Demokrasi ferdin hukukunu korumayı amaçlayan temel hak ve hürriyetlerin hür kullanımını temin eden bir sistemdir.
Demokrasi, hür, medenî, haber alma ve muhalefet hürriyetinin olduğu ülkelerde iyi bir sistemdir. Aksi takdirde istismarı ve demagogların halkı aldatması ile baskıcı bir sisteme dönüşebilir.
Bir ülkenin demokrasi ile yönetiliyor olabilmesi için; hür seçim ve temsilde adalet, haber alma hürriyeti, eşit oy ilkesi, parlamento çoğunluğunun yönetimi, azınlığın ve fertlerin hakkının korunması, herkesin hukuk karşısında eşitliği, insan haklarının güvence altına alınması, inanç ve fikir hürriyetinin en geniş şekilde uygulanıyor olması gerekir.
«
Siyasetin dinle ve ahlâkla da ilişkisi vardır. İlâhî kitaplar ve din adamları tarih boyunca hürriyet ve adaletin tesisinde, hukukun korunmasında ve siyasî hayatta etkin rol oynamışlardır. Zira insan hakları ve adalet Allah’ın emridir.
Siyaset hukuk sisteminin ve hukuk devletinin varlığı ile güçlenir. Siyasetin yönetimle ilgisi, hukuk sisteminin planlanması, örgütlenmesi, yönetimi, koordine edilmesi ve denetimdir. Bir ülkede adalet varsa bu yönetimden ve yönetim siyasetinden kaynaklanır; haksızlık ve zulüm varsa bu da yönetimden ve yöneticilerden kaynaklanır. Zira bu konuda sorumluluk sahibi onlardır.
««
Siyasetin ülke kalkınmasında ve gelişmesinde büyük tesiri vardır. Zira ekonomik kalkınma planlarını yapan ve uygulayan yöneticiler ve onların siyasetidir. Şayet hürriyetleri geliştirerek, çalışan ve üretenlerin önündeki engelleri kaldırarak demokratik bir yönetim sergilerlerse ülke kalkınmasında büyük bir gelişme sağlayabilirler. Zira, hürriyetin olduğu yerde sefalet olmaz.
İktisat servetin üretimi, bölüşümü ve tüketimini konu edinir. Üretim, dağıtım, ticaret, tüketim ve hizmet sektörünün tümü iktisadın alanına girer. Siyaset ekonominin bölüşümü ile ilgilenir. Kapitalizm, Sosyalizm ve Karma Ekonomi siyasetin de konusudur.
«
Siyasetin amacı toplumda barışı, huzur ve asayişi, düzeni ve nizamı sağlamaktır. Meşruluğunu kamuoyundan ve vicdanından alır. Siyaset evrenseldir, insan hak ve hürriyetlerinin teminini amaç edinir. Ama ne var ki siyasîler iktidara gelmek ya da iktidarda kalmak için toplumun huzur ve asayişini, düzenini ve nizamını bozarlar ve bu gibi değerleri çoğu zaman istismar ederek kendi amaçlarını gerçekleştirmek isterler. O zaman da ülkede huzurun bozulmasına, haksızlık ve zulümlere sebep olurlar.
Siyaseti amacına uygun yürütebilmek, ülke çıkarlarını düşünmek için siyasete girenlerin gerçekten yalnız halkın refah ve saadetini düşünmeleri gerekir. Siyaseti bir menfaat aracı yapmak siyaseti canavar haline getirmektir. Bediüzzaman “Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır. Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister” (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, s. 588.) der.
Yine bu sebeple “Memuriyete veya imarete [siyasete] giren, yalnız hamiyet ve hizmet için girmelidir” (Münazarat, s. 45.) buyurur.