"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Şahıs” ile, “şahs-ı manevî” farkı

Ali FERŞADOĞLU
27 Şubat 2021, Cumartesi
Müslümanların en büyük problemi cehalettir ve “şahıs” ile, “şahs-ı manevî” farkını bilememesidir. Halen şahıslara ‘kurtarıcı’ nazarıyla bakmalarıdır. Vaktini, enerjisini, imkânlarını şahıslara yatırıyor. Bundan ötürü güçlü bir fikir, ilim, bilgi, ekonomik değer üretmiyorlar.

Oysa, artık zaman cemaat zamanıdır. Yani, bakkallık bitti, şirketler, holdingler iş görüyor.  

İlmi, teknolojik buluşları artık İbn-i Sina, Newton gibi şahıslar yapmıyor; şahs-ı maneviler yapıyor. Filan üniversite, falan profesör ve ekibi, NASA, (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi), Amerika Birleşik Devletleri’nin uzay programı çalışmalarından sorumlu olan kurumu yapıyor. CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) yapıyor. 

Ferd, hoca, şeyh şahıstır. Cemaat, şahs-ı manevidir. Müdür, şahıstır. Okul şahs-ı manevidir. Dernek başkanı şahıstır, dernek şahs-ı manevidir. Cumhurbaşkanı şahıstır, devlet şahs-ı manevidir.  

Şahs-ı manevî; bir cemaatin, bir okulun, bir şirketin, bir devletin maddî manevî, bilgi, ilim, teknik varlığının toplamından hasıl olan bir güçtür. Bu zaviyeden bakıldığında, fert; cemaate, şirkete, devlete hükmedemez. Kendinizi, bulunduğunuz cemaatin önde geleni, okul müdürü, şirket, holding yetkilisi, reisi, devlet başkanı farz ediniz! Deha derecesinde bir zekâya sahip olsanız ne yapabilirsiniz? 

Eğer şahıs zamanı olsaydı, “veli, şefkatli”, zeki, siyaset ve diplomasi dâhisi II. Abdülhamid ülkeyi kurtarabilirdi. Kendi tahtını bile koruyamadı; hal’ edildi! Bozulan şahs-ı manevî onu tahtından indirdi! 

II. Abdülhamid’i nasıl bilirsiniz? Zeki, bir siyasetçi. Veli ve şefkatli bir padişah. Üstelik de, Osmanlı’da şeriat kanunları geçerli. O kadar eğitim, ilim ve teknolojik yatırımlar yapmış, yine de, başaramamış. Siz bugün, II. Abdülhamid gibi “zeki, dahi, şefkatli ve veli” bir lider bulamazsınız! Bulsanız bile başarılı olamazsınız.  

Öyle ise, enerjinizi, himmetinizi, çalışmalarınızı, gayretinizi, maddî manevî varlığınızı, “şahıslara, liderlere” değil, cemaate, meşverete, şahs-ı maneviye yatırınız…

Okunma Sayısı: 1394
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    27.2.2021 09:13:44

    Ali bey kaleminize sağlık, çok istefade eden bir yazı olmuş tebrikler.

  • Oğuz Yiğiter

    27.2.2021 07:20:52

    Allah razı olsun. Bu şahs-ı manevi meselesini idrak ve maddi manevi hayat akışımızı ona göre tanzim etmek adeta adetullah kanunlarına riayet derecesinde önemli. Bu mesele hakkıyla idrak edilip, tatbik edilinceye kadar müslümanlara huzur yok gibi görünüyor. İnşaallah hadisatın tazyikatıyla hızırvari inkişaflar göreceğimizi rahmet-i İlâhiye'den ümit ediyoruz... Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı