Oldu mu şimdi?
Bir vedayı bile çok gördün!
Gittin, ha!
Derste senin için…
Kendim için aslında…
Ve yümît bahsini okuduk.
Yeni pencereler açıldı bende…
Gülüşün seyyal oldu…
Bu seyyar âlemde.
Güle güle, be!
Gülerek dinlerdin bu beni.
Bir sır gibi susardın.
Vay be!
Mustafa’dan yıllar sonra…
Bir edebiyatçı daha…
Demek bu ölüm bizi…
Kim var kim yok dünyada…
Sırtına aldığı gibi…
Ama dünya işte!
Seninle yeniden düşündüm:
“Ölüm böyle peşimizde…”
Azalt demiştim işlerini.
Acı-tatlı güldüydün.
Şiire devam derdin bana.
Aman çiçekleri yaz derdin.
Bilirdin hâlini kalbimin.
Bulaşma bulaşık işlere diye.
Dostum, yolun açık olsun.
Ölüm dersini bırakıp önüme:
“Bunu iyi çalış!” dedin.