"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şefkat, lâyık olana

Ali FERŞADOĞLU
07 Ekim 2021, Perşembe
“Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez” prensibi yetkilileri de bağlar.

Dolayısıyla fitne-fesat çıkaranlara ve İslâmın sair kurallarını çiğneyenlere şefkat edilmez. Aslında bu ifade, aynı zamanda fıkıh ve yönetimle ilgili olmalıdır. Hüküm, karar veren hâkimi, cezayı infaz edecek olan yöneticiyi alâkadar eden bir kaidedir.  

“Hem bir adliye reisi, bir memuru kanunca bir hırsızın elini kestiği vakit, o memurun o zâlim hırsıza hiddet ettiğini gördü, o dakikada o memuru azletti. Hem, çok teessüf ederek dedi: “Şimdiye kadar, adâlet nâmına böyle hissiyâtını karıştıranlar pekçok zulmetmişler.” Evet, hükm-ü kanunu icrâ etmekte o mahkûma acımasa da hiddet edemez; etse, zâlim olur. Hattâ, “Kısas cezası da olsa, hiddetle katletse, bir nevî katil olur” diye, o hâkim-i âdil demiş. (Tarihçe-i Hayat, s. 487) 

“Zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez!” kaidesince yaklaşmalı. “Beş on senelik gençliğin gayr-i meşrû zevki için, dünyada çok seneler gam ve keder, berzahta azap ve zarar ve ahirette Cehennem ve sakar belâsını çeken adam, en acınacak bir halde olduğu halde, hiç acınmaya müstehak olamaz. Çünkü, zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve lâyık değildir.“ (Bediüzzaman, Kastamonu Lâhikası, Enstitü/internet, s. 119) 

Yoksa günahlara sapmışa “şefkat mesleği gereği” acımak ve hikmet dairesinde kurtulmalarına çalışmak dinimizin emri ve insanlığın icabıdır. Şefkat lâzımdır, ancak, şefkati lâyık olana, ölçüsüne göre yapmalıdır. Evet, “iftira, su-i zan, gıybet” edenler; günahlara kendi rızasıyla girenler merhamete lâyık değildir.  

“Tarafgirlik hissiyle, bir caninin hatasıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adavet eder; elinden gelse, zulmeder. (...) Şimdiki vaziyet, yüz masumu birkaç cani için zararlara sokar. Meselâ: Hatalı bir adama müteallik, bîçare ihtiyar valide ve pederi ve masum çoluk-çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirane adavet etmek, şefkatin esasına zıttır. Müslümanlar içinde tarafgirane cereyanlar yüzünden, böyle masumlar zulümden kurtulamıyorlar. Husûsan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. (...) Fakat İslâm dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez; hukûkuna müdahale edilmez. Çünkü o masumlar, İslâmiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, belki İslâmiyetle ve cemaat-i İslâmiye ile bağlıdır.” (Emirdağ Lâhikası-l, s. 38-39) 

Okunma Sayısı: 883
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Tahsin

    7.10.2021 09:05:11

    Elinize sağlık. Bu dönem önemli bir konu. Tam da dün akşam problem yaşayan bir akrabamız hakkında böyle bu konuyu konuşmuştuk. Bize zarar verdi. Daha fazla zarar vermemesi için zor anında ona yaklaşmamayı tavsiye ettim. En azından tevbe edene kadar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı