"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mana-i harfîyle bakmak ne demektir?

Ali FERŞADOĞLU
10 Ekim 2019, Perşembe
Bir şeyin kendisini değil, başka şeyleri tanıttığı, bildirdiği manadır. Yani, anlamını, sahibini, ustasını, kâtibini, yazarını, sanatkârını gösteren, bildiren, tarif eden bakıştır.

Bu bakış; harflerin, kelimelerin şekli ve renginden önce, anlatmak istediği hakikatleri görür. Bir sanat eserine, “Nasıl yapılmış, neden yapılmış?” diye bakılırsa; madde, şekil ve görüntünün dar kalıplarının ötesine geçilemez. “Kim yapmış, niçin yapmış, ne anlatmak ve hangi mesajı vermek istemiş?” sorularına da niyet edip bakarsınız; bilginiz, ufkunuz genişler, pek çok âlemlere, meselelere açılırsınız. 

Harfî bakan bir göz, bu âlemi ruh penceresi ile seyreder. Gözü, gözün Sanii hesabına ve izni dairesinde çalıştırır. Bu bakışa sahip olan göz, şu büyük kâinat kitabının bir mütalâacısı ve şu âlemdeki atomdan yıldızlara kadar terbiye edilen bütün şeylerin sanat mucîzelerinin bir seyircisi olur. 1

İşte, “mana-i harfî”, Cenab-ı Hakk’ın yaratmış olduğu şu koca kâinat kitabına, O’nun hesabına bakmak; niçin yazmış, neler yazmış olduğunu idrak etmek ve anlamlandırmaktır. 

Bu bakış açısı, yalnızca anlamına, manasına bakıp, maddî yönünü ve faydalarını ihmal etmez aslında. Onları da görür ve daha iyi değerlendirir. Meselâ, bir ağacın altında dinlense, onun gölgesinden, yapraklarından, dallarından, çiçeklerinden ve meyvelerinden istifade ederek sanatkârını ve İlâhî rahmet cephelerini görür. 

Eğer kâinata harfî bakışla, Cenab-ı Hakk’ın azametini, büyüklüğünü gösteren bir âlet nazarıyla bakılırsa, o oranda kıymetli olur. Meselâ, bir resim Ahmet Hamdi veya Picasso’ya dayansa, bir tespih tarihî şahsiyetlere isnat edilse, değeri yüz milyarlarca liralarla ifade edilir. Eğer, bir ressama isnat edilmezse, kıymeti hiç hükmündedir. Altın değerini, aynı zamanda kuyumcunun bütün incelikleriyle sanatını onun üstünde uygulamasından alır. 

İşte, varlığın ve özellikle imanlı insanın kıymeti, Esma-i Hüsna’dan (Allah’ın güzel isimlerinden) ona yansıyan yüksek sanatın nakışlarından anlaşılır. İnançsız/imansız insanın kıymeti ise, et, kemikten ibaret fani ve basit maddesi kıymetiyle ölçülür. 

Olumsuz gibi görünen olaylara da harfî bakış, onu olumluya ve güzele çevirir. Meselâ, hastalık zahmet ve eziyet veren bir durum gibi görünür. Ama harfî bakışla hastalık bizi olgunlaştıran, sabra alıştıran, ilmî araştırmalara sebep olan, duâya yönelten, tekâmül etmemizi ve olgunlaşmamızı sağlayan, günahlarımızı döken faydalı bir unsur haline gelir. 

Dipnot:

1- Mesnevî-i Nuriye, s. 193.

Okunma Sayısı: 795
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı