"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“İslâmcılığın en büyük sorunu!”

Ali FERŞADOĞLU
09 Temmuz 2015, Perşembe
Bediüzzaman, İslâmcılar veya sair âlimler gibi, “Şu problemimiz var, şu sorunumuz var, ihlâsı kazanmalıyız, kardeş olmalıyız” diye iddia etmez. Hastalığı teşhis eder, tedavi yollarını gösterir; problemi tesbit eder, çözümünü gösterir.

“İslâmcılığın en büyük sorunlarından” birisi de, İslâmcıların, Bediüzzaman’ın “sorunlar üzerinde kafa yorup” ürettiği çözümlere bakmamaları ve kafa yormamalarıdır. Risale-i Nur’u ciddî olarak okumamalarıdır.

Tefsirciler de okumuyor, İlahiyatçılar da okumuyor, dindar psikologlar da, sosyologlar da, siyasetçiler de okumuyor.

Meselâ, Başbakan, “Şimdi Hutbe-i Şamiye okuma zamanı” demişti.

Cumhurbaşkanı, elinde İşaratü’l-İ’caz, “Bunu biz bastık!” diyerek meydan meydan dolaştı.

Kendileri dahil, ne kadar okudular, ne kadar kafa yordular?

Halbuki Bediüzzaman onlara bir çağrı yapıyor: “Madem şimdi ehl-i imanın tabakatını, avamdan havassa kadar, maruz kaldıkları evham ve şübehattan kurtarmak çaresini bulduk; o ulema ya daha kolay bir çaresini bulsunlar veyahut bu çareyi iltizam edip ders versinler, taraftar olsunlar. Ulemâü’s-sû’ hakkında bir tehdid-i azîm var; bu zamanda ehl-i ilim ziyade dikkat etmeli.1

Meselâ, Bediüzzaman, “İstanbul’daki ikametgâhının kapısında şöyle bir levha asılı idi: “Burada her müşkül halledilir, her suale cevap verilir; fakat sual sorulmaz.

“İstanbul’a gelir gelmez ulemayı münazaraya dâvet etti. Bunun üzerine İstanbul’daki meşhur âlimler, grup grup ziyarete gelip sualler soruyorlar ve o hepsinin de cevaplarını sahîh olarak veriyordu.”2

Bu çağrı, 1907 yılında yapıldı. Ama, halen de devam ediyor. Hem İslâmcılığın, hem Müslümanların, hem insanlığın bütün müşküllerini halledecek, suallerinin cevabını verecek, hastalıklarını teşhis ile tedavi edecek çaptadır.

Bunu Prof. Dr. Ramazan el-Buti, sosyolog Müfit Yüksel ve benzeri âlim ve fikir ehli mükerrer ilân ettikleri halde, merak edip bakmak ve kafa yormak gerekmez mi?

“İslâmcılığın sorunları çok büyük. Üzerinde kafa yormaya devam edeceğiz.”

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 412-413.
2- Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat, s. 45.

Okunma Sayısı: 1709
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı