"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şiir kıvamına dair

Ali HAKKOYMAZ
18 Aralık 2021, Cumartesi

SONSUZ KAPI:

Hani bir darboğaza ge[tiri]liriz. Halimiz, dilimiz duâya durur. Zalimler, münafıklar çalıp çırpmaktadır. Ufuklara dalıp gidersiniz. Kara gün kararıp kalmaz. Fanilerden ümidimi kessem de senden asla... Ve ben her zaman Senin sonsuz ka[m]pındayım.

*

UTANÇ:

Zulmün fotoğraflarını gördükçe... aynalara bakmaya utanıyorum.

*

EHLİYET LÜTFEN:

Ehliyet almak kolay olmamalı. Meselâ ülkesinin önde gelen birkaç şair ve yazarının adını bile bilmeyene direksiyon teslim edilir mi! Ezberinde birkaç mısra, beste, atasözü, vecize olmayanın cebinde ehliyetin işi ne!

*

ÂCİ̇L İHTİYAÇ:

Dünyanın bir tek şeye ihtiyacı var âcilen: Hürriyete...

*

İMTİHAN SORULARI:

Soru -1

Bunca zaman geçmiş; çok tuhaf;

Bu kadar yakın mıydık?

Soru -2

Bunca zaman geçmiş; çok tuhaf;

Bu kadar uzak mıydık?

Not: Her soru “aşk” puan...

*

ÜÇ GÜNLÜK DÜNYA:

Dünya üç gün; kavgalar biteviye... Bu diplomalar niye? Dünya nereye?

*

İSRAF:

Elveda israf! Merhaba insanca yaşamak!

*

İNSANÎ ÜCRET:

Evet... Asgarî ücret değil; insanî ücret... (Konu kapanmıştır!)

*

SELÂM:

Hayat kısa; 

Duâlar uzun...

Sıkıntılar uzar mı uzar da ne gam!

Her ân selâmı var Sonsuz’un.

*

ÖYLE YA:

Yalnız değildim;

Bir yalnızlığım vardı yanımda,

Bir de sıkıntım.

Allah hep yanımdaydı.

Korkularım korkup kaçıyor;

Ümitlerim sonsuza akıyordu.

*

ÇIKIŞ:

Ne yazsam diner bu acı, ne konuşsam; bilmem ki! Yaşamak bu kadar zor; ölmek bu kadar kolay mı; bilmem ki! Ey akıl; buna bir çare? Ey kalbim; sen de söyle! Çıkış nerede?

*

SİVİL HAYAT:

Bir hayat şekli biliyorum. Âdem’den bu yana çok az insanın -her şeye rağmen- tercih ettiği: sivil hayat. Onlar emretmeyi de sevmez; emir almayı da... Sadece ve yalnız hakikatin emrindedirler.

*

KESTANE YA DA BARUT KOKUSU:

Dünya aklını başına almalı; kalbini yerine koymalı. Yani dengesini ve duygusunu kaybeden dünya; herkese kaybettirir! Sahne yanarken; sahnenin gerisindekiler nereye kadar gülecek? İki kere iki her zaman dört etmiyor; aksine “dert” ettiği çok! Senaristlerin tarih, edebiyat, estetik, insaf bilgileri, telâkkileri/algıları çok hasarlı ve çok zaman da yok ve veya gibi gibi... [Kış gelmiş; sayın tezgâhçılar! Kestane kokusundan haberiniz yok! Bir gelin, görün; silâh ve para kokusundan iyidir!]

*

SIĞ:

“Sığ” bakış; sığınmaya çalışmasın bir yere; hiçbir yere sığmaz.

*

HAYAT=ÂN:

Dün: “Dün, dündür; bugün, bugündür.” sözünü diyenin peşini bırakmamıştık; dilimize sakız yapmıştık bu sözü. 

Bugün aynı sözleri söyleyenlere bir şey demiyorsak ben diyeyim: “Dün, dündür; bugün, bugündür.” Neyse: “Her şey dünde kaldı cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek lâzım!” İşte böyle... hakikat aynasıyla bakacağımıza; siyaset aynasıyla bakarsak; yalan ve yanlışlara elbise dikmelere kalkarız. [Neyse... sabahleyin kuşlara yem vermeyi unutmayalım! Unutmayalım: hayat şu ân!]

*

KAVGA:

Kavganın galibi -galiba- olmaz!

*

HIZIRI BEKLERKEN:

Televizyon, internet, üniversiteler... Dolduk taştık vesselâm... Şimdi ağaçlar gibi...

Sessiz sedasız... (Haşim’in dikkatini çekmiş.) Olgun başaklar gibi... Başı öne eğik günebakanlar gibi... ağır başlı dallar mıyız! Var mıyız, yok muyuz! Dolu muyuz, boş muyuz! Aylar, yıllar vızır vızır... Hızır bekleyip duruyoruz da... hâzır ve nâzır mıyız?

*

SAATLER:

Takıldı kaldı

Saatler

Kısır döngüye.

*

DEĞİŞMEK:

Dünya değişmiyor madem sen değişiver!

*

YARIM MISRALAR:

Mısra; kapı, demek... Beyit, ev... Şiir, kılı kırk yarmak... Şiirden maksat yeni kapılar, pencereler ara[la]mak... Ümit hep var, demek... Sıkılanlara yardıma çalışmak... İnsan bir şey yazarken hemen yanına da şerh/haşiye/hamiş mi düşmeli! Şiir, hiç değilse kişi kendine bir mısra da bulsa yeter deyi yazılır diye/biliyorum. Bulamazsa ahengi yeter, yetsin! Biraz şiir okuyun, demeye de getirdiğimi aklınıza getirin. [Keşki şair olsaydım, diye iç geçiren, ama şiir-nesir karışımı bir yolda giden, bütün türlerin hamulesinde insanlığa daha artık son kale[m] hediyesini takdim edip sırra kadem basan Ebu Lâ Şeysiz yola devam edemeyeceğimizi de söyleyeyim de ne söylerseniz söyleyin!]

...mısralar yarım...

...yarım bir gülücük dudaklarda...

...yarım bir yanda; öte yanda bir yarım...

...dünyayı nizama kalkarım...

...ben ne anlarım!

***

HASBİHÂL:

Çok geveze olduk. Ruhlarımız yorgun. Her yanımız beton. Kuşları kovduk. Kelebeklerin kanat vuruşlarını duymadık. “Okumak” denince “okul/kurs” anladık. Evimizdeki kitap sayfalarından daha çok para desteledik. Ki hayat bu kadar para istemiyordu. Sıkıştık, sıkıştırdık. Günlerin gözlerinin içine bakmadan, yıldızlara göz kıpmadan, sofralarımıza dostlarımızı çağırmadan yaşamayı bir şey sandık! İnsan kendine bu kadar kıyar mı?! Çabuk, hemen, bugün, şimdi, derhal, behemahal dönelim şiir kıvamına!

İSÂ’NIN NEFESİ

Bir köye mi çekilmeli yoksa!

Yıldız şarkılarıyla uyumalı...

Koyun kaval sesleriyle uyanmalı...

Biliyorum; “kurtarılmış bölgeler” vardır!

Cimri şehirlerin mutantan fotoğrafları...

Unutulan tek şey: yaşamak!

Uyansın diye ruhumu ova ova...

Kova kova silüetini ruhsuzluğun...

Toz toprak ormanların nefesi...

Demir parmaklıklarla kapalı denizler, gökyüzü...

Halbuki yaşayabilirdik çiçeklerle;

Cenneti hatırlayarak...

Herkes yerini yaparmış burada.

Burada ermezse murada; orda erer mi; bilmem!

Yakamda bir şehir; gözleri çok keşmekeş...

Basmakalıp, ruh kaçkını, belirsiz...

Rezil bir hikâye başlangıcı gibi...

Ağaçların çarmıha gerildiği...

İsâ’nın nefesinden gayrı;

Dirileceği yok şehirlerin.

Okunma Sayısı: 1442
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı