"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kabir denen mekân

Ali Rıza AYDIN
18 Temmuz 2019, Perşembe
Risale-i Nur’da, “… Ticaret ve memuriyet için, mühim vazifelerle bu dâr-ı imtihan olan dünyaya gönderilen insanlar, ticaretlerini yapıp, vazifelerini bitirip ve hizmetlerini itmam ettikten (tamamladıktan) sonra, yine onları gönderen Hâlık-ı Zülcelâllerine dönecekler ve Mevlâ-yı Kerîmlerine kavuşacaklar” cümlesinden sonra, “Öyleyse, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz”1 deniyor.

Kulluğunu idrak eden, görevini itmam eden her insan, Hâlık-ı Zülcelâl’in huzuruna yüz akıyla dönebilmenin ve Mevlâ-yı Kerîm’ine kavuşmanın ümidiyle, kabir kapısına “ağlayarak değil, gülerek” girmeyi bin can ile arzu eder.

Bunun için de önce, görevini bilmek; bildiğini iman ile, ihlâs ile, zühd ile hayatına tatbik etmek gerekir.

Çünkü kabir, her insana, en hayatî gâile!

Peygamber Efendimiz (asm) bir hadis-i şeriflerinde, “Kabir kadar ürkütücü bir manzara görmedim”2 buyuruyor.

Müfessir Dehhâh b. Mezâhim:

“Adamın biri, ‘Ey Allah’ın Resûlü! İnsanların en zâhidi kimdir?’ diye sordu. Resûlullah (asm);

“Kabri ve oradaki çürümeyi unutmayan, dünyalık fuzulî şeyleri terk eden, ahireti dünyaya tercih eden, yarınki günün derdine düşmeyen ve kendini kabirdeki insanlardan biri olarak gören kimse zâhiddir’ 3 diye cevap vermiştir” diyor.

Ömer b. Hattâb (r.a) bir müşahedesini şöyle anlatıyor:

“Bir keresinde Resûlullah (asm) ile kabristanlığa gittik. Bir kabrin başına oturdu. İçimizde ona en yakın bendim. Resûlullah (asm) ağladı, ben de ağladım ve herkes ağladı. Bize, ‘Niye ağlıyorsunuz?’ diye sordu. Biz de, ‘Siz ağladığınız için ağladık’ dedik.

“Resûlullah (asm), ‘Bu annemin, Vehb kızı Amine’nin kabridir. Rabbimden onu ziyaret etmem için izin istedim, izin verdi. Ona istiğfarda bulunmam için izin istedim, fakat buna izin vermedi. İşte benim kalbime bir anne ile oğlu arasındaki şefkat duygusu geldi, ona ağladım’ buyurdular.” 4

Osman b. Affân (ra) bir kabrin başına oturduğu zaman sakalları ıslanıncaya kadar ağlardı. Kendisine, “Ey Osman, neden Cennet ya da Cehennemden bahsedildiğinde ağlamıyorsunuz da bir kabrin başına oturduğunuz da ağlıyorsunuz?” diye soruldu. 

Hz. Osman (r a): “Resûlullah (asm), ‘Kabir, âhiret yolculuğunun ilk konağıdır. Eğer kişi buradan kurtulursa artık gerisi kolaydır. Yok, kurtulamazsa gerisi çok çetindir’ buyurdular” 5 cevabını verdi.

 Efendimiz (asm), bir başka hadis-i şeriflerinde; “Kıyâmet günü hiçbir kimse şu beş soruya muhatap olmadan Rabbinin huzurundan ayrılamaz: Ömrünü hangi yolda geçirdiği, gençliğini hangi çizgide eskittiği, servetini nereden kazanıp nereye harcadığı ve ilmiyle ne kadar amel ettiği.” 6

Evet…

İşte, bunun içindir ki Bediüzzaman, sık sık, başka daimî bir memlekete gidileceğini hatırlattıktan sonra, “Hazırlanınız!” 7 ikazında bulunuyor.

Ve hazırlanma adına, “Çalışınız” diyor, çalışınız…

Mü’min için saadetler diyarı, Sevgiliye kavuşmanın makamı olan “Kabrin arkası için çalışınız” 8 diyor ve hakikî saadetin ve lezzetin ancak orada, ahirette olduğunun müjdesini veriyor.

Yani, kabir kapısına “gülerek” girmemizi istiyor.

Dipnotlar:

1- Said Nursî, Mektubat, 222. 2- Tirmizî, Zühd, 5; ibn Mâce, Zühd, 32. 3- İmam-ı Gazalî, Ahiret Hayatı, 9; Tercüme: Hüseyin Okur. 4- Müslim, Cenâiz, 105-106; Ebû Davud, Cenâiz, 81. 5- Tirmizî, Zühd, 5; ibn Mâce, Zühd, 32. 6- TDV İslâm Ansiklopedisi, 37: 446-447 (Tirmizî, “Sıfâtü’l-Kıyâme). 7- Said Nursî, Sözler, 60. 8- Said Nursî, Mektubat, 274. 

Okunma Sayısı: 1496
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı