Resulullah (asm) buyurdular ki “Zeytinyağını yiyin ve onu bedeninize sürün. Çünkü o mübarek bir ağaçtan çıkar.” (Tirmizi).
Kur’ân-ı Hakîm’de zeytinyağının özelliklerine dikkat çeken ayetler bulunmaktadır. Bu mu’cizevî gıdanın değeri, Mü’minûn Suresi’nin 20. ayetinde geçen, “Tur-i Sina’da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir.” ifadesiyle vurgulanmıştır. Zeytinyağı, yüksek antioksidan özelliği ile organizmayı atıklardan arındırır. İç organların fonksiyonlarını güçlendirir. Antitoksin etkisi ve bağışıklık sistemine sağladığı destekle, organizmanın yaşlanma ve yıpranmasını geciktirir. Zeytinyağının sayamadığımız daha birçok faydaları bulunmaktadır.
Sahabe-i Kiramdan İbni Yüsri-s Süleymiyeyn (ra) anlatıyor: “Resulullah (asm) yanımıza teşrif edince, kendilerine hurma ve tereyağı ikram ettik. Zira tereyağı ve hurmayı severlerdi.” (Ebu Davud; İbni Mace). Tereyağı, vücuttaki ödemlere, akciğerdeki tahriş ve kanamalara faydalıdır. Sinir ve sindirim sistemlerini yumuşatarak destekler. Balgam söktürücü özelliği bulunmaktadır. Vücutta meydana gelen kuruluk ve sertlikleri giderir. Öksürük, bronşit ve nefes darlığında faydalıdır. Organizmanın direncini güçlendirir. Tereyağı ve hurmanın, birlikte yenmesinin hikmeti, yan etkilerinin giderilebileceği sırrına dayanmaktadır.
Kur’ân-ı Hakîm’de, Cennet ehline içirilecek çeşme suları anlatılırken “Orada karışımı zencefil olan bir kâseden içirilirler.” (İnsan Suresi: 17). Ebu Nuaym ‘Tıbb-ı Nebevî’de anlatıyor: “Ebu Said el-Hudrî, Rum melikinin, Resulullah’a (asm) bir küp içinde zencefil hediye gönderdi. Oradaki bütün insanlara birer parça yedirdi, bana da bir parça yedirdi.” (Hakîm). Zencefil, yemeğin sindirimini kolaylaştırır. Sindirim sistemi fonksiyonlarını rahatlatır. Tıkanmalardan dolayı zorlaşan karaciğer fonksiyonlarına fayda sağlar. Görme kabiliyetini güçlendirir. Bal ile macun yapılırsa, balgam söktürücü ve öksürük kesicidir. Bu karışımın üzerine bir bardak sıcak su içilirse, organizmayı yapışkan atıklardan arındırır. Hafızayı güçlendirir, gıdalardaki zararlı etkileri giderir, ağızdaki tat ve kokuyu güzelleştirir.
Talha ibni Abdullah (ra) anlatıyor: “Resulullah’ın (asm) yanına girmiştim. Elinde ayva vardı. Bana “Ey Talha! Şunu al, (ye)! Çünkü bu, kalbe rahatlık verir.” buyurdular. (İbni Mace). Mide ve bağırsaklara faydalıdır. İdrar söktürücü etkisi bulunmaktadır. Yemekten önce yenirse kabızlık, sonra yenirse bağırsakları yumuşatır. Közlenerek pişirildikten sonra, balla karıştırılarak ezilirse, mide ve karaciğere çok faydalı bir karışım elde edilir. Kalp fonksiyonlarını güçlendirerek, ferahlık verir. Psikolojik stres, keder ve hüznü dağıtır. Hamile hanımlar, bir süre yemeye devam ederlerse, doğacak bebekleri güzel olur.
Resulullah (asm), temizliğin sembolü olarak misvak hakkında “Ümmetime zor geleceğini bilmeseydim, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.” (Buharî-Müslîm) buyurarak, sağlığın korunmasına da büyük önem vermişlerdir. Ağız hijyeninin sağlığın temeli olduğunu belirtmek için, başka bir hadislerinde “Misvak ağzı temizler, Rabbi de razı eder.” (Buharî) buyurmuşlardır. Dişleri ve dişetlerini temizler, dil sağlığına ve güzel konuşma kabiliyetine destek sağlar. Ağız kokusunu güzelleştirir. Beyin sağlığını ve hafızayı güçlendirir. İştah açıcı özelliği bulunmaktadır. Sesi düzenler. Mide fonksiyonlarına destek sağlar. Tilavet, zikir ve namazda huzur verir. Melekleri sevindirir ve hasenatı arttırır. Uykudan uyanırken, abdest ve namazda sık tekrarlanır. Oruçlunun en faziletli ameli, misvak kullanmasıdır. Kötü kokular Cenab-ı Hakk’a (cc) yakın olmaya engel olduğundan, sevimli bulduğu oruçlu mü’minin ağız kokusu ve ondan da güzeli, misvak kullanılan ağzın kokusudur. Kolay uygulanabilen bu sünnet, hayat kaidesi yapıldığında, en güçlü sığınağa girilmiş olacaktır.