"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitim ya da öğütüm

Ali HAKKOYMAZ
15 Şubat 2020, Cumartesi 00:03
Polonya eğitimde bizden fersah fersah önde imiş.

Adamlar açık kapılar ardında tartmışlar, tartışmışlar ve merkeziyetçi olmayan; öğrenci merkezli, öğretmenin durumunu iyileştiren bir güzel sistem oturtmuşlar. Vırt zırt plan program değişmiyormuş. Biz niye hastayı, hastalığı görmezden geliyoruz?!... Niye, niçin, nasıl, ne hakla, ne sebeple, ne nedenle, ne diye, ne için, aslı ne faslı ne, neyi bekliyoruz; yoksa dünya çapında bir eğitim/imiz var da haberimiz mi yok?!... Hayatta mısınız; hey, oradakiler, buradakiler?!...

*

Okullarımız var; kitapla aramız açık! Okullarımız var; binalarımız bir sarsıntıda... yerle bir! Okullarımız var; var da... cehaletimiz/fukaralığımız/kalbimizi terk etmişliğimiz de var! Nasıl yan yana geliyor bu düşman kardeşler?!... Okul/mektep varsa; bu eksiler azalmaz da niye artar?!...

*

Okullarımız olmasaydı daha ne olacaktı ki... Okullar olsun mu hâlâ?!... 

Cümle kuramaz, bir sayfa “kendini anlat” desen anlatamaz bu okullular! On binlerce kelimen olsun; sen iki yüz kelimeyle konuş!  Okullar olsun; değil mi?!...

*

Bu profesörler kafamı karıştırıyor anne! Lügat’e/sözlüğe/kitaba bakmam gerekiyor; onlar konuştuğunda. Çıkamıyorum işin içinden. Bir tuhaflar yani! Arada, aklı başında, kalbi yerindeler de var da... çok az onlar.

*

Okulların “göz boyamak” için olduğunu söylesem... itiraz edeceksiniz (belki!) O zaman şöyle diyeyim: “Bunca zeki çocuklar sadece Japonya’da olmadığına göre; onlar niye orda; biz niye burdayız?!...” (Soruyu sâkin sordum ki sâkin düşünelim, diye!)  ...de nereye kadar?!... Almanları demedim daha; Japonlar gibi bunlar da çok hırpalandı! Biz; sirke/sarımsak hesabından çıkamadık ki çorbayı içelim! Yüzlerce talebe, hapishane okullarda/n yetişir mi?!... Bak, işte; yetişmiyor. Sonuç?!... Son uç ne?!... Ortada! Bir vurdumduymazlık var da... benim işim, işimi yapmak! Yani harita/halita bu! Neden, neden, neden; genç beyinler ilk fırsatta Amerika ve saire diyor?!

*

Eğitimde yerimiz hayli gerilerde; sonlara doğru olduğumuzu araştırmalar, anketler söylüyor. Dilde, anlamada, matematikte, fende adımız sanımız okunmuyor. Ne kaldı geriye! Bir milyona yakın eğitim çalışanı var. Başka bir meslek mi seçseler kendilerine!

*

Okuyanlarımız yani diplomalılar kelimesiz... Kelimelerin akışına müdahale etmek; hayatın akışına müdahele anlamına gelir. Kelimelerde hayat akar çünkü. İşte biz böyle yaptık ettik; ne ettik ne olduk ortada; ortada kaldık. Şimdi dilimizden özür dileme zamanı: “Biz ettik; sen etme!”

*

Hayatı çok sıkıştırdık. Lisede kimya dersinde, der dururdu hocamız:”Sıvılar sıkıştırılamaz!” diye... Hayat, sıvıdan daha sıvı, daha şeffaf, daha akışkan olduğuna göre... neden üstüne üstüne gidiyoruz ki...

Okunma Sayısı: 1108
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı