"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir Meşrûtiyet açılımı Münâzarât (1)

Atilla YILMAZ
07 Temmuz 2021, Çarşamba
1911 yılında yazıya aktarılan Münâzarât; Bediüzzaman Said Nursî’nin Osmanlı memleketlerinde ilân edilen Meşrûtiyet sistemiyle ve yine bir İslâm toprağında ilk defa ilân edilen Kanun-i Esasi (Anayasa) ile ilgili düşüncelerini Şark’taki aşiretlerin ileri gelenleriyle soru-cevap şeklinde paylaştığı bir nev’î ‘Hatırat’ türünde sayılabilecek bir eserdir.

“Yazmaktan maksat, lisanın söylediklerini bakileştirmektir. Çünkü şu fani dünyada hiçbir şey ebedî değildir.’’ 1 diyen Said Nursî; sözden ziyade yazıya önem veren bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor.

Said Nursî; Münâzarât isimli eserinin basımı ile alâkalı olarak; “Otuz beş sene evvel Ebuzziya Matbaası’nda tab edilen Münâzarât ve Saykalü’l-İslâmiye namındaki eserim, elbette Maarif Vekili’nin nazarından kaçmamış. Benim bedelime o eser konuşsun.’’ 2  derken de yazılı esere verdiği öneme açıklık getirmektedir.

Bediüzzaman ayrıca; “Yazdığımın sebebi; ölüm, dilimi susturduğu zamanlarda, dilime bedel kitabımın söylemesinin kabulünü rahmet-i İlâhiyeden rica etmektir.’’ 3 gibi ifadelerle yazılı eser bırakmaya verdiği değeri tekrarlamaktadır.

Bediüzaman’ın Münâzarât’ı; edebiyattaki alışılagelmiş ‘Hatırat’ türünden farklı bir anlayışla kaleme alınmış; sadece bir anı olmaktan ziyade, hem tarihe ışık tutmakta, hem de ’İslâmî tebliğ’ anlamında farklı bir misyonu da üstlenmektedir. Münâzarât, fevkalâde önem arz etmektedir. Münâzarât aynı zamanda, Meşrûtiyet konusunda yapılan bir saha çalışmasıdır. İslâm toplumları için ‘Asr-ı Saadet’ ölçeğinde, taşların yerli yerine oturtulması açısından oldukça önemli olan bu eser; aynı zamanda Bediüzzaman’ın, Meşrûtiyet konusunda yaptığı bir ‘kamu oyu oluşturma çabası’ sayılır.

Bediüzzaman sanki bütün zamanlara sesleniyor gibidir. “Ya eyyühen-nazır’’ derken muhatabı sadece huzurda olanlar değildir. Onu dinleyenler, ona bakanlar, onu işitenler, yakındakiler ve uzaktakiler de onun tebliğ sahasındadır. Söze başlarken bir düstur, bir kaide, bir kural ortaya koyar. O da şudur: ‘İyilikleri kötülüklerine, doğruları yanlışlarına üstün gelenler affedilmeye, bağışlanmaya lâyıktır.’

Bunu söylerken aslında İlâhî bir kanuna işaret eden Bediüzzaman; ‘Her kim zerre kadar hayır işlerse onun karşılığını görecek. Her kim zerre kadar şer işlerse onun karşılığını görecek’ 4 âyetinin ışığında herkesin ameli zerre kadar da olsa kayıt altına alınmaktadır âyetinden yola çıkarak; ‘Kıyamet günü kurulacak mizan haktır. Tartıda sevapları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.’ 5

‘Sevapları tartıda hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.’ 6 Bediüzzaman’ın referansı bu âyeti kerimelerdir.

Dolayısıyla kendini dinleyenlere ve işitenlere şunu söylemek ister: Şayet benim söylediklerim doğruysa bana uyun, beni dinleyin diyerek yaşadığı dönem ve o dönemin, Müslüman topluma getirdiği argümanları ve içtimaî olayları ve bu sosyal fikir akımlarıyla ilgili düşüncelerini ifade etmektedir.

Said Nursî sözün burasında, kendi eseri olan ‘Münâzarât’ hakkında bir tasvir yapmaktadır. Münâzarât’ın ne manaya geldiğini açıklamaktadır. Ve aynı zamanda Münâzarât’ı yazma gerekçesini de, niçin ve nedenleriyle izah etmektedir.

“İki inkılâp beni iki telif-i müşevveşe mecbur etti.’’ 7 derken; İki inkılâptan ve iki eserden maksadı nedir?

(Devam etmek temennisiyle.)

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Münâzarât, YAN, s. 1.

2- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, YAN, s. 403.

3- Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, YAN, s. 133.

4- Zilzal Sûresi 8. âyet.

5- Araf Sûresi. 8. âyet.

6- Araf Sûresi. 9. âyet.

7- Bediüzzaman Said Nursî, Münâzarât-İfade-i Meram,YAN, s. 4.

Okunma Sayısı: 1398
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı