"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fiilî siyasetten kaçmak başka, ölçü vermek başka…

Ali FERŞADOĞLU
30 Haziran 2021, Çarşamba
Bazıları Üstad Bediüzzaman’ın siyasetin hiçbir meselesiyle ilgilenmediğini düşünmekte veya kasten öyle lanse etmektedirler. Tam da bu noktada, “ifsat, zındıka komiteleri” de bilhassa dindarları aldatıp Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin içtimaî/siyasî ölçü, prensip ve stratejilerinden mahrum ederek kendi siyasî oyun ve atraksiyonlarına şuursuz bir aleti yapıyorlar!

Halbuki, Risale-i Nur Külliyatı’nın dört ana kitap olan Sözler, Mektubat (Lâhikalar 27. Mektuptur), Lem’alar, Şuâlar da bile “içtimaî dersler de verir.” (Bediüzzaman, Hizmet Rehberi, s. 22) Ki, Lâhikalar, Münâzarât, Hutbe-i Şamiye, Sünûhat, Divan-ı Harb-i Örfi gibi eserlerinde -2500 sayfa- Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin bu zamandaki içtimaî, siyasî ölçü, prensip ve stratejilerini de ihtiva ediyor.

O, fiilen devleti yönetmeye talip olmak, kadrolaşıp rejimi ele geçirip nemalanma, dışlayıcı, kutuplaştırıcı, tekfir edici, yalancı, gaddar, canavar siyasî anlayıştan kaçmıştır. “Melek gibi bir hakikat kardeşine adâvet ve elhannâs gibi bir siyaset arkadaşına muhabbet ve taraftarlıkla zulmüne rıza gösterip cinayetine manen ortak” eden siyasî anlayıştan “Euzubillahi mineşşeytani vessiyaset- deyip, siyaset topuzunu atarak, iki elimle nura sarıldım.” der. (Bediüzzaman, Mektubat, Enstitü/internet, s. 52)

Böyle siyasetten kaçınmak ayrıdır, Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin bu zamandaki içtimaî, siyasî ölçü, prensip ve stratejilerini ortaya koymak, anlatmak ayrıdır. Siyasal bilgiler fakülteleri siyaset yapmaz, ülkeyi yönetmez, yönetmeye talip olmaz; siyaset bilimini öğretir. Hukuk fakülteleri, adalet icra etmez, adliye işlerini yürütmez; adalet mekanizmasını işletecek elemanlar yetiştirir. Ekonomi/iktisat fakülteleri; bizzat ekonomiyi fiilen takip edip yürütmez; ekonomist yetiştirir.

Bediüzzaman da, “fiilen ve aktif” olarak siyasete karışmadığı gibi, karışılmasını da istemedi, bilâkis ondan uzaklaşmasını öngördü. Bilhassa dindarların din, iman, Kur’ân, ilim, ahlâk, hürriyet, sanat, demokrasi gibi meselelere yoğunlaşmalarını öğütler. Zira, ilerleme, terakki, kalkınma evveliyetle siyasetle değil, bunlarla olacaktır. Ki, “Siyaset, imana nisbetle onuncu derecededir.” (Bediüzzaman, Kastamonu Lâhikası, s. 142) “Şeriatın yüzde doksan dokuzu ahlâk, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nisbetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü’l-emirlerimiz düşünmeli.” (Bediüzzaman, Divan-ı Harb-i Örfi, s. 28)

Evet, o, Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin bu zamandaki “yüzde bir siyaset nedir, sınırları nelerdir?” gibi suallerinin cevaplarını verir ki, bu onun müceddidlik sıfatının bir gereğidir. Bunun adı, “siyaset-i şer’iyye, siyaset-i diniyye”dir.

Okunma Sayısı: 1215
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Kiren

    30.06.2021 17:08:17

    Selamunaleykum. Ölçü vermek olayini cok guzel tesbit etmissiniz. Selamlar.

  • Oğuz Yiğiter

    30.06.2021 12:34:41

    Allah razı olsun Ferşadoğlu Hocam. Hâzâ hakikat. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı