Haremeyn-i Şerife’de şeytanların bağlandığını hep duyardık. Özellikle Mekke’de iç içe çok sıkışık yapılan Kâbe etrafında yapılan tavaf ibadetinde bunu görmek, hissetmek mümkündü. Azgın nefisler orada sakinleşir, zikre ve duaya durur. Kimsenin artık nefsanî duygulara ayıracak zamanı yoktur. Beyaz ihramlara bürünmüş melek safiyetini yaşayan yüzbinlerin, milyonların tek dileği affa mazhar olmaları ve tövbelerinin kabul edilmesidir.
Medine’de Mescid-i Nebevî’de ve Mekke’de Mescid-i Haram’da her vakit namazın ardından cenaze namazı mutlaka kılınır. “El mevtü hakkun” yani “Ölüm haktır” hükmü, sürekli bu mübarek mescidlerde, orada ibadet eden her mü'minin gönlünde yankılanır. Hele namazlardan sonra oraya has arabalar içinde cenazelerin resmî geçidine şahit olanlarda bu hüküm çok daha etkileyici bir tesir icra eder.