"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öteki şeyler

Ali HAKKOYMAZ
01 Ağustos 2021, Pazar
Değişmek:

Çok şey ne çabuk değişir oldu. Rahmetli annem hızlı, acele işler için: “Gözün ilmiyor.” derdi. İlmek; ilişmek, ulaşmak, yetişmek...Yani farkında olamıyorsun; ne zaman, nasıl oldu, demek istiyordu. 

*

Tezgâh:

Evet; sayılar, binalar, paralar çoğaldı! Çoğaldı da yine belli (belirsiz) ellerden belli (belirsiz) ellere... Dünyanın fakirliği yine azalmıyor; artıyor bile. İsraf “onların” oldukça; iktisat da “bize” düşüyor mecburen!

*

Kayıplar:

Azalan bir şeyler var; yalnız.

Şehirlerde gökyüzünü azalttık.

Toprakları asfalt/beton yaptık.

İnsanlar tek ton... 

Bize toprak lâzım...

Bize gökyüzü lâzım...

Bize ağaç... bize çiçek... bize böcek... lâzım...

*

Belâ:

Size bir şey diyeyim de lâfı toptan anlayın: Baksanıza; okuttuklarımız “belâ” oluyorlar kendilerinden başlayıp âleme; kendini okumayınca! 

*

Haberler:

İşte kanlı ve gözyaşılı haberler doluşuyor yaşlı dünyanın başına; insan kendini unutunca... N’idersin ki çok sancılı artık bu dünya...

*

Bir ümit:

Madde, para, silâh, bankalar, binalar... sırasını savdı, dese birileri kulağıma eğilip...

*

Akıl ve kalp:

Aklımızı yine başımıza alalım da kalbimizin de bi’ gönlünü alalım; ha!

*

NAYLON ÇAĞ

Adını koydum: “Naylon Çağ!”

Yalnız ve hoyrat zamanlar...

Ekmeği, suyu, havası kanser...

Nefes darlığı çekiyor dünya.

Sohbeti, muhabbeti, aşkı naylon...

Diploması, cübbesi, rütbesi naylon...

Dilinde “renk renk” yalanlar...

Silâhları susmak bilmiyor.

Adını koydum: “İçi Boşaltılmış Çağ!”

*

Hırs:

Dünyada, kaygan bir zeminde... Bunca mal mülk delisi olmanın bir tercümesi var mı; ben mi bilmiyorum! Bu ne kadar hırs! Bu ne kadar cimrilik! Siz de görüyor musunuz?

*

Aşksızlar ve şefkatsizler:

Dünya sükûnete erse bundan kim rahatsız olur? Savaş isteyenler... Şiire uzak olanlar... Estetik düşmanları... Karıncanın da hayat hakkı olduğunu bilmeyenler... Aynada gözlerinin içine bakamayanlar... Gelinciğin aşk türküsünü duymayanlar... Bu kâinatın bestesine kendisini kaptıramayanlar... Aşksızlar ve şefkatsizler...

*

Ciddiyet özlemi:

Kelime hazinesi renkli, çeşitli, bol, duraksamasız, yalansız, riyasız, içi dışı bir, yerinde fıkralı, gözlerinin içi gülerek konuşan, mizaha/aforizmaya yer veren, resmî değil, fakat ciddî kimliklere çok ihtiyaç var.

*

Formül: 5K

Tink tank (istişâre) yapmayınca; “sevkiyat-ı tank” devreye giriyor. Askerliği bitirip bir türlü 5K’ya (kitaba, kaleme, kâğıda, kafaya, kalbe) kayıt/yatırım yapamıyoruz. Silah patlatmak kolay; kalem işi zor! Sonuç?!... Fukaralık ve kaygı...

*

Top ve kitap:

Yatıp kalkıp futbol konuşuyoruz. Stadlar, masraflar, gazeteler, teveler... Aynı gayretle, heyecanla kitapları yılda bir sefer olsun konuşmuyoruz. Koca koca kitap mağazalarımız var mı? Kaçımız bu ay hangi kitaplar raflanmış diye merak ediyoruz?

*

Rahat ve huzur:

Gürültülü dünya; sus biraz! Tuhaf değil mi rahat edelim derken huzur ağır yaralandı. [Tosya-pirinç meseli yerini buldu zahir!]

*

Sen çalış:

Bankalar mı?!... Dünya niye fukara; üç beş aile dışında?!... Paradan para kazanmak ne demek! Bizde en kazançlılar içinde birincilermiş.

*

Abilik:

Abi rolündekiler, büyükler “kavga” çıkarmaz; aksi takdirde yatıştırıcı, yetiştirici rolünü-varsa- yaralar.

*

Kalın gaflet:

Böylesine kabalaşan bir dünyaya düşene kadar nerdeymişiz!

*

Kitap çok uzak:

Ülke olarak yılda kişi başına bir saat kitap okumak düşüyormuş. Ülke nereye gidiyor, sorusuna gerek kalmıyor; yerinde sayıyor; arada bir geriye gidiyor; sık sık da duruyor. Almanya yüz saati geçkin kitap okusun da...  geç bakalım Almanya’yı, Japonya’yı!

*

ÖLÜM UNUTKANLIĞI

Dünya ölümü düşünse.

Düşünse biraz ölümlü olduğunu.

İndirse yarınları raflardan.

Nefesini bugün dinlese.

Dünya ölümü düşünse.

O kadar azalır ki gürültüler.

Adı unutulur belki de savaşların.

*

Yangın:

Farkında değilsen bahçendeki güllerin yanar, biter, kül olur. İşlerin müşkül olur. Çocukluğun, gençliğin yandı; n’ettin? Simsiyah zamanlara düşmeden okşa bu saadetleri. Bu uzun emellerin yok mu, bu hırsın, bu hasetin... ağaçları söktürüp binalar diktiriyor. Ki bu yaprakların gölgesinde 28. Söz’ü okuyup Cennet hayalleri kuracaktık. Esmasız bakan gözlerdir gülleri kül eden; insanı kulluğundan eden... Yangında ilk kurtarılacak şeyler; ilk yok edilecekler listesine geçmişse... geçmiş ola! Kıyamet kopmadığına göre; ülkeyi Süleyman’ın Bahçesi’ne çevirmek için vakit var gibi. Milyonlarca işsiz gencimiz var. Al sana milyonlarca ağaç dikecek heyecan... Bir milyon Meyve Risalesi bastıralım. Kapağı ve yaprakları ağaç renkli eskitme olanından... Başlarında arada okuyucu olarak da bulunmak isterim. Fon olarak -bulursak- yaprakların hemhemesini, kuşların sesini koyarız. Yazıyı bitirecekken ablam telefon etti. Bu yangınlar ne olacak, diye ağlamaklı soruyordu. Bir hatırlatmada da bulundu. İbrahim Aleyhisselâm’ın duâsına ihtiyaç var, dedi. Bütün Risale’nin özeti Birinci Söz’ü de ne zamandır okumadığımın farkına da vardırdı. Bir milyon da Küçük Sözler basımı yapılır belki de böylece. Her türlü yangının, açmazın, çıkmazın çıkış yolu: “Karşımda müthiş bir yangın var.” diyen Said Nursî’nin çoğunu Çam Dağı’ndan bize hediye eden Nurlu sözlerinin dizinin dibine çökmeksek... çöker kalırız. Bunu bütün samimiyetimle söyleyeyim de içimin yangını dinsin.

Okunma Sayısı: 992
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    1.8.2021 12:26:26

    Maşallah binlerce tebrikler çok güzel ifade etmişsiniz kaleminize sağlık

  • Okur

    1.8.2021 00:24:58

    Said Nursî’nin çoğunu Çam Dağı’ndan bize hediye eden Nurlu sözlerinin dizinin dibine çökmek… Dua ve hayali ile..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı