"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Faiz, serveti tekele verir

Ali FERŞADOĞLU
30 Eylül 2019, Pazartesi
İslâm’da alış veriş helâl kılınmış, faiz yasaklanmıştır. Kur’ân’ın dilinde “fazlalık” demek olan “riba-faiz”, ödünç verilen mal veya para karşılığında şer’an yasak olan kârın, fazlalığın alınmasıdır” şeklinde târif edilir.

Faiz, pasifleştirir, serveti tekellere verir. Bu da iktisat ve sosyal hayatı allak-bullak eder. Bediüzzaman’ın ifâdesiyle faiz, “Sen çalış, ben yiyeyim” felsefesini yaygınlaştırır. Bunun içindir ki, çağdaş Avrupa ekonomileri, faizi “sıfır”lamaya çalışıyor. Gerek banka, gerekse bankerler vasıtasıyla, toplanan küçük tasarruflara, cüz’î bir pay, “faiz” verilse de, onlar tarafından birkaç defa devir yoluyla çalıştırılmakta, başkasının sırtından kat kat kâr elde ederler. 

Para ile para kazanıldığından sanayi ve yatırımlar durmakta; bu arada, üretim düşmekte, mal pahalanmakta, bunun bedeli de tüketiciye yansıtılarak ödetilmektedir. 

Faiz, sermayenin tek ellerde toplanmasına sebep olur ve piyasa, umumun ihtiyaç ve taleplerine göre değil, sermayedarların hırs ve kanaatsizliğine göre teşekkül eder. Hırsın ve kanaatsizliğin sınırı yoktur. Bu da, hem ticarî hayatı, hem ticarî ahlâkı zedeler. 

Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir ve küçük tasarrufçuyu, faiz müesseselerinin bir kölesi durumuna düşürmektedir. Bu, toplumun saadetini de yok etmektedir. Çünkü, hangi toplum olursa olsun, kendi standartlarına göre, fakir ve zengin tabakaları, orta hallileri vardır. Bunlar arasındaki manevî köprü ve irtibatı, “zenginlerden yardım ve şefkat, fakirlerden hürmet ve duâ” sayesinde kurulmaktadır. Oysa faiz, “Baskı, zulüm, kin ve nefret” tohumları eker. 

Faiz, hazırcılığa alıştırır. İnsanları tembelleştirir. Çalışma, ticaret, alış veriş, özetle teşebbüs ruhu ve şevkini kırar. Aynı zamanda güveni sarsar. Sanat, ticaret gibi meşrû yolları dumura uğratır. 

Ülkemizde, eskiden beri, faiz ve borçların yaygınlaşması ile, banker iflâsları, intiharlar, cinayetler, kumar ve fuhşun nice insanları mahvettiği, nice yuvaları yıktığı bilinen bir gerçektir. 

Faiz insanî duyguları, yüce, ulvî hasletleri öldürür. Faiz, meşrû alış verişe, biribirine emniyet ederek, ortaklaşmaya mani olduğundan ve tek kurtuluş yolu görüldüğünden, yasaklanan bir sisteme bel bağlanılmış demektir. Bu da, hakkı red, batılı tercih etmek mânâsına gelir. Bundan dolayı, “hak”ka karşı gizli bir düşmanlık da beslenmektedir. 

Okunma Sayısı: 955
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı