"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hakiki Müslüman prototipine ne kadar uyuyoruz?

Ali FERŞADOĞLU
26 Ocak 2024, Cuma
Müslümanın anlamı; emin olunan, güvenilen, kişilik, karakter, huy, mizâç ve ahlâkını Kur’ân ve onun ilk, en geniş ve en ebedi tefsiri Sünnet-i Seniyye şekillendirdiği kişidir.

Güzel ahlâkın bütün unsurlarının oluşturduğu Kur’ân’ın hâlis talebesinin temel karakteri şöyle tezahür eder:  

“O bir kuldur. Fakat, en büyük yaratılmışa da ibâdete tenezzül etmez. Cenneti bile ibâdetine gaye kabul etmez azîz bir kul. Mütevâzidir, selîm, halîmdir. Fakat, Yaratanından başkasına; izni haricinde, kendi isteğiyle tezellüle tenezzül etmez. Aciz ve fakirdir. Fakr ve zaafını bilir. Mâlik-i Kerîmi ve Seyyidinin nihayetsiz kudretine istinad ettiği için, kavîdir. Hem, yalnız Allah rızası ve fazîlet için çalışır.1  

Mü’minin bu temel çerçevedeki kişilik yapısına açarsak: Müslüman, düşünen, akıl ve zekâ melekelerini geliştiren, müdakkik gözlemci; Allah ve kul/insan haklarına saygı gösteren hürriyetçi; âdil, hakperesttir. Hem kendi, hem de başkalarının hakkını arayan bir adalet abidesidir. Dünyayı zikirhâne, kâinatı kitap görür.  İmânın özelliği olan doğru, dosdoğru; dürüst ve samimîdir. İslâmiyete bağlı olduğu nisbette gururdan uzak durur.2 Yalanın; küfrün esası, nifakın alâmeti olduğunu bilir; asla tenezzül etmez. İffet, hayâ ve izzet sahibi olan Müslüman, başkalarına avuç açmayı şânına yakıştırmaz. Daima teşekkür eden; nimeti hafife almaz, israftan kaçınan bir muktesittir. Cömert, iyiliksever, diğergamdır ve paylaşmaktan zevk alır. İyilikleri başa kakmaz. Helâl-haramı bilir, gayrın malına göz dikmez. Dünya ve mal sevgisine kalben yer vermez. Fakat, din ve dünya hukuku için hayatını bile fedâ etmekten çekinmeyen cesârete âbidesidir.  

Kişilere, suçlar aleniyete dökülmedikçe hüsn-ü zan ile iyi düşünceler besler. Affedici, hoşgörülüdür. Masum ve mazlumlara saygı ve şefkat; büyüklerine hürmet eden; kibirden uzak tevâzu timsâlidir. Her fenâ haslet gibi, riyakârlıktan da nefret eder. Rûhunda kin ve düşmanlık olmayan hakikî bir Müslüman; hiçbir zaman anarşist/terörist olamaz.3 Gıybeti, “âciz ve korkak insanların kullandıkları alçak bir silâh” görür. Sözlü şiddet olan dedikodu bile yapmaz. Aldanır, fakat aldatmaz. Hileye tenezzül etmez. Alçakgönüllü, mûnis bir dosttur.  

Kur’ân ve Sünnet; bir kısmını sıralamaya çalıştığımız güzel hasletlerin menfilerinden de uzaklaştırır. Nazarîye/teori seviyesindeki bu bilgi ve hasletler; imânla kafa, gönül, akıl, kalb ve vicdanlarda kazınır; ibâdetlerle pratiğe dökülür.  

Ahlâk; tarih boyunca; peygamberlik müessesesi ve felsefenin temel maşgalesi, çalışma sahası olmuştur. Biz hangisinin ahlak prototipine uyuyoruz? 

Dipnotlar:

1-bknz., Sözler, Enst./intr., s. 122.; 2-bknz., Sünûhat, s. 37.; 3-bknz., Mesnevi-î Nûriye, s. 6. 

Okunma Sayısı: 1270
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı