetihten bahsettiği gibi ayet ve ayetlerdeki harf sayılarının gelecekte yapılacak fetihlere işaret ettiği teferruatıyla anlatılmakta ve Şam, Kudüs, Irak ve İstanbul fetih tarihlerine gaybî işâretler verilmektedir.

Altıncı Remiz: Sure-i Kevserin de harflerinin sayısından ve tekrarından enbiyaların toplandığı şehir ve vahyin nâzil olduğu şehir olarak “Havz-ı Kevser” olan Kudüs’ün fethi ile Mekke’nin ve İstanbul’un fethine gaybî işaretler çıkarılmıştır.

Yedinci Remiz: “Nükte-i İ’caziyeye Me’haz Olacak Bir Fihriste-i Kur’âniye’dir” üst başlığı altında; Kur’ân’ın sure isimlerinin tek tek listelendiği uzun bir tabloda, her bir surenin ayet, kelime ve harf sayıları yazılmış. Ayrı bir tabloda Kur’ân cüz cüz, sayfa sayfa listelenmiş ve her bir sayfada Allah, Rab ve Rahman isimlerinin listesi yapılmıştır. Ve bu listedeki sayıların birbirleriyle olan münasebetleri “Mülahazat” başlığı altında incelenmiştir. Ayrıca bu bahsin içinde “Hâşiyeli Kur’ân” hakkında da malûmat verilmiştir.

Sekizinci Remiz: Genel ifade ile bu kısımda Kur’ân harflerinin sayı tevafuklarından bahsedilmekle birlikte özel olarak dört tane surenin tevafukları incelenmektedir. Bu sureler; İhlâs, Felak, Nâs ve Fâtiha sureleridir. Bu kısımda sekiz küçük remiz halinde detaylandırılmıştır.

Netice: Rumuzat-ı Semaniye Risalesi bize özetle şu dersi veriyor:

Kâinat Kitabının tercümesi olan Kur’ân’ın incelenmesinde, elbette her iki kitabın detaylarında benzerlikler olacaktır. Gelişen fizik ilmi ve özellikle “Kuantum Fiziği” teorilerine ve bir kısım fizik âlimlerinin iddialarına göre, kâinatta bütün zerreler/mikro parçacıklar birbiriyle iletişim halindedir. Tıp ilmine göre de insan beynindeki yaklaşık ortalama 10 trilyon beyin hücresi, birbiriyle iletişim/haberleşme halindedir. Aynen öyle de Kur’ân’ın 300.000’den fazla her bir harfinin birbiriyle irtibatlı olduğunu, bir tanesinin eksikliğinin veya fazlalığının bu intizamı bozacağını ders veriyor Rumuzat-ı Semaniye Risalesi bize… Bu kadar geniş, ince ve hassas matemetiksel hesaplamaların hiçbir devirde hiçbir insan zekâsının ürünü olması mümkün değildir. O halde Kur’ân mu’cizedir ve Ezel ve Ebed Sultanı Allah’ın Kelâmıdır vesselâm…

(Son)

Okunma Sayısı: 3356
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aşkın Doğan

    17.02.2026 16:40:42

    Bir ayinedir bu alem herşey hak ile kaim.mirati Muhammedden Allah görünür daim.muhabbetten Muhammed oldu hasıl.Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl.

  • Aşkın Doğan

    17.02.2026 11:46:08

    Kimi Habbeli,kimi kozalakli,kimi çekirdekli.ve hakeza.bir birine benzeyen (homo) olan bitkiler alemindeki türler oluştu.Ceza olarak bunları ekip biçecegiz artık.Artik dunyadayiz.Fen bilimlerini hamal gibi ogrenecegiz.Öğrenmek zorundayız çünkü cennetten tart edilirken hafizamiz silindi.Kendimizi ve Varlığı tanıyıp geçinmek zorundayızdir artık.Felsefe yaptık hakikati yani kendimizin ne olduğumuzu ve varlığın ne olduğuna dair.En büyük ceza bu.kendinin ne olduğunu bilmediğinden bir akıl hastası gibi hafızamızı yerine getirmeye Sokratesin deyimi ile Hatırlamaya çalisiyoruz.

  • Aşkın Doğan

    17.02.2026 11:37:37

    Netice güzel oldu sayın abim.Her şey Nuru Muhammed'i ye ait fotonlarla alakalı.Allah Adem babamızla muhatap olurken dahi başka bir hendese üzerinden işliyor ki O Muhammed s.a.v. dir.Muhabbet onarır.Bizler ise tebei olarak o muhabbet sayesiyde çikar sağlıyor geçinip gidiyoruz.Demekki tabiat kitabı ve tefsiri olan Kur'an atomların içinde proton ve nötronlari bir arada tutmak için sürekli arı gibi aralarında dolaşan dolayısıyla güçlü bir nükleer kuvvet oluşturan fotonlarin hızı olan üçyüzbim adedine tevafuken biz biriz hepimizde aynı(homo) ağacin meyveleriyiz diyorlar.Muhabbet ağacı.Zaten cennette bir ağaç vardı.İnsanin ameline göre meyvesi şekillenirdi.ancak homo ağacından yedigimizde o ağaç Nazzam ve Meşhur Cahizin Kümün nazariyesindeki Kümün kavramına benzer olan o müteşabih ağaç 300.000 çeside ayrıldı.kimi meyveli kimi meyvesiz kimi ot,kimi çiçek,kimi tohumlu kimi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı