Günümüzün sapıtmışlıklarından birisi ”kadınperestliktir. Yâni, şehvet metâı haline getirilmiş ve yalnız “cinsî obje” olarak görülen kadın…
“Onların Allah’ı bırakıp da taptıkları, bir takım dişilerden başkası değildir. Aslında onlar bununla, inatçı ve isyankâr şeytandan başkasına tapmış olmazlar.”1 Bu Âyet, Cahiliyye devri müşrik Araplarından günümüz de dahil, “dişi putlara” da işâret etmektedir. Cahiliyye müşrikleri, yaptıkları putlara, “dişi” isimler verirlerdi.
Kadınlara düşkünlük, “kuvve-i şeheviyeyi” odak noktası yapmak, her yere kadını çıkarmak; kadını putlaştırmak değilse nedir?
Kadın, Allah hesabına, bir zevce olarak, onun bir emâneti olarak sevilmesi ayrı bir şeydir. Sırf kadınlığı için ve hayatının gayesini, “şehvet”e, şehevî duygulara endekslemek “dişi putçuluk”tur...Bugün, kadın reklâmların her çeşidinde, hayatın her safhasına girmiş bulunmaktadır. Kadın, yuvasından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış. Adeta putlaşmış... Ve cazibesiyle, “şehveti” kamçılayarak, o güç ile, erkekleri kendisine secde ettiriyor! Adeta, “kadınlığın” etrafında pervâne gibi dönülüyor, emirleri, istekleri yerine getiriliyor... Moda ve kozmetik sanayiinin de odak noktası, yine kadındır. Bu da, “dişi put”lardır...Bir hadis-i şerifte dişi putçuluk olan çağımıza da gönderme yapılır: “Ne vakit size Fars ve Rum kızları hizmet etti; o vakit belânız, fitneniz içinize girecek, harbiniz dahilî olacak, şerirleriniz başa geçip hayırlılar ve iyilerinize musallat olacaklar” haber vermiş.2 Deccal/Süfyanın bu tahribatını da tamir eden Bediüzzaman, bu hususta ne diyor? “Mim”siz medeniyet, tâife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer’-i İslâm onları Rahmeten dâvet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada; rahatları evlerde, hayat-ı âilede. Temizlik zînetleri; Haşmetleri hüsn-ü hulk, lûtuf ve cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı. Bunca esbâb-ı ifsad, demir sebat kararı Lâzımdır, tâ dayansın. Bir meclis-i ihvânda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, hased ile hodgâmlık debretir damarları. Yatmış olan hevesât birdenbire uyanır. Tâife-i nisâda serbestî inkişafı, sebep olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birdenbire inkişafı. Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şu sûretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir; Hem müthiştir tesiri.
Hâşiye: Nasıl meyyite bir karıya nefsanî nazarla bakmak nefsin dehşetli alçaklığını gösterir; öyle de rahmete muhtaç bir biçare meyyitenin güzel tasvirine bakmak, ruhun hissiyât-ı ulviyesini söndürür.3
Dipnotlar:
1- Nisâ Sûresi, 117.
2- Tirmizî (tahkik: Ahmed Şâkir), no. 2262; el-Elbânî, Silsiletü’l-Ehâdîsi’s-Sahîha, 954; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 10:232, 237.
3- Bediüzzaman, Sözler, s. 668.