"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyet, imanın özelliğidir

Ali FERŞADOĞLU
10 Haziran 2022, Cuma
Bugün, Türkiye dahil İslam âleminin yaşadığı ve cedelleştiği en büyük problem, “hürriyet, meşrutiyet/demokrasi ve hakiki cumhuriyet”ten mahrum olmalarıdır. Ve mücadele, “istibdat/diktatörlük-hürriyet, meşrutiyet/demokrasi” ekseninde veriliyor!

Bediüzzaman, “hürriyet, meşrutiyet/demokrasi, cumhuriyet” mevzularındaki çarpık anlayışları yıkmış; hakiki tanımlarıyla İslamın malı olduklarını izah ve ispat etmiştir. Mesela, “Şu senâ ettiğin hürriyet hakkında, ‘Hürriyet yakılmaya lâyıktır. Çünkü o kâfirlere hastır.” (Münâzârât, internet, s. 58) gibi dehşetli anlayışa karşı şu cevabı verir: “O biçare şair, hürriyeti bolşevizm mesleği ve ibâha mezhebi zannetmiş (insanın nefsine hakim olamayacağına inanıp yaptığı yapacağı herşeyi mübah sayanlar mezhebi). Hâşâ! Belki insana karşı hürriyet, Allah’a karşı ubudiyeti intaç eder. Hem de çok adamlar görmüşüm, Sultan Abdülhamid’e Ahrardan (hürriyetçilerden) ziyade hücum ederdi ve derdi: ‘Hürriyeti ve Kanun-u Esasîyi otuz sene evvel kabul ettiği için fenadır.” (Münazarat, s. 55) Bunların içinde çok ulema var! 

Ve keza “Hürriyet yakılmaya lâyıktır. Çünkü o kâfirlere hastır” anlayışını şu tesbitlerle bertaraf eder: “Hürriyet, Rahman olan Allah’ın bir hediyesi” (Beyanat ve Tenvirler, s. 40, 21.) “Hürriyet, Rahman olan Allah’ın bir hediyesidir. Çünkü, o imanın özelliğidir.” (Münazarat, s. 59.) 

Meşrutiyetin İlahi kaynaklarından bazılarını şöyle nakleder: ”Veşavirhum fil-emri/Ve işlerde onlarla istişare et. (Al-i İmran Suresi, 159) ”Ve emruhum şûra beynehum/Onların aralarındaki işleri istişare iledir.’ (Şûra Suresi, 38) âyet-i kerîmelerinin tecellîsidir ve meşveret-i şer’iyedir… (Münazarat, s. 23.) “Rûh-u meşrûtiyet, şeriattandır; hayatı da ondandır.” (Münâzârât, s. 23).  

Meşrutiyetin ejnebice adı, “demokrasidir.” Ve sakın isme takılıp itiraz etmeyelim. Zira, “Tebeddül-ü esmâ ile hakaik tebeddül etmez.” (Divan-ı Harb-i Örfî, s. 40.) Mesela, temizlik imandandır, ona hijyen deyince mahiyet değişmediği gibi meşrûtiyete de demokrasi deyince “küfür rejimi” olmuyor! Meşrutiyet-i meşrua ise, dinin prensiplerine, Şeriata uygun meşrutiyet; hukukun üstünlüğünü esas alan, adalet ve meşverete riayet eden bir demokrasi demektir ki, bunlar Kur’an’da emredilen; Sünnet-i Seniyye’de ise bizzat uygulamalı olarak gösterilen hususlardır. 

Meşrutiyete demokrasi dendiğinde mânâ ve mahiyeti değişmez. Çünkü ruh-u meşrutiyet ve hayatı şeriattandır!  

Okunma Sayısı: 905
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    10.6.2022 05:07:30

    Allah razı olsun. Pratik bir reçete ve föy tarzı bir yazı. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı